<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mete Sefa Uysal | Gaia Dergi</title>
	<atom:link href="https://gaiadergi.com/author/metesefa/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://gaiadergi.com/author/metesefa/</link>
	<description>Sürdürülebilir Yaşam Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 15 Apr 2017 22:01:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.3</generator>
	<item>
		<title>Stanford Hapishane Deneyi ve Milgram Deneyi’nin söyledikleri üzerine bir “Yeni Türkiye” analizi</title>
		<link>https://gaiadergi.com/stanford-hapishane-deneyi-milgram-deneyinin-soyledikleri-uzerine-bir-yeni-turkiye-analizi/</link>
					<comments>https://gaiadergi.com/stanford-hapishane-deneyi-milgram-deneyinin-soyledikleri-uzerine-bir-yeni-turkiye-analizi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mete Sefa Uysal]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2016 17:56:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[2010 Referandumu]]></category>
		<category><![CDATA[2023 Büyük Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gaiadergi.com/?p=41756</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öncelikle çok hakim olmayanlar için Milgram’ın İtaat Deneyi&#8217;ni ve Zimbardo’nun Stanford Hapishane Deneyi&#8217;ni kısaca anlatmakta fayda var. Bildiklerini düşünenler bu kısmı atlayarak doğrudan birinci maddeden başlayabilirler. Stanford Hapishane Deneyi Stanford Hapishane Deneyi, sosyal psikolog Philip Zimbardo’nun 1971 yılında Stanford Üniversitesi bodrum katını bir hapishaneye çevirerek mahkûm ve gardiyan olmanın psikolojik etkilerini incelemek amacıyla 24 üniversite öğrencisiyle başlattığı [&#8230;]</p>
<p>Sonrası <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com/stanford-hapishane-deneyi-milgram-deneyinin-soyledikleri-uzerine-bir-yeni-turkiye-analizi/">Stanford Hapishane Deneyi ve Milgram Deneyi’nin söyledikleri üzerine bir “Yeni Türkiye” analizi</a> <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com">Gaia Dergi</a></p>
]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://gaiadergi.com/stanford-hapishane-deneyi-milgram-deneyinin-soyledikleri-uzerine-bir-yeni-turkiye-analizi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dinlerin ahlak üzerindeki tahakkümüne bir başkaldırı</title>
		<link>https://gaiadergi.com/dinlerin-ahlak-uzerindeki-tahakkumune-bir-baskaldiri/</link>
					<comments>https://gaiadergi.com/dinlerin-ahlak-uzerindeki-tahakkumune-bir-baskaldiri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mete Sefa Uysal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Nov 2015 12:24:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[Din]]></category>
		<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Religion]]></category>
		<category><![CDATA[tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı Geni]]></category>
		<category><![CDATA[Teoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Varlık]]></category>
		<category><![CDATA[VMAT2 Geni]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan Felsefesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gaiadergi.com/?p=32604</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teoloji ve din kavramlarının kökenlerini izlediğimizde Sümerlere kadar gitmemiz gerekmektedir. Haliyle yazılı insanlık tarihiyle hemen hemen yaşıt kavramlardır. Dünya üzerindeki dinlere baktığımızda hemen hepsinin iki farklı temeli barındırdıkları ya da bu temel üzerine ayrıştıkları söylenebilir. Bunlar dinlerin teolojik perspektiften yorumlanması ve dinsel perspektiften yorumlanması sonucu oluşmuş ayrımlardır denebilir. Bu ayrımın temelini ise teolojik perspektif ve [&#8230;]</p>
<p>Sonrası <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com/dinlerin-ahlak-uzerindeki-tahakkumune-bir-baskaldiri/">Dinlerin ahlak üzerindeki tahakkümüne bir başkaldırı</a> <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com">Gaia Dergi</a></p>
]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://gaiadergi.com/dinlerin-ahlak-uzerindeki-tahakkumune-bir-baskaldiri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulysses, evrim ve irrasyonalite</title>
		<link>https://gaiadergi.com/ulysses-evrim-ve-irrasyonalite/</link>
					<comments>https://gaiadergi.com/ulysses-evrim-ve-irrasyonalite/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mete Sefa Uysal]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 2015 18:19:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Darwin]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[İrrasyonalite]]></category>
		<category><![CDATA[James Joyce]]></category>
		<category><![CDATA[Rasyonalite]]></category>
		<category><![CDATA[Ulysses]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşamkalım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gaiadergi.com/?p=15346</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gerek felsefeciler gerek doğa bilimcileri yıllar boyu insanın özüne dair tartışmalar yürütmüş; insanı insan yapan, memelilerden ayıran kavramlar üzerinde dönüp durmuşlardır. Bu tartışmalar ışığında bilinç, farkındalık, çıkarım yapma gücü, ilişkisellik gibi pek çok farklı özellik ortaya konulmuş ve pek çoğu bilimsel olarak değillenmiştir. Ancak bakıldığında bir kavram özellikle dikkati çekmektedir: Rasyonalite. Rasyonalite, gerçekten de bizim [&#8230;]</p>
<p>Sonrası <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com/ulysses-evrim-ve-irrasyonalite/">Ulysses, evrim ve irrasyonalite</a> <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com">Gaia Dergi</a></p>
]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://gaiadergi.com/ulysses-evrim-ve-irrasyonalite/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyayı kötülüğe boğan bu insanlar nasıl böyle gülebiliyor?</title>
		<link>https://gaiadergi.com/dunyayi-kotuluge-bogan-bu-insanlar-nasil-boyle-gulebiliyor/</link>
					<comments>https://gaiadergi.com/dunyayi-kotuluge-bogan-bu-insanlar-nasil-boyle-gulebiliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mete Sefa Uysal]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jul 2015 08:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Holokost]]></category>
		<category><![CDATA[İkinci Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[IŞİD]]></category>
		<category><![CDATA[Kötülüğün Psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Nazi Almanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Soykırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gaiadergi.com/?p=17123</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son günlerde internette en çok dolaşan fotoğraflardan birkaçı IŞİD militanlarının güldüğü fotoğraflar. Peki, dünyayı kötülüğe boğan bu insanlar nasıl böyle gülebiliyor? Öncelikle sorunun cevabını aramaya, bu tarz felaketleri gerçekleştiren insanların gerçekten de berbat insanlar olup olmadığını tartışarak başlamakta fayda var. Yalnızca güncel felaketlerden bahsetmiyorum. Örneğin; Nazi Almanyası&#8216;nda toplama kamplarında o zulümlerde doğrudan ya da dolaylı [&#8230;]</p>
<p>Sonrası <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com/dunyayi-kotuluge-bogan-bu-insanlar-nasil-boyle-gulebiliyor/">Dünyayı kötülüğe boğan bu insanlar nasıl böyle gülebiliyor?</a> <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com">Gaia Dergi</a></p>
]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://gaiadergi.com/dunyayi-kotuluge-bogan-bu-insanlar-nasil-boyle-gulebiliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Penisin psikopatolojisi</title>
		<link>https://gaiadergi.com/penisin-psikopatolojisi/</link>
					<comments>https://gaiadergi.com/penisin-psikopatolojisi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mete Sefa Uysal]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2015 16:22:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[Erkeklik]]></category>
		<category><![CDATA[Frued]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Penis]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Queer Teori]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gaiadergi.com/?p=14079</guid>

					<description><![CDATA[<p>Penis… Özellikle Freudiyen psikoloji ile birlikte ürologlardan sonra penisle en çok ilgilenen bilim alanlarından birisidir psikoloji. Erkeğin agresyonunun da çaresizliğinin de atfedilen gücün gerekliliklerini yerine getirebilmesiyle, kadının edilgenliğinin de yabancılaşmasının da bu güce karşı konumlanışıyla açıklandığı bir dünyada penise yapılan vurgunun az bile olduğu düşünülebilir. Öncelikle şunu açıklığa kavuşturmak gerekiyor sanırım. Penis, gücün kaynağından çok [&#8230;]</p>
<p>Sonrası <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com/penisin-psikopatolojisi/">Penisin psikopatolojisi</a> <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com">Gaia Dergi</a></p>
]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://gaiadergi.com/penisin-psikopatolojisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
