İçinde bulunduğumuz sistemin aşağı yukarı ne üzerine kurulu olduğunu biliyoruz ve bildiğimiz şeyler üzerinden tartışıyor, kaynak kitaplar yayınlıyor, meseleye zaman zaman yeni boyutlar kazandırıyoruz. Fakat şimdiye kadar bin yılın peşine düştüğümüz hiç olmamıştı. Ne demek istiyorum? Kurulu düzen ve sistemin işleyişi açısından soruyorum bu soruyu elbet! Binyılın peşine düşerken 11. ve 16. yüzyılları kapsayan zaman aralığına, çok çok gerilere gideceğiz. Batı Avrupa’da kıtlık, Haçlı seferleri, veba salgını sonrası toplumda gelişen mistik anarşist hareketlerin incelendiği bir kitaba göz atacağız. Her bir detayına değinmeye çalışacağım fakat değindiği konuyu şimdiye kadar bilmediğimiz yönleriyle de ele alan bir kitapla karşı karşıyayız. Hazır mısınız?

Bir Norman Cohn kitabı olan Binyılın Peşinde / Devrimci Binyılcılar ve Ortaçağ’ın  Mistik Anarşistleri kitabı Kırmızı Kedi yayınları tarafından yayınlandı. Böylece İngiliz tarihçi/akademisyen olan Norman Cohn tarafından yazılmış, konuyu ele alış biçimiyle alanında tek olan kaynak bir kitabı daha kitaplığımıza çok önemli bir bilgi dağarcığı olarak eklemiş oluyoruz. Deccal, İsa, inançlar, ortaçağ, mistik anarşizm ile ilgili öğrendiğimiz bilgiler gerçekten merak uyandırıcı. Kitap ile ilgili yazılmış olan şu yorum bilgi içeriği nasıl da merak uyandırıcı bir kitapla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor: “Huzursuzluk dönemlerinde geleneksel inançların nasıl yeniden ortaya çıkıp düşmanlıkları araçsallaştırdığına bu kitapla birlikte tanıklık ediyoruz”  

Binyılın Peşinde on üç bölümden oluşuyor. On üçüncü bölüm kitabın üçüncü baskısında eklenirken Norman Cohn’un kitapla ilgili yapmaya başladığı çalışmalar çeyrek yüzyılı devirmiş durumda. Şu özellikle belirtiliyor Cohn tarafından, Binyılın Peşinde hiçbir zaman Ortaçağ dini muhalefeti yapılanmasıyla ilgili bilgileri içermemekte. 8. Yüzyıldan 16. Yüzyıla anlatılan tarikatlar aşırılıklarıyla mutlak anarşist tarafı oluşturmaları. Bu gerçek anlatılmak istenen mistik anarşizim üzerine büyük resmi bize gösteriyor.  Ayrıca “Binyılcılık” sözcüğünün asıl anlamının net oluşuna vurgu yapılarak, Hıristiyanlığın ‘ahir zaman’ı, ‘son günler’i’ ya da ‘dünyanın nihai hali’ni ele alan bir öğreti olması öncelikle tanımlanıyor.

Dünyada olup biten birçok harekete, inanışa ve politikaya karşılık Binyılcılık tarikatları ve geliştirdiği eylemler; kolektif yani insanların toplu olarak faydalanacağı; dünyevi, yani dünya dışı bir cennette değil bu dünyada gerçekleşeceği; eli kulağında oluşu, yani yakında ve ani şekilde geleceği; top yekün bir halde dünya üzerindeki yaşamı tamamen değiştirerek mükemmelin ta kendisini oluşturması; mucizevi, yani olağanüstü failler tarafından veya onların yardımıyla başarılacak olması üzerine kurulu. Tüm bu Binyılcı oluşum maddelerine istinaden kitap ana tema olarak Batı Avrupa’nın köksüz yoksulları arasında serpilen binyılcığı ele alıyor olsa da konu bambaşka bir şekilde şekilleniyor. Kitap binyılcı inanç bütününün nasıl ortaya çıktığını incelerken yoksullara aktarım sırasında nasıl değişimlere uğradığını da inceliyor.

Araştırmacılar, akademisyenler ve meraklıları için kitabın bölümlerinin ana başlıkları şöyle sıralanıyor: Apokaliptik Kehanet Geleneği, Yahudi ve ilk dönem Hıristiyanları ele alıyor; Dini Muhalefet Geleneği, ilk mesihlerden bazılarını ele alıyor; Yolunu Kaybetmiş Yoksulların Mesihçiliği, hızlı toplumsal değişimin etki sürelerini ele alıyor; Azizler Deccal Ordularına Karşı, fantezi, kaygı, toplumsal mit konularına odaklanıyor; Haçlı Seferlerinin Sonraki Etkileri, yoksulların son haçlı seferlerini inceliyor; Mesih Olarak İmparator Frederick, Kendini Feda Eden Kurtarıcılardan Oluşan Elit Zümre, Ahlaküstü Üstün insanlardan Oluşan Elit Zümre ve Eşitlikçi Zümre bölümleriyle de hareketin yayılışı inceleniyor.  

Bİnyılın Peşinde bir dönemi kapsıyor ve bir düşünce oluşumunu inceliyor gibi gözükse de aslında her bir bin yıl oluşumlarında görülebilecek toplumsal oluşumlarına ve değişimlerine de ışık tutacak niteliğiyle önemli bir kaynak kitap. İklim değişikliği, doğal afetler, savaşlar, salgın hastalıklar, kitlesel göçler dünyanın sonunun yaklaştığına dair karanlık ön görülerin arttığı, kıyamet senaryolarının hortladığı şu dönemde, tıpkı ortaçağda olduğu gibi içinde bulunduğumuz bin yılı geniş kitlelerde artan sefalet ve büyüyen endişeyle yüz yüze getirmekte. Bu anlamda dünya pandemi dolayısıyla yaşadığı akut dönemi atlattıktan sonra devrimci binyılcılık oluşumu tekrar harekete geçecekmiş gibi gözüküyor.

Kırmızı Kedi Akademi kitaplar serisinden yayınlanan Binyılın Peşinde kitabını kitaplığınızın kaynak kitaplar bölümü için önemle tavsiye ederim.