Arkeologların bugün güney batı Türkiye’deki antik Oinoanda (Fethiye-Korkuteli yolunun 60’ıncı kilometresinde bulunan İncealiler köyünün batısındaki yüksek tepede yer alıyor. Antik kent köye yarım saatlik yürüyüş mesafesinde.) kentinde kalıntıları bulunan taş parçalarında Diyojen’in yazdığı bir mesaj yer alıyor. Bu mesaj Diyojen’in takipçisi olduğu Epikürcülük felsefesinin açıklamasını içeriyor. Taşlar parçalanmış ve dağılmış olduğundan mesajın tamamı okunamasa da arkeologlar 260 metrekareyi kaplayan taşın çeyreğine ulaşabildiler. Epikürcülük felsefesi antik Helen dünyası ve Roma İmparatorluğu’nda yüzbinlerce takipçiye ulaşmıştı.

Bugün Epikürcülük ile ilgili bilinenler Diyojen’in yazıları ve Romalı şair Lukretius’un ‘Şeylerin Doğası’ adlı şiirinden gelmektedir. Epikürcülük evrenin tamamen fiziksel anlayışına dayanır. Zamanının bir ürünüdür. Bu dönem Büyük İskender’in fetihlerinin (Grek etkisinin yakındoğuda artması) ve ani ölümünün dönemidir. Epikür Atina’nın bir kolonisi olan Samos adasında milattan önce 341’de doğar. Bu dönemde felsefe bilgiden çok iyi yaşama üzerine yoğunlaşan bir dal haline gelmektedir. Epikür felsefeye kadınların da dahil olması gibi mülk sahibi Atinalıları şaşırtan fikirlere sahiptir. Köleler de onun felsefesinden yararlanabileceklerdir. Epikür Atina toplumunun katı hiyerarşilerine uymayı reddeder. Hedonist olan Epikür bunu bencilce bir aşırı tüketim haline getirmez. Özellikle Hristiyanlık Epikür’ü orjiler yapan ve ziyafetler veren biri olarak yanlış yansıtmıştır.

Epikür’ün hedonizmi “bizi ne mutlu eder” sorusunu cevaplamaya yöneliktir. Mutlu olmak için arzuların değiştirilmesi gerektiğini söyler. Ona göre insanlar gereksiz arzularla kendilerini hasta etmişlerdir. Epikürcü hedonizm anlayışı insanın arzudan arındığında ulaşabileceği doğal bir zevk durumuna işaret eder. İki tür zevk vardır: kinetik ve statik. Kinetik zevk aktif olarak ihtiyaçların doyurulması, statik zevk acil olan hiçbir ihtiyacın bulunmaması, acı yoksunluğunun sakinliğidir. İnsanlar kinetik zevkten bir miktar aldıklarında(yeme ve içme) statik zevki de korurlar. Diğer arzular ve endişeleri düşünmemek en iyisidir.

Epikür insanın özgür iradesiyle arzularını kontrol altına alabileceği düşüncesini önerir. Epikür ve onu etkileyen Demokritus her şeyin atomlardan oluştuğuna inanırlar. Zihin maddeden yapılmıştır. Bu da onları maddesel dünyadan alınan duyuların tek geçerli bilgi olduğunu düşünen ampiristlere (deneyimcilere) bağlar. Epikür gerekli ve gereksiz arzular arasında da bir ayrım yapar. Gereksiz arzular yerine getirilmezse acıya neden olmazlar. Epikürcülüğe göre arkadaşlık statü ve seksüel ödüllendirmeden daha önemlidir. Basit zevkler gerçekten iyi bir hayata götürür. Epikürcülük Roma’da İmparator Konstantin ile beraber Hristiyanlığın başlamasıyla düşüşe geçer. Aydınlanma ile beraber, özellikle Lukretius’un şiirinin bir Alman manastırında 1417’de bulunmasıyla tekrar yaygınlık kazanmaya başlar. Bugün Epikürcülük tüketim toplumunun ve küresel ısınmayla gelen doğal hayattaki bozulmanın getirdiği aşırılıklara karşı bir yaşama metodu olarak modern dünyayı kurtarabilir.

Epikür aynı zamanda şöyle yazar: “Sağduyulu, onurlu ve adil bir yaşam olmadan zevkli yaşamak imkansızdır.”

Kaynak makale: Medium Philosophy, yazarı Steven Gambardella, 2 Şubat 2019