<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Düşünce - Gaia Dergi</title>
	<atom:link href="https://gaiadergi.com/etiket/dusunce/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://gaiadergi.com/etiket/dusunce/</link>
	<description>Sürdürülebilir Yaşam Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Jan 2023 07:50:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.3</generator>
	<item>
		<title>Dil, düşünce, frekans ve eşsiz oluştaki bütüne dair</title>
		<link>https://gaiadergi.com/dil-dusunce-frekans-ve-essiz-olustaki-butune-dair/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Birkan Bayındır]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2023 08:11:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[David Eagleman]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Frekans]]></category>
		<category><![CDATA[incognito]]></category>
		<category><![CDATA[Spiritüel]]></category>
		<category><![CDATA[Spiritüelizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gaiadergi.com/?p=119520</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir kuklacı dükkanında marangoz masasının arkasındaki raflarda dizili kitaplara bakıyorduk. Kitapların çoğu spiritüel konularla ilgiliydi. Kukla yapımcısı kitapların eşine ait olduğunu söyledi ve bu söylediğini şöyle bir cümle izledi: “Bir şey arıyor ama ne olduğunu bilmiyorum.” Evet, bazılarımız bir süredir bir şey arıyorduk. Bu rengarenk dünyanın içinde bize sunulanlara bakıp yeterli bulmuyorduk. Çoğun, her şeyin [&#8230;]</p>
<p>Sonrası <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com/dil-dusunce-frekans-ve-essiz-olustaki-butune-dair/">Dil, düşünce, frekans ve eşsiz oluştaki bütüne dair</a> <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com">Gaia Dergi</a></p>
]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eleştirel Teoriye Eleştirel Bir Bakış Açısı: Frankfurt Okulu</title>
		<link>https://gaiadergi.com/elestirel-teoriye-elestirel-bir-bakis-acisi-frankfurt-okulu/</link>
					<comments>https://gaiadergi.com/elestirel-teoriye-elestirel-bir-bakis-acisi-frankfurt-okulu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayberk Bıyıklı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2020 10:18:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan ve Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştirel Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Frankfurt Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Teori]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gaiadergi.com/?p=113403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Frankfurt Okulu’nun tohumları, 1923 yılında, F. Weil sayesinde, Marksist düşüncenin etkisiyle atılmıştır. Marksist düşünceyi yeniden yorumlayan okul, Gerlach ve Grünberg ile gelişimine devam etmiştir. 1930 yılında okulun başına M. Horkheimer’ın gelmesiyle birlikte, pozitivizmi eleştirmiştir. Bu dönemle birlikte etkisini de arttırmaya devam etmiştir. 1933 yılında Nazilerin hedefi olan okul, yerinden edilmiş ve düşünürleri sürgün edilmiştir. Bu [&#8230;]</p>
<p>Sonrası <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com/elestirel-teoriye-elestirel-bir-bakis-acisi-frankfurt-okulu/">Eleştirel Teoriye Eleştirel Bir Bakış Açısı: Frankfurt Okulu</a> <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com">Gaia Dergi</a></p>
]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://gaiadergi.com/elestirel-teoriye-elestirel-bir-bakis-acisi-frankfurt-okulu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>95</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Light in Babylon konserinden La Fontaine şiirine bir yol ya da insan tuhaf bir canlı</title>
		<link>https://gaiadergi.com/light-in-babylon-konserinden-la-fontaine-siirine-bir-yol-ya-da-insan-tuhaf-bir-canli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Birkan Bayındır]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Aug 2018 09:30:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[beynimize hoş geldiniz]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[gün batımı konserleri]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Konser]]></category>
		<category><![CDATA[la fontaine]]></category>
		<category><![CDATA[light in babylon]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gaiadergi.com/?p=104543</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde bir konser izledim; Light in Babylon. Sahnede müthiş bir enerji, cümbüş ve iyi bir performans vardı. Aklıma La Fontaine&#8217;nin bir şiiri geldi. Yazının devamında onu da paylaşacağım ama bu paragrafta sadece o şiir bağlamında konserde aklından geçeni söyleyeyim. Dedim, &#8220;bizimkilerden biri şarkı söylüyor.&#8221; İyi geldi. Gelmez olur mu? Solistleri biraz kendinden, biraz kendilerinden, [&#8230;]</p>
<p>Sonrası <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com/light-in-babylon-konserinden-la-fontaine-siirine-bir-yol-ya-da-insan-tuhaf-bir-canli/">Light in Babylon konserinden La Fontaine şiirine bir yol ya da insan tuhaf bir canlı</a> <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com">Gaia Dergi</a></p>
]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumbilim ve devlet ikileminde &#8220;Göreceli özgürlük&#8221;</title>
		<link>https://gaiadergi.com/toplumbilim-ve-devlet-ikileminde-goreceli-ozgurluk/</link>
					<comments>https://gaiadergi.com/toplumbilim-ve-devlet-ikileminde-goreceli-ozgurluk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Güney Güneyan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2017 14:53:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya Kültürleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dinamizm]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Güneyan]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumbilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gaiadergi.com/?p=79943</guid>

					<description><![CDATA[<p>Devlet nüfusunun kendini özel olarak hissettirdiği alanların başında simgesel üretim alanları gelir. Öncelik olarak kamu kurum ve kuruluşları ilk akla gelenleri olmak ile birlikte, nitekim söz konusu o boğucu ve sıkıcı binalar ise; kamu idarecileri ve bunların temsilcileri görünürde hiç şüphesiz büyük toplumsal sorun üreticileri olarak göze çarpar. Toplumbilimi çatısı altında genelleme yapmak, her ne kadar doğru [&#8230;]</p>
<p>Sonrası <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com/toplumbilim-ve-devlet-ikileminde-goreceli-ozgurluk/">Toplumbilim ve devlet ikileminde &#8220;Göreceli özgürlük&#8221;</a> <a rel="nofollow" href="https://gaiadergi.com">Gaia Dergi</a></p>
]]></description>
		
					<wfw:commentRss>https://gaiadergi.com/toplumbilim-ve-devlet-ikileminde-goreceli-ozgurluk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
