Ana Sayfa Mağaza Dergi Gaia Dergi Sayı: 10 | Nisan 2016

Gaia Dergi Sayı: 10 | Nisan 2016

8.00 

Stok Kodu: DRG010 Kategoriler:

Açıklama

Sayfa Sayısı: 96

Gaia Dergi’nin 10’uncu sayısında ağırlıklı olarak çocuklara değindik. Ne yazık ki yazdıklarımız arasında güzel sözcükler çok az. Çünkü bu coğrafyada çocuklar öyle güzel şeyler yaşamıyor. Çocuklar öldürülüyor, çocuklar istismar ediliyor, çocuklar çalıştırılıyor. 23 Nisanlarda eskiden nasıl da eğlenirdik dedik, şimdiki manzaraya baktık, öyle bir şey göremedik. Çok az eğlenen çocuk vardı, çok fazla ölüyorlardı, çok çalışıyorlardı ve çocuklar çok mutsuzlardı. Nisan sayımızı çocuklarla ilgili yaptık. Aslında hiç mücadele gerektirmemeli derken en büyük mücadele alanımız olan çocuklar… Bizi en çok yaralayan, en çok çaresiz bırakan.

Son aylarda Türkiye’de yaşananlar hepimizi derinden yaraladı. Ama bu savaş ortamından nasibini en çok çocuklar aldı. Yani sorunların çıkış noktasında yer almayan, hiçbir sebepte bulunmayan çocuklar tüm sonuçlara ortak oldu ne yazıkki. Sevcan Karadağ yazısında çocukların savaştan nasıl etkilendiğini ve neler yapılabileceğini, savaş ve çocuğu anlatıyor.

Devlet dersinde çocuk başlığıyla güvenlik güçleri tarafından yaşamına son verilen çocuklardan dem vuran Gamzegül Kızılcık, Türkiye’de çocuk olmanın sonuçlarını tartıştı. Ece Ayhan ve Nazım Hikmet şiirleriyle birlikte sunduğu yazısında bizlere biraz da haykırıyor bitsin bu savaş, artık çocuklar ölmesin diye. Haykırışlar taş kesildi sanki, duyulmuyor bu günlerde hiçbir barış çığlığı.

Coğrafya kaderdir, diyen İbn-i Haldun, çağrıştırdığı anlamın uzağında bir amaçla bunu söyledi belki ama Avrupa ve ona dost kıtalar dışında yaşananların, yaşatılanların açıklayıcısı gibi oldu bu söz, zamanının çok ötesine geçerek” diye başlıyor Zozan Çetin, Afganistan’da oldukça fazla görülen bacha bazi’den bahsettiği yazısına.

Kapağa baktığımızda yine yutkunmamıza sebep olan Kadir M. Ersoy sözcüklerle de pedofiliyi anlattı bize. Çocuk işçileri ele alan Mete Gürkan‘ı, Temmuza kadar eylül başlıklı öyküsüyle, bizi üzerek, bize gerçek hayattan bir “çok yaşanan” parça göstererek Gök Taner takip etti. Çocuk işçiler evet, ülkemizde de dünyada da büyük bir acı gerçek.

Sevgili Mine Gencel Bek hocamız ricamızı kırmadı, bizlere çocuk ve medya ilişkisinde ezberleri anlattı. Bu yeni çağda çocuk ne yapmalı, sokağa mı çıkmalı tablete mi bakmalı, yoksa arada var mı bir başka imkânı? Peki, çocuğumuzu neyle beslemeliyiz, sevgi mi yoksa şiddet ve nefret mi? Tabii ki sevgi dediğinizi duyar gibiyiz. Olcay Gazabi yazısında bizlere, çocuklara aslında nasıl da nefret aşıladığımızı, seviyoruz zannederken nasıl da şiddeti öğrettiğimizi anlatırken iklim değişikliği ile sona doğru yaklaşan dünyaya, çocuklarımıza ve tüm canlılığa yapacağımız bazı iyiliklerden bahsediyor. Minik bir bilgi vermek gerekirse, çocuk yapmayın artık diyor ve bunun sebeplerini açıklıyor.

Hikmet Kuran ise iklim değişikliğini akademik bir makaleyle ele alıyor; iklim değişikliğinin nedenleri, sonuçları ve boyutları hakkında fikir sahibi olmamıza çabalıyor.

Röportajımızı muhteşem şarkılarıyla hayatımıza yenice giren İNHA ile yaptık. İnadına Haber ekibinin kurduğu bir müzik grubu olan İNHA’yla keyifli söyleşimiz bir yana şarkılarını severek dinleyeceğinizi düşünüyoruz. “Müziğim en çok çocuklar ve hayvanlar tarafından anlaşılıyor” diyen Igor Stravinsky ve müziğini yazan Pelin Aydın bizi kültür sanatlı rüyalara sürüklüyor.

Ortadoğu’da gelmez bir demokrasi başlığıyla Ümit Ninova ve Fıttırılmışız diyen Seyda Kesikoğlu yine hepimizi derinden etkileyecek yazılarla dergideki yerlerini aldılar.

E-dergilerimize Gaia Mağaza üzerinden ulaşabilirsiniz. Kapat