Trans olmak zor filan değil.

Zor olan, transları sevmeyen bir dünyada trans olmak.

Transfobiye uğramak zorludur.

Biz sayıca küçük bir topluluğuz

ve bu savaşı kendi başımıza veremeyiz.

İnsanların tırnaklarını yaptığımda manikürden daha fazlasıyla buradan ayrıldıklarını umuyorum.

Buradan bir dost olarak ayrılıyorlar.

HER SEFERDE BİR TIRNAK

Ben Charlie Craggs, trans aktivist ve yazarım.

Nail Transphobia (tırnak transfobisi) adında bir kampanya yürütüyorum.

İngiltere boyunca dolaşıp ücretsiz hizmet verdiğim seyyar bir manikür salonum var.

İnsanlar oturup tırnaklarını bana yaptırdıklarında

trans biriyle konuşma şansını elde ediyorlar böylece.

Bu benim onlara, bizim de sıradan insanlar olduğumuzu gösterme şeklim.

Bir çocukken farklı olduğumu biliyordum.

Bir kadın gibi hissettiğimi biliyordum.

Kendimi gerçekten baskılamaya çalıştım, feminen olduğum için kendime çok kızgındım.

Okuldaki çocuklar gibi olmak istiyordum,

böylece artık kimse bana zorbalık yapamazdı.

İrlandalı’yım, işçi kökenliyim ve bir Katolik’im.

Önüme birçok engel çıkıyordu,

bense trans geçiş ameliyatı olmasaydım kendimi öldürürdüm herhalde.

Hayat, ben trans olunca öngördüğümün çok ötesinde zor bir hal aldı.

İlk zamanlarda bir gece,

bir otobüs istasyonundaydım.

Birileri geldi.

Bir tanesinin bana baktığını fark ettim.

Benimle flört etmeye çalışıyordu.

Ama benim trans olduğumu fark etmemiş gibiydi

sonra da “Aman Tanrım bu bir erkek” dedi.

Ardından memelerimi kavrayınca saldırganlıkları fiziksel bir hal almaya başladı.

Olayın ardından bitmiş haldeydim.

Kimse bana gelip de “İyi misin?” diye sormadı.

Bulunduğum yere bile bakmadılar.

Kir pas içindeydim, ağlamak istemiyorum.

Ama şey gibi…

Sanki insanların hakkımda gerçekte düşündüklerini görmüş oldum.

Çok incinmiştim ama kimse gelip de nasıl olduğumu sormamıştı.

Oracıkta fark ettim ki dostlara ihtiyacımız vardı.

Sadece gecelerimiz uğruna verdiğimiz savaşta değil

gündelik yaşamımızda verdiğimiz savaşlar için de.

Beş yıl önce kampanyayı başlattığımda

trans olmanın zorluğundan, trans geçişi sonrası ne kadar eziyet gördüğümden,

ve geceyarısı tek başıma dışarı çıktığımda öldürülme ihtimalimden niye kimsenin haberi yok diyordum.

Nail Transphobia ile yapmak istediğim bu konuyu insani boyutlara indirgemek.

Diğer trans bireyleri de yanıma yanıma alıyorum ve birlikte çalışıyoruz.

Farklı öyküler ve anlatılarla karşılaşıyorsunuz.

Bu karşılıklı oturup birbirine dokunmakla ilgili bir şey.

Daha insani ne olabilir ki?

Eğer elimde trans bireylerle ilgili bir sürü broşürle otruyor olsaydım muhtemelen etkileşime geçmezlerdi.

Oysa benim işim tırnaklar, onlara ücretsiz manikür sunuyorum.

İşte bununla ilgileniyorlar.

Daha önce trans biriyle tanışmamış şu heteroseksüellere ulaşmak istiyorum.

Ya da bir LGBT ile tanışmamış birine.

LGBT’nin ne anlama geldiğini dahi bilmeyen o yaşlı kadına ulaşmak istiyorum.

Böylece birinin saldırıya uğradığını gördüklerinde ses çıkarabilirler.

İşte o zaman empati kurabilirler.

Çoğu zaman insanlar uygunsuz sorular sorabiliyor

ama bu soruları sormak için mükemmel bir zaman.

“Tatlım henüz bu şekilde sormasan daha iyi” diyorum.

E tabi nedenini de açıklıyorum, ama nazik ve anlaşılır bir şekilde açıklıyorum.

Belki 10,000 diyalog filan gerçekleştirmişimdir

ve onları yanımıza çektiğimi biliyorum.

Beni severek buradan ayrılıyorlar.

“Şu konuda fikrimi gerçekten değiştirdin” diyerek gidenler oluyor.

Çocuklarını nazik ve transfobi karşıtı bireyler olarak yetiştireceklerini düşünmek çok güzel.

Küçük değişimlerin dalga etkisi yaratacağını bilmek heyecan veici.

Dünyada yeni bir dost daha kazanmış oluyoruz,

ve dostlar da yeni dostlar getirir.

Trans bireylerin tüm bu yaşadıklarımı baştan yaşamayacaklarını bilmek beni mutlu ediyor.

Olumsuz bir durumu alıp olumluya çevirdim.

Ve bu da hayatta kalmanın tek yoluymuş gibi geliyor.

Trans olmaktan gurur duyuyorum.

Her trans gurur duymalı.

Video kaynağı: Great Big Story

Altyazı kaynağı: seninhikayen

Altyazılandırılmak üzere video önerilerinizi Gaia Dergi’ye yollayabilirsiniz.