Ana SayfaEkolojiKentleşmeModernliğin eksileri

Modernliğin eksileri

-

Modernleşen toplum, geleneksel düşünüş biçiminden uzaklaşıp daha radikal kararlar almayı gerektirmektedir. Toplumu yönlendiren kararların bir bölümünü ekoloji ve buna bağlı sorunlar ve riskler belirlemektedir.

Geleneksel toplumdan modern topluma geçişte bireyler özgürleşmiş ve toplum baskısından kurtularak bağımsız olarak karar vermeye başlamıştır. Bu durum risklerden korunmanın da ancak bireysel çabalarla mümkün olabileceği sonucunu doğurmaktadır. Modernliğin kendi içinde modernleşmesi denilen “tepkesel modernleşme” kavramı ve buna bağlı oluşan toplum, bireysel özgürleşmenin yanında bilim ve teknolojiye de kuşkucu bakmaktadır. Buna göre; bilimin sunduğu veriler, bilim insanlarının yorumlayış biçimlerine göre farklılık göstermektedir. Bu noktada önemli olan husus, bilimsel verilerin yanında toplumun da bu sorunları nasıl algıladığıdır.

Bireylerin tepkesel modernleşme sürecinde özgürleşmesi, toplumdan soyutlanıp bireysel kararlarını verebilmesi bir yana, teknolojiye ve onun sunduğu olanaklara bu denli bağımlıyken -tarımsal üretimlerin dahi endüstriyle gerçekleştiği bir toplumda- özgürlük ne derece mümkün olabilir? Özgürlük salt toplumdan ve onların değer yargılarından soyutlanarak sağlanamaz. Ekonomik ve sosyal kaygılar da insanların özgürlüğünün önünde bir engel teşkil etmektedir. Dolayısıyla doğaya dönmek, -her ne kadar doğayı yitirme noktasına geldiysek de- sanıldığı gibi geleneksel anlayışa geri dönmek değil, aksine doğayla bütünleşerek özgürlüğümüze kavuşmak ve belki de yitirilen doğanın son çabalarla hayata döndürülmesi olacaktır. Elbette bu dönüşün kalıcı etkiler yaratması, toplumsal ve siyasal zemine oturtulduğu taktirde mümkün olmaktadır. Aksi halde, bireysel çabadan öteye gidemeyecektir.

SON YAZILAR

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

İZBAN’daki boş koltuk

Ege’nin medeniyetler beşiğinde büyüttüğü bir kenttir İzmir. Çarpık kentleşme yıllarıyla, eş, dost, tanıdık, ahbap, yandaş, kayırıla kayırıla bir tuhaf kentleşmiştir. Büyümüştür büyümesine ama körfez kenarına dizilmiş...

Ankara’nın ilk, Türkiye’nin ikinci Botanik Parkı imara mı açılıyor?

Prof. Dr. Yüksel Öztan'ın Ankaralılara mirası, 3. derece doğal sit alanı olan Ankara'nın ilk botanik parkı bakanlığın onay vermemesine rağmen ticarete açılıyor. Proje için müellif...
Aygül Akkuş
Aygül Akkuş
1984 yılında Ankara'da doğdum. Lisans öğrenimimi Ankara Üniversitesi Sağlık Yönetimi bölümünde tamamlamama karşın ekolojik sorunlara olan hassasiyetim tamamladığım bölümün önüne geçti. 2006 yılından bu yana sürdürdüğüm aktivistlik yönümü bilimsel açıdan da zenginleştirmeyi ve bu alanda akademik çalışmalar sunmayı istediğim için bölümümün değerli hocaları tarafından kabul edilerek Ankara Üniversitesi'nde Kent ve Çevre Bilimleri alanında yüksek lisans eğitimi almaya 2013 yılında başladım. Çepeçevre gazetesini gerek çevre gazeteciliğinin eksik olan yönlerini tamamlamak, gerekse doğa ile olan ilişkilerimizin daha bilinçli hale gelmesi açılarından son derece önemli buluyorum.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol