Hayvanlardan korkulur mu? Ama bir zamanlar hem sevmek isteyip hem de korkuyordum ta ki çoğu insanla iletişimimi kesip Pamuğumla tanışana kadar. 4 sene önce 2 aylık bir kediydi Pamuk, bir dedenin bahçesinde kardeşleri ve annesi ile birlikte yemek ve su bekleyen. Daha sonra sokağa çıkmaya başladı, herkesten kaçardı bir tek bana gelirdi, hastalandı, şiddet gördü, diğer kedilerin ve köpeklerin saldırısına uğradı maddi imkânsızlıktan belediyeye vermek zorunda kaldım ama oğlumun ağzının kangrene döndüğünü öğrenince deliye döndüm gerçek hayvansever ablalarım onu görüp de ordan kurtarana kadar, yıllar içinde 2 ameliyat geçirdi, aldım onu misler gibi baktım büyüdü, hâlâ birlikteyiz, allah ayırmasın.

Geçen sene de Boncuğumla karşılaştım mezarlıkta, o kadar küçüktü ki arabaların altında kalacaktı, üstelik hastaydı, bir patisi de yaralıydı, onu da pamuklara sarıp sarmalayarak büyüttüm, şımarık bir delikanlı oldu 26 Haziran’da 1 yaşına girecek. Sonra Cesur’u buldum yine aynı mezarlıkta, o kadar iyi bir çocuk ki insan olamayanı ayırt edebiliyor, 1 senedir bir an bile kapımdan ayrılmadı koca bebeğim, alışveriş de dahil kısa mesafe olan her yere beraber gidiyoruz. Şeker hastası olan Topişimi de unutmuyorum, geldiği gün evimize neşe getirmişti zira tam bir oyuncu fakat kim ne verse yiyen ve sık sık evden kaçan bi kediydi ama artık bu civara uğramıyor. O asil duruşu ve sessizliği ile kendini sevdirirken bundan mutlu olan Smyrna meleğim de zehirlenerek öldürüldü. Gözleri görmeyen bir kedi ama beni o simsiyah asaletiyle büyüleyen Gece kızımla yeni tanıştık buna rağmen aramızdan su sızmıyor. Işıkkent hayvan barınağından zar zor evlat edindiklerim ise çoktan iyileşip de yeni yuvalarına kavuştular fakat bu canların belediyenin insafına bırakılmasına ne kadar karşıysam barınaklara atılmasından da bi o kadar rahatsızım zira barınakların durumu içler acısı hele ki o meleklerin hâli insan olanın yüreğini sızlatır. İpsala hayvan barınağında 2016’da yaşanan rezaletin şu sıralar tekrarlanması ise belediyelerin ne kadar ilgisiz olduklarını ve diğer barınakların hâlini de çok net bir şekilde yansıtıyor. Belediyelerin gösterişi ve boş lafı bırakıp acilen icraata geçmeleri lâzım, özellikle Bornova Belediyesi. Cins kedi ve köpek isteyip de bu dostlarımızı görmezden gelenlere değinmek bile istemiyorum.

Sokakta baktığım kuzularıma da bakıp beslemeye çalışıyorum ama sokaklarda tehlike altında olduklarının da farkındayım. Zira daha birkaç gün önce annelerinden ayrılarak kutuya konulup da çöpe atılan kedi yavruları buldum, sardım, besledim ama süt anne bulunamadığı için 3 günden fazla yaşatamadım, elimde melek oldular. İnsanlar o kadar vicdansız ki bunlar evimin yakınına bırakılan kaçıncı yavrular. Hepsinden önce bu meleklerin bir can taşıdığını unutup da frene basmayan ve ezip geçen onlarca cani var. Kapının önünde duran veya rüzgardan etrafa savrulan mama ve su kaplarını dahi alıp kenara koymak varken tekmeyle çöpe atan psikopatlar var. Adalet sistemi doğru işleyen bir ülkede bir cana zarar vermek için insanlığın ne demek olduğunu bilmeyerek senelerin de gözden çıkarılması gerekir fakat bu ülkede yasalar sadece kağıt üzerinde, cezalar caydırıcı değil ve buna rağmen uygulanmıyor, bu da şeref yoksunlarına cesaret veriyor. Aç, susuz ve ilgisiz bırakılarak, tecavüze ve şiddete maruz kalarak katledilen onlarca melek varken onların canı benim maddi durumumdan daha önemli zira en son diğer 2 kardeşiyle birlikte mezarlıkta doğan başlarda bakıp beslediğim ama daha sonra insanlar tarafından başka başka yerlere atıldıkları için bakımsız kalan ve kısa bi süre önce tesadüfen bulup da beslemeye başladığım tahminen 4-5 aylık olan Karamel kızım kedilerle hiç anlaşamadığı için 15 Nisan’da büyük ihtimalle yine kedileri kovalarken ya etrafı tellerle çevrili alana girmeye çalıştığı için tel kulağını ve boğazını kesti ya da başka bir köpek tarafından ısırıldı zira mahalledeki çocuklar fark edip de beni çağırdıklarında her taraf kan içindeydi baya kan kaybetmişti.

Elimde olan ilaçlarla ve bezlerle tampon uygulayıp kanı durdurmaya çalıştım ama durmadı, üstüne bir de çiğ balık yemiş onları çıkardı, ambulans gelene kadar tampona devam ettim, iğnesini yaptım, az biraz geçince kanaması durdu. Ambulans geldiğinde de görevliler sadece sprey sıkıp iğne yaptıktan sonra ”iyileşir” diyerek gittiler fakat o gece sabaha kadar Karamelimin kulağından kan geldi, ağrısı vardı, tamponla ve iğne ile bi şekilde geçirdim, görevliler şikayet edildi. Meleğim temizlendi fakat onu kimse sahiplenmek istemiyor. Zira kendisi kene ısırması sonucu Lyme hastalığına yakalandı ve uyuz olmuş durumda. Araç olmamasından dolayı hiçbirini veterinere de götüremiyorum.

Ve onları nasıl koruyacağımı bilemediğim için de içlerinden aciliyeti olanları sahiplendirmek zorundayım. Bu konuda yardımlarınızı bekliyorum ve şimdiden teşekkür ediyorum, umarım ilgilenenler çıkar. Hepsi İzmir içi takip şartı ile sahiplendirilecektir. Meleklerimi bulunduğum civarlarda istemiyorlar ve yaşadıkları yerden dolayı yetişemediğim zaman veya mama olmadığı zamanlar aç kalıyorlar. Dışarıda oldukları için aklım hep onlarda. Evime de alamıyorum çünkü ailemle yaşıyorum, ev bize ait değil, küçük ve bahçesi yok ama tüm bunlara rağmen evde baktığım kedilerim ve köpeklerim var, kimini barınaktan kimini de sokaktan aldım, kimi hasta, ameliyatlı kimi de yavru. Şimdilerde İzmir içi etrafın kuzularımdan rahatsız olmadığı bir yerde bahçeli, civar yerlere ulaşım sorunu yaşamayacağım, kirası uygun ve müstakil bir ev arıyorum zira etraftaki kimi insanlar sadece hem yerlerini işgal edip hem de tekmeledikleri veya istemedikleri sokaktaki dostlarımızı değil evlerdeki canlarımızı da bir sorun olarak görüyorlar. Sosyal medyada birkaç sayfaya da ilan verdim fakat kimse oralı olmadı.

Bu yüzden de öncelikle; Karamel kızımı evladı gibi sevip aşılarını, mamasını, tuvaletini, kılını, tüyünü dert edip de onu ömrü boyunca terk etmeyecek ailesini arıyorum. Aşıları yapılmadı. İnsanlara çabuk alışıyor zira çok uysal ama sürekli kovulduğu için, yerden kalkmayan çocuk artık durduğu yerde durmuyor her tarafı dolaşıyor arada buraya uğruyor. Bundan dolayı acil olarak yuva bulmam gerek zira sokakta yaşayamaz.

İkinci olarak da; Cesur oğlumun oğlu Cesi tahminen 7-8 aylık, bu paşam da mezarlıkta doğdu mezarlıkta yaşıyor arada da mahalleye uğruyor ama o yolu kullanmasam dahi geçerken olsun hemen hemen her gün gidip besliyorum. Onunla da çoğunlukla kısa mesafelere beraber gidiyoruz. Kedilerle de köpeklerle de çok iyi anlaşıyor. Tek sorunu insan olanla olamayanı ayırt edememesi onun dışında çok sevecen ve oyun delisi, kendini sevdirmek için bir bakışı yeter. Henüz aşıları olmadı. Uysal oğluma kendi yavrusu gibi sahip çıkacak ömürlük ailesini arıyoruz. Bu can dostumuza bahçenizde bir yer ayırır mısınız?

Üçüncü olarak; nöbetten çıktığım bir sabah peşime takılıp da benimle gelen ve bir daha da beni terk etmeyen Bal oğlan tahmini 10-11 aylık aşırı uysal ve sessiz bir çocuk, sevgi ve ilgi delisi, aşıları yapılmadı ve şu sıralar nezle olmuş durumda. Yemek seçme huyu yok, nazlı değil, kedilerle anlaşıyor fakat köpeklerle anlaşamıyor. Bal çocuğuma sevgi dolu sıcak bir yuva arıyorum.

Dördüncü olarak; Pamuğumun ikizi Alex oğlum biraz hırçın ve hareketli bir kedi 3-4 yaşlarında, bundan birkaç ay önce girdiği yerde iplere dolanan sol arka patisi 2 ay önce koptu ​zira ipleri çıkarmama izin vermedi yakalayamadığım için de veterinere götüremedim ama kendisi turp gibi, şu sıralar da fazla uysal kendini sevdirir ama fazla sevgiye gelemiyor asileşiyor, köpeklerle anlaşamaz ama kedilerle anlaşır, insanına göre hareket eder. Aşıları yapılmadı. Biraz da yemek severiz. Artık oğluma misler gibi bakılacağı bir yuva arıyoruz.

Son olarak da; yine hastanede nöbetimin olduğu bir gün mezarlıktan getirdiğim tahminen ya 8-9 aylık ya da 1 yaşlarında ama o kadar iyi beslenmesine rağmen büyümeyen Bediş kızımın birkaç ay önce büyük ihtimalle ağız çevresi mikrop kaptı, sıkışık yerlere girdiği için kuyruğu da düzlendi ama yara aldığı yerlerini elletmediği için de hiçbir şey yapamadım. Şimdilik iyi ama o da nezle oldu. Aşıları yok. Tek sorunu insanlardan kaçması, kendini canı isterse belirli kişilere sevdiriyor ama aşırı uysal ve sessiz bir can, varlığı dahi belli değil. Bedişime artık sarıp sarmalanacağı bebekler gibi sevgi ile büyütüleceği bir yuva lâzım zira bu minicik hâli ile sokaklarda fazla yaşayamaz.
Yer: İzmir/Bornova
İletişim: [email protected]
Bu arada sahiplenmek varken satın almayalım, meleklerimizi şiddetten, cinsel istismardan ve kötü insanlardan koruyalım. İnsan gibi araba kullanıp onları fark ederek frene basmasını bilelim. Can dostlarımız için kapımızın önüne bir kap su, bir kap mama koymayı da unutmayalım.