Ana SayfaEkolojiDoğaMalezya'daki makaklarda görülen sıtma insanlara bulaşıyor

Malezya’daki makaklarda görülen sıtma insanlara bulaşıyor

-

Doğanın işleyişine müdahale ettiğimizde, sıklıkla ucu yine gelip bize dokunan beklenmedik sonuçlarla karşılaşırız. Hastalık Kontrol Merkezi (Center for Disease Control-CDC) tarafından yapılan yeni bir çalışma orman tahribatının, Malezya‘daki makaklarda görülen bir sıtma parazitinin (Plasmodium knowlesi) insanlara bulaşmasında önemli bir etken olduğunu göstermektedir.

İlk bakışta ağaçları kesmenin bir maymun sıtmasının insana bulaşma riskini neden arttırdığı pek anlaşılmasa da çevresel bozunumun (ekosistemler üzerine belirgin etkileri olan çevresel koşullardaki geçici değişiklikler) sonuçları dikkate alındığında araştırmacılar bu durumun bir etkisi olduğunu keşfetti.

Yeni çalışmanın baş yazarı Londra Hiyjen ve Tropikal Tıp Okulu araştırma görevlisi Kimberly Fornace,“Her şey ormanların yok edilişine bakmaya başladığımız zaman açıklığa kavuştu” dedi. Fornace ve iş arkadaşlarına göre ormanların açık alanlara dönüştürülmesi ve kalkınma faaliyetleri aslında insan, makak ve sivrisineklerin daha önce hiç olmadığı kadar yakın temasta bulunmasına neden olduyordu.

Ormanların yok oluş sürecini gösteren uydu fotoğrafları ile karşılaştırıldı

Araştımacılar, 2008 ve 2011 yılları arasında sağlık kliniklerinden elde edilen verileri, belirli alanlardaki ormanların yok oluş sürecini gösteren uydu fotoğrafları ile karşılaştırarak, orman örtüsüyle enfeksiyon olgusu arasındaki ilişkiyi deşifre edebildiler.

Bilim insanları geçmişte ormanların yok edilme oranının -bir diğer değişle, belirli yıllar içerisinde insan sıtması vakasına zemin hazırlayan orman tahribatı miktarının- yüksek olduğu alanların daha yüksek enfeksiyon oranı ile ilişkili olduğunu buldular. Yani orman tahribatının fazla olduğu bölgelerde enfeksiyonla karşılaşma riski bir o kadar yüksekti. Ancak aynı zamanda orman örtüsünün hâlâ yüzde 65’inden fazlasına sahip olan alanların da yüksek enfeksiyon oranı ile bağlantısı olabildiğini belirlediler.

Bu durum sınır etkisi olarak da bilinen bir olguyla açıklanabilir. Sınır etkisi, bir habitatın sınırlarında ekosistemin yüksek derecede çevresel değişime uğradığı durumu ifade etmek için kullanılır. Bu etkiler, insanların belirli bölgelerdeki ekosistemleri, tomrukçuluk ve ormanların açık arazilere çevrilmesi gibi aktiviteler aracılığıyla parçalara ayırdıkları alanlarda çok daha belirgin olarak görülmektedir.

Ağaçları kesmemek için bir sebep daha

İşte bu alanlar, insanların ve makakların çok büyük olasılıkla en yakın olduğu dolayısıyla parazitin yayılması için oldukça kritik olan sınırlardı.

Haritada Dünya'da sıtmanın görüldüğü yerler belirtilmektedir.
Haritada Dünya’da sıtmanın görüldüğü yerler belirtilmektedir.

Maymunların habitatlarının yok edilmesi, onları çok daha küçük alanlara sıkıştırmak ve besinlerini bulabilmeleri için onları ormanın dışına sürüklemek de muhtemelen bu duruma etki eden faktörlerdendi.

Böylelikle “Ormanların tahribatına neden dur demeliyiz?” sorusunun cevaplarına bir yenisi daha eklendi. Dur demeliyiz çünkü bu tahribat sadece biyoçeşitlilik ve iklimi kötü yönde etkilemekle kalmayacak, aynı zamanda yeni hastalıkların insana ve diğer hayvanlara bulaşmasında önemli bir etken olacaktır.

Kaynak: Tree Hugger 

SON YAZILAR

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...

Doğanın kadim savaşçısı manolya

Zarafetten gelen bir kuvvet var bence. Eğer bu, doğada bir çiçek olsaydı, manolya olurdu.Sade olan her şey, en güçlü mesajı verir. Sade olan nettir. Net...
Sunay Balaban
Sunay Balaban
Anadolu Üniversitesi Zooloji Bölümün'de yüksek lisans tezimi yeni tamamladım. Araştırma konularımı yaban hayatı koruma biyolojisi, ornitoloji (kuş bilim) ve ekoloji oluşturmaktadır. Uzun süredir bir hayvanın gözünden doğayı kavrama mücadelesindeyim. Aynı zamanda bir doğa sporları meraklısıyım. Ormanın en derinlerinden gelmiş olmalıyım ki her fırsatta bir dönüş arıyorum.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol