Ana SayfaKültür & SanatKitapAcaba ne okusam diyenlere: Sivil İtaatsizlik & İlkesiz Hayat

Acaba ne okusam diyenlere: Sivil İtaatsizlik & İlkesiz Hayat

-

Geçtiğimiz hafta Taksim’de meydana gelen patlamayla hepimiz sarsılmışken, bitmek bilmeyen umutsuz bir şeyleri dile getirmektense derdimize derman olmasa da umut verici bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Egemen Özkan tarafından çevirisi yapılan, Sivil İtaatsizlik & İlkesiz Hayat, Henry David Thoreau’nun iki uzun denemesinden oluşan bir kitap. Dilimizde pek çok kere basılmış olan bu kitap, “ ‘En iyi hükümet en az hükmedendir’ şiarını gönülden benimsemiş biriyimdir ve bunun daha hızlı, daha sistematik bir şekilde hayata geçirildiğini görmek isterim.”* diye başlar. Daha önce adını pek çok kez duyduğum ancak yeni okuma fırsatı bulduğum bu kitabı eminim henüz keşfetmemiş nice okur vardır. Daha önce okumuş olanlar da, bu yazıdan keyif alabilirler. Ne de olsa bazı kitaplar, üstüne söz söylenmesini de yazılmasını da konuşulmasını da tekrar okunmayı da fazlasıyla hak eder.

Yıllardır devam eden mevzu

İnsanlar aslında ne isterler? Ne istemelidirler? Neden istemelidirler? Neyi istemelidirler? Ve tabii ki aklın yolu birken insanlar gezegene, insanın daha rahat, üretken, mutlu, kaliteli ve verimli yaşaması için olması gerekenlere dair neden düşünce üretmezler ve üretilen düşüncelerdense bildikleri gibi yaşamayı yeğlerler? Yılların iktidar ve yönetim biçimleri aynı zamanda “bir grup”un çıkarlarına hizmet ettiğinden mi bu böyle olur? Tüm bunlar böyle olduğu için mi güzide gezegenimizin can sıkıcı mevzularını duymaya devam ederiz ve tüm bunlara dair bir bakış açısı oluşturmaya çalışırız? Sivil İtaatsizlik & İlkesiz Hayat, benzer sorulardan beslense de okura verdiği ilk fikir olumsuz durumlara dair rahatsızlık duyan ilk ya da tek kişi olmadığı gerçeğidir. Yazar kitabı kendi pratikleri içinden örse de onun pratiklerini ya da fikirlerini de besleyen başkaları ve başka durumlar da olmuştur. Doğal olarak Sivil İtaatsizlik  & İlkesiz Hayat kitabı da okuruna bir fikirler ağı sunarken benzer sorunları düşünen insanları besler.

Henry David Thoeau

Henry David Thoreau, yaşadığı yıllar Amerikası’ndaki çeşitli durumlara insani bir bakış getirmeye çalışan entelektüellerden birisidir. Kitabın arka kapağında şu şekilde tanıtılır: 

“19. yüzyılın en büyük entelektüellerinden, kölelik karşıtı, çevreci ve vergi direnişçisi olan Henry David Thoreau, sivil itaatsizlik terimini siyasi literatüre sokan ilk kişidir. Sivil İtaatsizlik’teki düşünceleriyle Mahatma Gandi ve Martin Luther King gibi büyük siyasi figürlerin fikirlerini etkilemiştir.”*

Bu son derece çarpıcı tanıtım bile bahsi geçen kişilere ilgi duyan okurun dikkatini çekecektir. Beni kitaba yöneltenin de bu tanıtım olduğunu belirtmek isterim.

Okurun seyri

Kitap, yazarın içinde bulunduğu dönemde Amerikan devletine ve halkın çeşitli tavırlarına yönelik eleştirileri kapsıyor.

“Benim kavgam uzaktaki düşmanla değil, uzaktakilerle işbirliği yapan ve onların işlerini gören, kendi memleketimdeki düşmanlarla. Onlar olmasa uzaktaki düşmanlardan da bir zarar gelmez. Kitlelerin hazır olmadığını söylemeye alışmışız ama gelişim yavaş çünkü sayıca az olanlar sayıca fazla olanlardan maddi anlamda daha akıllı veya daha iyi değil. Çoğunluğun sizin kadar iyi olması bir yerlerde mutlak iyiliğin olması kadar önemli değildir çünkü bu iyilik bütün öbeği mayalayacaktır. İlke olarak köleliğe ve savaşa karşı olduğu halde bunlara bir son vermek için hiçbir şey yapmayan; kendilerini Washington ve Franklin’in çocukları olarak gördükleri halde ne yapacaklarını bilmediklerini söyleyerek hiçbir şey yapmadan elleri ceplerinde oturan; hatta serbest ticaret meselesini özgürlük meselesinin önüne koyup, akşam yemeği üzerine sakin sakin cari fiyatları ve Meksika’dan gelen son haberleri okuduktan sonra bunları düşünerek uyuyakalabilen binlerce insan var.”*

Yazarın bu tespiti, günümüzde hemen her ülkeye ve dahası yaşamın içindeki binlerce olaya uyarlanabilir duruyor. Hele günümüzde gezegenin vahşet ve kirlilik kusan binlerce olayına ekran karşısında yemeğini yerken hiç istifini bozmadan bakan kalabalığını düşününce kitabın yazıldığı zamandan günümüze değişmeyen şeyler size de tortu bırakacaksa hemen yazarın başka bir cümlesini aktarmak isterim:

Görüyorum ki bu güya saygıdeğer kişi anında konum değiştirmiş, ülkesi ondan ümidi keseceği yerde o ülkesinden ümidi kesiyor.”* 

Ümit kesmeden devam etmek isteyenler için de şöyle diyor yazar Sivil İtaatsizlik denemesinde, “… sizden başkalarına yapılan adaletsizliğe aracı olmanızı bekleyen bir yapısı varsa, derim ki çiğneyin o yasayı. Hayatınız o makineyi durduracak bir karşı sürtünme olsun. Benim yapmam gereken şey, ne olursa olsun o kınadığım haksızlığa alet olmamaktır.”* 

Ve bunu destekleyecek aşağıdaki savı sunuyor:

Ben bu dünyaya burayı daha yaşanılır bir yer yapmak için değil, iyi kötü burada yaşamak için geldim. İnsanın elinden her şey gelmez ama bazı şeyler gelebilir; fakat insanın elinden her şeyin gelmemesi yanlış şeyler yapmasını da gerektirmez.”*

Ve tüm bunların nedenine dair şunu belirtiyor:

Ben toplum makinesinin başarılı bir şekilde çalışmasından sorumlu değilim. Ben mühendis çocuğu değilim. Bir meşe palamuduyla bir ceviz yan yana düşerse biri diğerine yer açmak için atıl kalmaz; her ikisi de kendi yasalarına itaat ederek filizlenir, gelişir ve biri tesadüfen diğerinin güneşini engelleyip onu alt edene kadar, büyüyebildiğince büyür. Bitkiler doğalarına göre yaşayamazlarsa ölürler; insanlar da öyle.”* 

İlkesizlik

Toplumların işleyişinde belki herkesin kafasına takılabilecek meselelerle meşgul olan yazar, İlkesizlik denemesinde şöyle bir tespitte bulunuyor.

Bir insan gününün yarısını ağaç sevgisiyle ormanda yürüyerek geçirse, işsiz güçsüz addedilme tehlikesiyle karşı karşıya kalır ama günün tamamını bir vurguncu olarak, o ağaçları kesip biçerek ve toprağı vakitsizce kelleştirerek geçirirse çalışkan ve girişimci biri olarak saygı görür.”*

Evet bazen çalışkan ve girişimci olmamak daha iyi duruyor. Tümüyle katıldığım şu dileği dillendirerek yazımı bitirmek ve sizi kitapla baş başa bırakmak istiyorum:

Dolayısıyla hayatımız topyekûn bir unutuş değil, aynı zamanda asla, hele ki uyanık olduğumuz saatlerde hiç bilincinde olmamamız gereken bir hatırlayış aslında. Neden hep kâbuslarımızı anlatmak üzere, hazımsızlar olarak buluşuyoruz? Bazen de birbirimizi o şahane sabahta kutlamak üzere, hazımlılar olarak buluşalım. Herhalde hiç olmayacak bir talepte bulunmuyorumdur.” 

Sağlıcakla kalmanız dileklerimle.

*Alıntılar: Henry David Thoreau, Sivil İtaatsizlik & İlkesiz Hayat, Çeviren: Egemen Özkan, İthaki Yayınları, 2. Baskı, İstanbul, 2019 Orjinal Adı: Civil Disobedience & Life Without Principle kitabından yapılmıştır. s.9, arka kapak, s.15, s.17, ss.20-21,  s. 21, s.28, s.45, s.69

\n

Ge\u00e7ti\u011fimiz hafta Taksim\u2019de meydana gelen patlamayla hepimiz sars\u0131lm\u0131\u015fken, bitmek bilmeyen umutsuz bir \u015feyleri dile getirmektense derdimize derman olmasa da umut verici bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Egemen \u00d6zkan taraf\u0131ndan \u00e7evirisi yap\u0131lan, Sivil \u0130taatsizlik & \u0130lkesiz Hayat<\/em>, Henry David Thoreau\u2019nun iki uzun denemesinden olu\u015fan bir kitap. Dilimizde pek \u00e7ok kere bas\u0131lm\u0131\u015f olan bu kitap, \u201c \u0027En iyi h\u00fck\u00fcmet en az h\u00fckmedendir\u0027 \u015fiar\u0131n\u0131 g\u00f6n\u00fclden benimsemi\u015f biriyimdir ve bunun daha h\u0131zl\u0131, daha sistematik bir \u015fekilde hayata ge\u00e7irildi\u011fini g\u00f6rmek isterim.<\/em>\u201d* diye ba\u015flar. Daha \u00f6nce ad\u0131n\u0131 pek \u00e7ok kez duydu\u011fum ancak yeni okuma f\u0131rsat\u0131 buldu\u011fum bu kitab\u0131 eminim hen\u00fcz ke\u015ffetmemi\u015f nice okur vard\u0131r. Daha \u00f6nce okumu\u015f olanlar da, bu yaz\u0131dan keyif alabilirler. Ne de olsa baz\u0131 kitaplar, \u00fcst\u00fcne s\u00f6z s\u00f6ylenmesini de yaz\u0131lmas\u0131n\u0131 da konu\u015fulmas\u0131n\u0131 da tekrar okunmay\u0131 da fazlas\u0131yla hak eder.<\/p>\n\n\n\n

Y\u0131llard\u0131r devam eden mevzu<\/h2>\n\n\n\n

\u0130nsanlar asl\u0131nda ne isterler? Ne istemelidirler? Neden istemelidirler? Neyi istemelidirler? Ve tabii ki akl\u0131n yolu birken insanlar gezegene, insan\u0131n daha rahat, \u00fcretken, mutlu, kaliteli ve verimli ya\u015famas\u0131 i\u00e7in olmas\u0131 gerekenlere dair neden d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fcretmezler ve \u00fcretilen d\u00fc\u015f\u00fcncelerdense bildikleri gibi ya\u015famay\u0131 ye\u011flerler? Y\u0131llar\u0131n iktidar ve y\u00f6netim bi\u00e7imleri ayn\u0131 zamanda \u201cbir grup\u201dun \u00e7\u0131karlar\u0131na hizmet etti\u011finden mi bu b\u00f6yle olur? T\u00fcm bunlar b\u00f6yle oldu\u011fu i\u00e7in mi g\u00fczide gezegenimizin can s\u0131k\u0131c\u0131 mevzular\u0131n\u0131 duymaya devam ederiz ve t\u00fcm bunlara dair bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 olu\u015fturmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r\u0131z? Sivil \u0130taatsizlik & \u0130lkesiz Hayat<\/em>, benzer sorulardan beslense de okura verdi\u011fi ilk fikir olumsuz durumlara dair rahats\u0131zl\u0131k duyan ilk ya da tek ki\u015fi olmad\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011fidir. Yazar kitab\u0131 kendi pratikleri i\u00e7inden \u00f6rse de onun pratiklerini ya da fikirlerini de besleyen ba\u015fkalar\u0131 ve ba\u015fka durumlar da olmu\u015ftur. Do\u011fal olarak Sivil \u0130taatsizlik\u00a0 & \u0130lkesiz Hayat kitab\u0131 da okuruna bir fikirler a\u011f\u0131 sunarken benzer sorunlar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnen insanlar\u0131 besler.<\/p>\n\n\n\n

Henry David Thoeau<\/h4>\n\n\n\n

Henry David Thoreau, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 y\u0131llar Amerikas\u0131\u0027ndaki \u00e7e\u015fitli durumlara insani bir bak\u0131\u015f getirmeye \u00e7al\u0131\u015fan entelekt\u00fcellerden birisidir. Kitab\u0131n arka kapa\u011f\u0131nda \u015fu \u015fekilde tan\u0131t\u0131l\u0131r:\u00a0<\/p>\n\n\n\n

\u201c19. y\u00fczy\u0131l\u0131n en b\u00fcy\u00fck entelekt\u00fcellerinden, k\u00f6lelik kar\u015f\u0131t\u0131, \u00e7evreci ve vergi direni\u015f\u00e7isi olan Henry David Thoreau, sivil itaatsizlik terimini siyasi literat\u00fcre sokan ilk ki\u015fidir. Sivil<\/em> \u0130taatsizlik<\/em>\u2019teki d\u00fc\u015f\u00fcnceleriyle Mahatma Gandi ve Martin Luther King gibi b\u00fcy\u00fck siyasi fig\u00fcrlerin fikirlerini etkilemi\u015ftir.\u201d*<\/p>\n\n\n\n

Bu son derece \u00e7arp\u0131c\u0131 tan\u0131t\u0131m bile bahsi ge\u00e7en ki\u015filere ilgi duyan okurun dikkatini \u00e7ekecektir. Beni kitaba y\u00f6neltenin de bu tan\u0131t\u0131m oldu\u011funu belirtmek isterim.<\/p>\n\n\n\n

Okurun seyri<\/h4>\n\n\n\n

Kitap, yazar\u0131n i\u00e7inde bulundu\u011fu d\u00f6nemde Amerikan devletine ve halk\u0131n \u00e7e\u015fitli tav\u0131rlar\u0131na y\u00f6nelik ele\u015ftirileri kaps\u0131yor.<\/p>\n\n\n\n

\u201cBenim kavgam uzaktaki d\u00fc\u015fmanla de\u011fil, uzaktakilerle i\u015fbirli\u011fi yapan ve onlar\u0131n i\u015flerini g\u00f6ren, kendi memleketimdeki d\u00fc\u015fmanlarla. Onlar olmasa uzaktaki d\u00fc\u015fmanlardan da bir zarar gelmez. Kitlelerin haz\u0131r olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemeye al\u0131\u015fm\u0131\u015f\u0131z ama geli\u015fim yava\u015f \u00e7\u00fcnk\u00fc say\u0131ca az olanlar say\u0131ca fazla olanlardan maddi anlamda daha ak\u0131ll\u0131 veya daha iyi de\u011fil. \u00c7o\u011funlu\u011fun sizin kadar iyi olmas\u0131 bir yerlerde mutlak iyili\u011fin olmas\u0131 kadar \u00f6nemli de\u011fildir \u00e7\u00fcnk\u00fc bu iyilik b\u00fct\u00fcn \u00f6be\u011fi mayalayacakt\u0131r. \u0130lke olarak k\u00f6leli\u011fe ve sava\u015fa kar\u015f\u0131 oldu\u011fu halde bunlara bir son vermek i\u00e7in hi\u00e7bir \u015fey yapmayan; kendilerini Washington ve Franklin\u2019in \u00e7ocuklar\u0131 olarak g\u00f6rd\u00fckleri halde ne yapacaklar\u0131n\u0131 bilmediklerini s\u00f6yleyerek hi\u00e7bir \u015fey yapmadan elleri ceplerinde oturan; hatta serbest ticaret meselesini \u00f6zg\u00fcrl\u00fck meselesinin \u00f6n\u00fcne koyup, ak\u015fam yeme\u011fi \u00fczerine sakin sakin cari fiyatlar\u0131 ve Meksika\u2019dan gelen son haberleri okuduktan sonra bunlar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnerek uyuyakalabilen binlerce insan var.\u201d*<\/p>\n\n\n\n

Yazar\u0131n bu tespiti, g\u00fcn\u00fcm\u00fczde hemen her \u00fclkeye ve dahas\u0131 ya\u015fam\u0131n i\u00e7indeki binlerce olaya uyarlanabilir duruyor. Hele g\u00fcn\u00fcm\u00fczde gezegenin vah\u015fet ve kirlilik kusan binlerce olay\u0131na ekran kar\u015f\u0131s\u0131nda yeme\u011fini yerken hi\u00e7 istifini bozmadan bakan kalabal\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcnce kitab\u0131n yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zamandan g\u00fcn\u00fcm\u00fcze de\u011fi\u015fmeyen \u015feyler size de tortu b\u0131rakacaksa hemen yazar\u0131n ba\u015fka bir c\u00fcmlesini aktarmak isterim:<\/p>\n\n\n\n

\u201cG\u00f6r\u00fcyorum ki bu g\u00fcya sayg\u0131de\u011fer ki\u015fi an\u0131nda konum de\u011fi\u015ftirmi\u015f, \u00fclkesi ondan \u00fcmidi kesece\u011fi yerde o \u00fclkesinden \u00fcmidi kesiyor.<\/em>\u201d*\u00a0<\/p>\n\n\n\n

\u00dcmit kesmeden devam etmek isteyenler i\u00e7in de \u015f\u00f6yle diyor yazar Sivil \u0130taatsizlik denemesinde, \u201c... sizden ba\u015fkalar\u0131na yap\u0131lan adaletsizli\u011fe arac\u0131 olman\u0131z\u0131 bekleyen bir yap\u0131s\u0131 varsa, derim ki \u00e7i\u011fneyin o yasay\u0131. Hayat\u0131n\u0131z o makineyi durduracak bir kar\u015f\u0131 s\u00fcrt\u00fcnme olsun. Benim yapmam gereken \u015fey, ne olursa olsun o k\u0131nad\u0131\u011f\u0131m haks\u0131zl\u0131\u011fa alet olmamakt\u0131r.<\/em>\u201d*\u00a0<\/p>\n\n\n\n

Ve bunu destekleyecek a\u015fa\u011f\u0131daki sav\u0131 sunuyor:<\/p>\n\n\n\n

\u201cBen bu d\u00fcnyaya buray\u0131 daha ya\u015fan\u0131l\u0131r bir yer yapmak i\u00e7in de\u011fil, iyi k\u00f6t\u00fc burada ya\u015famak i\u00e7in geldim. \u0130nsan\u0131n elinden her \u015fey gelmez ama baz\u0131 \u015feyler gelebilir; fakat insan\u0131n elinden her \u015feyin gelmemesi yanl\u0131\u015f \u015feyler yapmas\u0131n\u0131 da gerektirmez.<\/em>\u201d*<\/p>\n\n\n\n

Ve t\u00fcm bunlar\u0131n nedenine dair \u015funu belirtiyor:<\/p>\n\n\n\n

\u201cBen toplum makinesinin ba\u015far\u0131l\u0131 bir \u015fekilde \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131ndan sorumlu de\u011filim. Ben m\u00fchendis \u00e7ocu\u011fu de\u011filim. Bir me\u015fe palamuduyla bir ceviz yan yana d\u00fc\u015ferse biri di\u011ferine yer a\u00e7mak i\u00e7in at\u0131l kalmaz; her ikisi de kendi yasalar\u0131na itaat ederek filizlenir, geli\u015fir ve biri tesad\u00fcfen di\u011ferinin g\u00fcne\u015fini engelleyip onu alt edene kadar, b\u00fcy\u00fcyebildi\u011fince b\u00fcy\u00fcr. Bitkiler do\u011falar\u0131na g\u00f6re ya\u015fayamazlarsa \u00f6l\u00fcrler; insanlar da \u00f6yle.<\/em>\u201d*\u00a0<\/p>\n\n\n\n

\u0130lkesizlik<\/h4>\n\n\n\n

Toplumlar\u0131n i\u015fleyi\u015finde belki herkesin kafas\u0131na tak\u0131labilecek meselelerle me\u015fgul olan yazar, \u0130lkesizlik<\/em> denemesinde \u015f\u00f6yle bir tespitte bulunuyor.<\/p>\n\n\n\n

\u201cBir insan g\u00fcn\u00fcn\u00fcn yar\u0131s\u0131n\u0131 a\u011fa\u00e7 sevgisiyle ormanda y\u00fcr\u00fcyerek ge\u00e7irse, i\u015fsiz g\u00fc\u00e7s\u00fcz addedilme tehlikesiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kal\u0131r ama g\u00fcn\u00fcn tamam\u0131n\u0131 bir vurguncu olarak, o a\u011fa\u00e7lar\u0131 kesip bi\u00e7erek ve topra\u011f\u0131 vakitsizce kelle\u015ftirerek ge\u00e7irirse \u00e7al\u0131\u015fkan ve giri\u015fimci biri olarak sayg\u0131 g\u00f6r\u00fcr.<\/em>\u201d*<\/p>\n\n\n\n

Evet bazen \u00e7al\u0131\u015fkan ve giri\u015fimci olmamak daha iyi duruyor. T\u00fcm\u00fcyle kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131m \u015fu dile\u011fi dillendirerek yaz\u0131m\u0131 bitirmek ve sizi kitapla ba\u015f ba\u015fa b\u0131rakmak istiyorum:<\/p>\n\n\n\n

\u201cDolay\u0131s\u0131yla hayat\u0131m\u0131z topyek\u00fbn bir unutu\u015f de\u011fil, ayn\u0131 zamanda asla, hele ki uyan\u0131k oldu\u011fumuz saatlerde hi\u00e7 bilincinde olmamam\u0131z gereken bir hat\u0131rlay\u0131\u015f asl\u0131nda. Neden hep k\u00e2buslar\u0131m\u0131z\u0131 anlatmak \u00fczere, haz\u0131ms\u0131zlar olarak bulu\u015fuyoruz? Bazen de birbirimizi o \u015fahane sabahta kutlamak \u00fczere, haz\u0131ml\u0131lar olarak bulu\u015fal\u0131m. Herhalde hi\u00e7 olmayacak bir talepte bulunmuyorumdur.<\/em>\u201d\u00a0<\/p>\n\n\n\n

Sa\u011fl\u0131cakla kalman\u0131z dileklerimle.<\/p>\n\n\n\n

*Al\u0131nt\u0131lar: Henry David Thoreau, Sivil \u0130taatsizlik & \u0130lkesiz Hayat, \u00c7eviren: Egemen \u00d6zkan, \u0130thaki Yay\u0131nlar\u0131, 2. Bask\u0131, \u0130stanbul, 2019 Orjinal Ad\u0131: Civil Disobedience & Life Without Principle kitab\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. s.9, arka kapak, s.15, s.17, ss.20-21,  s. 21, s.28, s.45, s.69<\/p>\n","post_title":"Acaba ne okusam diyenlere: Sivil \u0130taatsizlik & \u0130lkesiz Hayat","post_excerpt":"","post_status":"publish","comment_status":"closed","ping_status":"open","post_password":"","post_name":"acaba-ne-okusam-diyenlere-sivil-itaatsizlik-ilkesiz-hayat","to_ping":"","pinged":"","post_modified":"2022-11-20 14:55:11","post_modified_gmt":"2022-11-20 11:55:11","post_content_filtered":"","post_parent":0,"guid":"https:\/\/gaiadergi.com\/?p=119407","menu_order":0,"post_type":"post","post_mime_type":"","comment_count":"0","filter":"raw"},"live_filter_cur_post_id":119407}'; block_tdi_122.td_column_number = "2"; block_tdi_122.block_type = "td_flex_block_1"; block_tdi_122.post_count = "4"; block_tdi_122.found_posts = "947"; block_tdi_122.header_color = ""; block_tdi_122.ajax_pagination_infinite_stop = ""; block_tdi_122.max_num_pages = "237"; tdBlocksArray.push(block_tdi_122); -->

SON YAZILAR

Shakespeare, Kafka, Orwell, Dostoyevski ve günümüz

Okuyanın okuduğundan, yazanların okunmadığından hemen herkesin kitapların pahallılığından yakındığı günümüz sularında edebiyat sandalında bir gezintiye ne dersiniz?

Your Stage + Art: Müziğin evrenselliğini kutlayan bir sahne

Bugün paylaşımcılığın ve özgürleşmenin buluştuğu ortak noktadan, müzikten konuşacağız. Your Stage + Art, müziğin insanları bir araya getirme gücüne inanan, müzisyenlere eşit ve özgür şartlar altında müzikseverlerle buluşma imkânı sunmaya çalışan bir oluşum. Sanatla ilgilenen herkesin yeteneklerini...

Edebiyat tekeli ve kırık kalemler

Ülkemizde okuma alışkanlığının çok fazla olmadığını biliyoruz. Bunun için çevremize bakmamız bile yeterli ama gelin sayılara da bir göz atalım. TÜİK’in 2023 yılında yaptığı araştırmaya göre...

İşçi Filmleri Festivali başlıyor

18. İşçi Filmleri Festivali, 14-19 Ekim tarihleri arasında Ankara’da sinemaseverlerle buluşacak. 14 Ekim günü saat 18.30’da Kavaklıdere Sineması’nda oyuncu Gözde Duru’nun sunuculuğunu yapacağı açılışta Sputnik’te...

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol