Ana SayfaKültür & SanatKitapAşkın L Hali: Mutlu Aşk Vardır

Aşkın L Hali: Mutlu Aşk Vardır

-

Kadının kadını sevmesi, kadının kadına aşık olması, kadının kadına tutulması, bir kadınının bir kadında kendini bulması, ifade bulması,  kendini ifade edebilmesi, bu uğurda -tüm toplumsal cinsiyet normlarına karşı- söylenmeyenin, anlatılmayanın, konuşulmayanın mücadelesine girişilmesi, yola çıkılması, çok zor olacağı muhakkak olan bu yolculuğun, yol yapmanın, yol almanın, on beş yıl boyunca öyküler ile kendini var etmesi, edebiyat ile kendini bulan değeri, edebiyat içre olan bir külliyata dönüşmesinin adı; Aşkın L Hali.   

“’Yok-muş’ gibi yaşanan dünyaya önce ‘bal gibi var’ diye haykırmak gerekiyor” sloganıyla yayınlanan bir külliyat ile karşı karşıya olmak dahi şahane bir heyecan içerirken  fikri ortaya atanlardan, hadi yapalım diyen her bir kişiye, jüri üyelerine ve sonunda külliyata dönüşen Kadın Kadına Öykü Yarışması’na öykülerini gönderen her bir kişinin heyecanına; sonuç olarak editörlerden, yayın yönetmenlerine, yayınevine herkesin heyecanını canı gönülden hissetmemek, paylaşmamak elde değil. 21. yüzyıl itibarıyla yerküredeki insan varlığının son derece geliştiği/geliştirildiği, dijital yaşam üzerinden herkesin her şeyi gördüğü, bildiği, anladığı, varlığı ve görünürlüğü su götürmez derecede gerçek olan cinsiyet rollerimizle yaşamımızı sürdüğümüz, tüm bunların ışığında her bir toplumsal cinsiyet rolünün daha doğru anlaşılacağı, yorumlanacağı ve yaşanacağı böyle  bir dönemde, tam aksine diyebileceğimiz şekilde, insanlık onuru, duruşu ve ortaya koymayı tercih ettiği doğrular adına  en olmaması gereken yerden, -çoğu zaman  berbat diyebileceğimiz bir algı ve saldırganlıkla – algılatılmak istendiğini, aktarıldığını ve kabul görmediğini düşünürsek Lgbti+ içerisinde lezbiyenliğin 5 ciltlik Aşkın L Hali ciltleri ile neredeyse imkansız denilen bir hayalin olabileceğini gösterir şekilde, özgün niteliğiyle capcanlı karşımızda duruyor olması inanılır gibi değil gerçekten. Fakat işte karşımızda, işte oldu, Aşkın L Hali imkansız değil artık.

Kadının, Mutlu Aşkın, Lezbiyenliğin Görünürlüğünün Tarihi

Kaos GL Derneği’nin 2006 yılından bu yana her yıl farklı temalarla düzenlediği, “Kadınlardan kadınlara, kadınlardan kadınlar için” Kadın Kadına Öykü Yarışması’nın ilk teması olarak belirlenen Mutlu Aşk Vardır tüm toplumsal cinsiyet rolleri içerisinde, farklı bir yere konumlanarak ilk etapta bu tema başlığı altında start alıyordu. Yarışma için oluşturulan bu ilk tema on beş yıl içerisinde oluşturulacak on beş tema adına kadın varlığı, kadın oluşumu, kadın ilişkileri açısından başı çekecek olmasıyla tesadüf olamayacak kadar anlamı kendinden mütevelli bir güzelliğin ilk yansımasıydı hiç şüphesiz. Çünkü zaten hiç görünmeyen kadın varlığı lezbiyen ilişkiler söz konusu olunca daha da görünmez, açıklanamaz, ifade edilemez noktada olduğundan Mutlu Aşk Vardır teması  kadın ilişkiler anlamında o zamana kadar ki görünmezliğinin artık bittiğini, özgürleşilebileceğini,  yaşamın sürdürülebilirliği noktasında doğurganlıklarıyla yaşamın ta kendisi olan kadınlar yaşamın devamını nasıl sağlıyorsa “mutlu aşkı da” kadınların yaratabileceğinin gösterilmesi açısından önemliydi. 2006 yılından itibaren Mutlu Aşk Vardır teması ile başlatılıp, sonrasında, İlk Adım, İlk Kadın İlk Aşk, Ten ve Tutku, Ütopya, Bir Kadın Mı Sevdim?, Her Yerdeyiz, Mor, Yol, Bir Mücadeledir Aşk, Ses, Dert Bende Derman Bende, O Halde Aşk Tanımaz Sınırları, Süper Gücünü Hatırla, Bir Dostluktan Neler Doğar, Geleceği Hatırla temaları ile devam eden öyküler kaleme alınmış ve nihayetinde 15 yıla yayılan 5 ciltlik bir külliyat oluşmuştu.

Bugünden yarına birdenbire oluşmayan bir külliyattan bahsederken oluşmuş bir tarihten de bahsetmek gerekiyor. NotaBene/Kaos GL adına serinin yayın yönetmenliğini yapan Aylime Aslı Demir başta olmak üzere, seri editörlüklerini sırasıyla Burcu Ersoy (1’inci ve 2’inci Kitap), Karin Karakaşlı (3’üncü ve 4’üncü Kitap), Pelin Buzluk’un (5’inci kitap) yaptığı Aşkın L Hali kitaplarının oluşumu lezbiyenlik  kapsamında Kaos GL’nin etkin varlığının da oluşmasına sebebiyet verir şekilde bizleri 1997 yılında Ankara’da kurulan “eşcinsel harekette kadınları kendi politikalarını üreterek görünür kılmayı amaçlayan” Sappho’nun Kızları grubuna kadar götürüyor. Sappho’nun Kızları etkinliklerinde bir araya gelen kadınların lezbiyenlik kapsamında bilgilendirici broşürler basması, sokağa çıkması, yürüyüşler düzenleyerek seslerinin duyurmaları ile bu günlere gelindiği ve güçlü bir şekilde edebiyat üzerinden söz söyleyen Aşkın L Hali mirasının böylece oluştuğu tarihe önemli bir not olarak düşülmesi gerekiyor.  Tabii ki Sappho’nun Kızları ve Kaos GL öncesinde de bir kuşak vardı. Sanat dalları aracılığı ile edebiyatta, sinemada ve tiyatroda etkin olan bir kuşaktı bu. Amma velakin bu  kuşak hiçbir zaman tam ifadesini bulacak şekilde açılmamak kaydıyla daha örtük, daha kapalı, daha kendi içinde, hatta yeni kuşakla karşılaştırma yaparken çok önemli bir fark yaratır derecede, ulaşılması güç bir elitlik mertebesinde belli bir zümrede varlık göstererek yaşamlarını sürdürdü.  Fakat siyasi duruşlarını yaşam biçimleriyle oluşturan yeni kuşak,  kendilerini bir kuruma veya kişilere ait hissetme zorunluluğu duymadan, sınıfsal fark gözetmeksizin, varlıklarını sınıf veya zümre  üzerinden tanımlamayarak, bu anlamda aidiyetliklerini salt cinsel kimlikleri ve cinsel kimliklerinden oluşmuş duyguları üzerinden ifade etmeyi tercih ederek, dışlanmaktan asla korkmayan,  aksine toplumsal normallikler kapsamına giren her olguya daha etkin ve gözü kara şekilde yaklaşıp  dışarı, sokağa çıkıp cevap verme, savaşma ve haykırma konusunda bir an bile düşünmeksizin geniş bir hareket alanı yarattılar kendilerine. Yoktan var ettiler.  Yeni kuşağın son 10 yıl içerisinde (20 yıl da denilebilir) bilinenin ve söylenenin aksine sosyal medyayı çok iyi, güzel, faydasını görür şekilde  yerli yerinde kullandığını da düşünürsek eşcinsel söylemler, lezbiyen oluşumlar, queer teoriler üzerine  geriye dönüp bakıldığında oluşan bu kısacık ama çok etkili tarihte inanılmaz gelişmeler ve dönüşümlerle inanılmayacak noktalara çok kısa bir sürede gelindiğini görmemek imkansız.

Eşcinselliğin var olduğu, bu anlamda erkek eşcinselliğinin daha bilinir, görünür kılınıp kabul gördüğü fakat kadın eşcinselliğinin üstünün örtüldüğü, eşcinsel skala içinde dahi lezbiyenliğin ilk harfi (L) LGBTi+ kısaltmasında başı çeken ilk harf olmasına rağmen, yani lezbiyenlik bal gibi var iken yok sayıldığı, görülmediği, gösterilmediği düzen içerisinde lezbiyenlerin varlığını edebiyat üzerinden sözcüklere dökülerek, cümleler kurularak, paragraflar oluşturularak, edebiyatın en çığlık atan türü öyküler aracılığıyla kendini göstermesi,  lezbiyenliğin öznesine edebiyat yolu ile kavuşulması, kadınlar adına tarifi mümkün kılınan bir mutluluk artık.  Lezbiyenlik diğer cinsel kimliklerin yanında bir fantezi unsuru değil. Hiçbir zaman olmadı.   Ahlaksızlık da değil. Hiçbir zaman olmadı. Ahlaken başta olmak üzere, toplumsal düzen ve normlar kapsamında, tüm toplumsal cinsiyet rolleri içerisinde kabul görmeyen lezbiyenlik zamanla kadınların  siyasi duruşlarının da mihenk taşı oldu.  Yerinden hiçbir kuvvetle kıpırdatılamayacak şekilde kendisine ne yapıldığının gayet farkında olarak, ne yapmak istediğini çok iyi bilen kadın duruşuyla siyasi düsturları altüst edebilmeyi hangi cinsiyet rolü kadınlar kadar başarabildi? Kadınların birbirlerine karşı hissettikleri duygu meramlarından, sevgi meramlarından ve aşk meramlarından, kişiselden yola çıkılarak oluşturulan siyasi söylemlerin, politik duruşların nasıl olması gerektiğinin de bilinciyle, tüm bunların anlatılabilmesi adına oluşturulan dilin kendini bulma meramının yolculuğudur lezbiyenlik ve sonuçta ellerimizin arasına alıp okuduğumuz Aşkın L Hali öyküleri. Karin Karakaşlı 3’üncü cilde yazdığı Sunuş bölümünde lezbiyenlik adına her oluşumuyla içeriğinde büyük cesaretler barındıran bu meramları muhteşem bir şekilde ifade etmekte: “Çabayla, inatla, umutla örülen şeylerin yıllanışında insana gurur veren bir yan var. Kimseler bahsetmemiş o alanı size. Hediye ya da lütuf olmadığı gibi, tırnaklarınızla kazıdığınız ve aslında her an elinizden alınmaya çalışılan bir özerklik. Hakkın doğal tanımı. Verilmeyen, alınan. Ve bir ömür korunması, güçlenmesi için uğruna baş koyulan.”

Lezbiyensen Yoksun Noktasından Lezbiyen Olarak Varım Noktasına

Toplumsal cinsiyet rollerine baktığımızda erkek olarak doğmak başlı başına tüm hakları (daha çok olumlu ve yüce olanları elbet) kazanmanız için en geçerli sebepken, kadın olarak doğmak salt kadın varlığı adına neredeyse hiçbir şey ifade etmemekte. Halbuki kadınlar, toplumsal cinsiyet rolleri içerisinde  yaratıcı olma vasıflarıyla sevme, sevgiyi “salt sevme edimi” üzerinden duyumsatma ve duyumsama  güçleri ile varlar. Doğurganlıklarıyla yaşamın devamını sağlamanın gücünü elinde bulunduran kadınların böyle bir gücü tercihen kullanıp kullanmama hakları her daim mevcutken, kadın var oluşlarıyla içlerindeki yaşam gücünü yine kendi iradeleriyle değiştirebilme/dönüştürebilme gücüne sahip olmaları da kadınları öncelikle salt kadın varlıklarıyla lezbiyen, biseksüel, trans ve hiçbir tanıma sıkıştırmayacağımız akışkan, queer duruşlarıyla tüm toplumsal cinsiyet rollerinin üzerinde hayatın, yaşamın, sevginin gücünü ellerinde bulundurmalarını sağlıyor.  En başta erkekleri ziyadesiyle rahatsız eden bu güç kadınları yine en iyi kadınların anlayabileceği, anlatabileceği, sevmeyi tüm benliğimiz, ruhumuz ve bedenimizle duyumsatabilecek şekilde en iyi ilişkileri yine birbirleriyle yaşayabilecekleri, en iyi öyküleri kadınların kadınlar için yazacağı dönüştürücü gücünü tekrar tekrar yaratmış, ispatlamış oluyor. Kadın olmadan, kadının varlığı olmadan, kadının kadını sevebildiği, sevdiği ve aşık olduğu dönüştürücü  sevgiler olmadan,  sevgiyi duyumsamamız imkansızlaşıyor.

Keşke sevgi de doğuştan getirdiğimiz bir edim olabilseydi. Daha doğrusu sevebilmek, “gerçekten sevebilmek”, korkusuzca sevebilmek doğuştan bizimle birlikte inseydi yeryüzüne. Fakat maalesef sevgi, korku gibi doğuştan bizimle birlikte var olan, bizle birlikte yeryüzüne inen bir duygu değil. Öğrendiğimiz bir duygu. Doğru ile yanlışların ne olduğunu öğrendiğimiz gibi “sevebilmeyi de” öğreniyoruz. Dolayısıyla sevgi korkudan, -tüm korkularımızdan- daha kıymetli bir yere konumlanmıyor ve doğuştan bizimle birlikte gelmemesi adına “maalesef” olarak nitelediğim sevgi, sevmeyi öğrenebilme hali, sevebilme edimi, sevgiyi duyumsama biçimi böylece “maalesef” olmaktan çıkıp çok kıymetli bir yere konumlanıyor. Yaşanması ve tarifi imkanlı olan bu sevgi “lezbiyensen yoksun” noktasından “lezbiyen olarak varım” noktasına kadar getirebiliyor her bir kadını. Yaşanması ve tarifi imkanlı olan tüm sevgilerin her bir kişiyi -toplumsal cinsiyet rollerini düşünmeksizin- yaşıyorum, varım, aşığım noktasına getirebileceği gibi.

Aşkın L Hali. Kadınlar. Edebiyatı içeren, edebiyat içre olan külliyatın yaratıcıları kadınlar. Duygularına sahip çıkan ve duygularını haykıran kadınlar. Birbirlerini seven, birbirlerine aşık olan kadınlar. Kadınların öyküleri. İnsanın insana gösterebileceği, insanın diğer her şeye de (doğaya, hayvana, tüm eşyalara, nesnelere) gösterebileceği en özel, en ayrıcalıklı, en sevgi içeren ihtimam. Bu herkesin gösteremeyeceği, sahip olamayacağı bir cesaret. Bu nefis bir cüret.  NotaBene Yayınları tarafından yayınlanan 5 ciltlik külliyatın her bir cildi okunsun efendim. Kaos GL etkinlikleri takip edilsin. Yolculuklara devam edilsin. Ki zaten hiçbir şekilde durmaksızın devam edecek olan Kadın Kadına Öykü Yarışması’nın 16’ıncı teması “Ev” olarak belirlendi bile. Son katılım tarihi 4 Nisan 2021. Artık ifade bulması, gerçekleşmesi, nefis bir aşka dönüşmesi adına anlatacağınız, yazacağınız ve nihayetinde göndermek  istediğiniz öyküleriniz varsa şimdiden masanızın başına oturmanız dileğiyle.   

\n

Kad\u0131n\u0131n kad\u0131n\u0131 sevmesi, kad\u0131n\u0131n kad\u0131na a\u015f\u0131k olmas\u0131, kad\u0131n\u0131n kad\u0131na tutulmas\u0131, bir kad\u0131n\u0131n\u0131n bir kad\u0131nda kendini bulmas\u0131, ifade bulmas\u0131,\u00a0 kendini ifade edebilmesi, bu u\u011furda -t\u00fcm toplumsal cinsiyet normlar\u0131na kar\u015f\u0131- s\u00f6ylenmeyenin, anlat\u0131lmayan\u0131n, konu\u015fulmayan\u0131n m\u00fccadelesine giri\u015filmesi, yola \u00e7\u0131k\u0131lmas\u0131, \u00e7ok zor olaca\u011f\u0131 muhakkak olan bu yolculu\u011fun, yol yapman\u0131n, yol alman\u0131n, on be\u015f y\u0131l boyunca \u00f6yk\u00fcler ile kendini var etmesi, edebiyat ile kendini bulan de\u011feri,\u00a0edebiyat i\u00e7re olan bir k\u00fclliyata d\u00f6n\u00fc\u015fmesinin ad\u0131; A\u015fk\u0131n L Hali<\/strong>. \u00a0\u00a0<\/p>\n\n\n\n

\"\"<\/figure>\n\n\n\n

\u201c\u2019Yok-mu\u015f\u2019 gibi ya\u015fanan d\u00fcnyaya \u00f6nce \u2018bal gibi var\u2019 diye hayk\u0131rmak gerekiyor\u201d <\/em>slogan\u0131yla yay\u0131nlanan bir k\u00fclliyat ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya olmak dahi \u015fahane bir heyecan i\u00e7erirken\u00a0 fikri ortaya atanlardan, hadi yapal\u0131m diyen her bir ki\u015fiye, j\u00fcri \u00fcyelerine ve sonunda k\u00fclliyata d\u00f6n\u00fc\u015fen Kad\u0131n Kad\u0131na \u00d6yk\u00fc Yar\u0131\u015fmas\u0131<\/strong>\u2019na \u00f6yk\u00fclerini g\u00f6nderen her bir ki\u015finin heyecan\u0131na; sonu\u00e7 olarak edit\u00f6rlerden, yay\u0131n y\u00f6netmenlerine, yay\u0131nevine herkesin heyecan\u0131n\u0131 can\u0131 g\u00f6n\u00fclden hissetmemek, payla\u015fmamak elde de\u011fil. 21. y\u00fczy\u0131l itibar\u0131yla yerk\u00fcredeki insan varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n son derece geli\u015fti\u011fi\/geli\u015ftirildi\u011fi, dijital ya\u015fam \u00fczerinden herkesin her \u015feyi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc, bildi\u011fi, anlad\u0131\u011f\u0131, varl\u0131\u011f\u0131 ve g\u00f6r\u00fcn\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc su g\u00f6t\u00fcrmez derecede ger\u00e7ek olan cinsiyet rollerimizle ya\u015fam\u0131m\u0131z\u0131 s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz, t\u00fcm bunlar\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda her bir toplumsal cinsiyet rol\u00fcn\u00fcn daha do\u011fru anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131, yorumlanaca\u011f\u0131 ve ya\u015fanaca\u011f\u0131 b\u00f6yle \u00a0bir d\u00f6nemde, tam aksine diyebilece\u011fimiz \u015fekilde, insanl\u0131k onuru, duru\u015fu ve ortaya koymay\u0131 tercih etti\u011fi do\u011frular ad\u0131na\u00a0 en olmamas\u0131 gereken yerden, -\u00e7o\u011fu zaman \u00a0berbat diyebilece\u011fimiz bir alg\u0131 ve sald\u0131rganl\u0131kla \u2013 alg\u0131lat\u0131lmak istendi\u011fini, aktar\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve kabul g\u00f6rmedi\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrsek Lgbti+ i\u00e7erisinde lezbiyenli\u011fin 5 ciltlik A\u015fk\u0131n L Hali<\/strong> ciltleri ile neredeyse imkans\u0131z denilen bir hayalin olabilece\u011fini g\u00f6sterir \u015fekilde, \u00f6zg\u00fcn niteli\u011fiyle capcanl\u0131 kar\u015f\u0131m\u0131zda duruyor olmas\u0131 inan\u0131l\u0131r gibi de\u011fil ger\u00e7ekten. Fakat i\u015fte kar\u015f\u0131m\u0131zda, i\u015fte oldu, A\u015fk\u0131n L Hali<\/strong> imkans\u0131z de\u011fil art\u0131k.<\/p>\n\n\n\n

Kad\u0131n\u0131n, Mutlu A\u015fk\u0131n, Lezbiyenli\u011fin G\u00f6r\u00fcn\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn Tarihi<\/h4>\n\n\n\n

Kaos GL Derne\u011fi\u2019nin 2006 y\u0131l\u0131ndan bu yana her y\u0131l farkl\u0131 temalarla d\u00fczenledi\u011fi, \u201cKad\u0131nlardan kad\u0131nlara, kad\u0131nlardan kad\u0131nlar i\u00e7in\u201d Kad\u0131n Kad\u0131na \u00d6yk\u00fc Yar\u0131\u015fmas\u0131<\/strong>\u2019n\u0131n ilk temas\u0131 olarak belirlenen Mutlu A\u015fk Vard\u0131r <\/strong>t\u00fcm toplumsal cinsiyet rolleri i\u00e7erisinde, farkl\u0131 bir yere konumlanarak ilk etapta bu tema ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda start al\u0131yordu. Yar\u0131\u015fma i\u00e7in olu\u015fturulan bu ilk tema on be\u015f y\u0131l i\u00e7erisinde olu\u015fturulacak on be\u015f tema ad\u0131na kad\u0131n varl\u0131\u011f\u0131, kad\u0131n olu\u015fumu, kad\u0131n ili\u015fkileri a\u00e7\u0131s\u0131ndan ba\u015f\u0131 \u00e7ekecek olmas\u0131yla tesad\u00fcf olamayacak kadar anlam\u0131 kendinden m\u00fctevelli bir g\u00fczelli\u011fin ilk yans\u0131mas\u0131yd\u0131 hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz. \u00c7\u00fcnk\u00fc zaten hi\u00e7 g\u00f6r\u00fcnmeyen kad\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 lezbiyen ili\u015fkiler s\u00f6z konusu olunca daha da g\u00f6r\u00fcnmez, a\u00e7\u0131klanamaz, ifade edilemez noktada oldu\u011fundan Mutlu A\u015fk Vard\u0131r<\/strong> temas\u0131  kad\u0131n ili\u015fkiler anlam\u0131nda o zamana kadar ki g\u00f6r\u00fcnmezli\u011finin art\u0131k bitti\u011fini, \u00f6zg\u00fcrle\u015filebilece\u011fini,  ya\u015fam\u0131n s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilirli\u011fi noktas\u0131nda do\u011furganl\u0131klar\u0131yla ya\u015fam\u0131n ta kendisi olan kad\u0131nlar ya\u015fam\u0131n devam\u0131n\u0131 nas\u0131l sa\u011fl\u0131yorsa \u201cmutlu a\u015fk\u0131 da<\/em>\u201d kad\u0131nlar\u0131n yaratabilece\u011finin g\u00f6sterilmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemliydi. 2006 y\u0131l\u0131ndan itibaren Mutlu A\u015fk Vard\u0131r temas\u0131 ile ba\u015flat\u0131l\u0131p, sonras\u0131nda, \u0130lk Ad\u0131m, \u0130lk Kad\u0131n \u0130lk A\u015fk, Ten ve Tutku, \u00dctopya, Bir Kad\u0131n M\u0131 Sevdim?, Her Yerdeyiz, Mor, Yol, Bir M\u00fccadeledir A\u015fk, Ses, Dert Bende Derman Bende, O Halde A\u015fk Tan\u0131maz S\u0131n\u0131rlar\u0131, S\u00fcper G\u00fcc\u00fcn\u00fc Hat\u0131rla, Bir Dostluktan Neler Do\u011far, Gelece\u011fi<\/strong> Hat\u0131rla <\/strong>temalar\u0131 ile devam eden \u00f6yk\u00fcler kaleme al\u0131nm\u0131\u015f ve nihayetinde 15 y\u0131la yay\u0131lan 5 ciltlik bir k\u00fclliyat olu\u015fmu\u015ftu.<\/p>\n\n\n\n

Bug\u00fcnden yar\u0131na birdenbire olu\u015fmayan bir k\u00fclliyattan bahsederken olu\u015fmu\u015f bir tarihten de bahsetmek gerekiyor. NotaBene\/Kaos GL ad\u0131na serinin yay\u0131n y\u00f6netmenli\u011fini yapan Aylime Asl\u0131 Demir ba\u015fta olmak \u00fczere, seri edit\u00f6rl\u00fcklerini s\u0131ras\u0131yla Burcu Ersoy (1\u2019inci ve 2\u2019inci Kitap), Karin Karaka\u015fl\u0131 (3\u2019\u00fcnc\u00fc ve 4\u2019\u00fcnc\u00fc Kitap), Pelin Buzluk\u2019un (5\u2019inci kitap) yapt\u0131\u011f\u0131 A\u015fk\u0131n L Hali kitaplar\u0131n\u0131n olu\u015fumu lezbiyenlik  kapsam\u0131nda Kaos GL\u2019nin etkin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n da olu\u015fmas\u0131na sebebiyet verir \u015fekilde bizleri 1997 y\u0131l\u0131nda Ankara\u2019da kurulan \u201ce\u015fcinsel harekette kad\u0131nlar\u0131 kendi politikalar\u0131n\u0131 \u00fcreterek g\u00f6r\u00fcn\u00fcr k\u0131lmay\u0131 ama\u00e7layan\u201d<\/em> Sappho\u2019nun K\u0131zlar\u0131 grubuna kadar g\u00f6t\u00fcr\u00fcyor. Sappho\u2019nun K\u0131zlar\u0131 etkinliklerinde bir araya gelen kad\u0131nlar\u0131n lezbiyenlik kapsam\u0131nda bilgilendirici bro\u015f\u00fcrler basmas\u0131, soka\u011fa \u00e7\u0131kmas\u0131, y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015fler d\u00fczenleyerek seslerinin duyurmalar\u0131 ile bu g\u00fcnlere gelindi\u011fi ve g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u015fekilde edebiyat \u00fczerinden s\u00f6z s\u00f6yleyen A\u015fk\u0131n L Hali miras\u0131n\u0131n b\u00f6ylece olu\u015ftu\u011fu tarihe \u00f6nemli bir not olarak d\u00fc\u015f\u00fclmesi gerekiyor.  Tabii ki Sappho\u2019nun K\u0131zlar\u0131 ve Kaos GL \u00f6ncesinde de bir ku\u015fak vard\u0131. Sanat dallar\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile edebiyatta, sinemada ve tiyatroda etkin olan bir ku\u015fakt\u0131 bu. Amma velakin bu  ku\u015fak hi\u00e7bir zaman tam ifadesini bulacak \u015fekilde a\u00e7\u0131lmamak kayd\u0131yla daha \u00f6rt\u00fck, daha kapal\u0131, daha kendi i\u00e7inde, hatta yeni ku\u015fakla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma yaparken \u00e7ok \u00f6nemli bir fark yarat\u0131r derecede, ula\u015f\u0131lmas\u0131 g\u00fc\u00e7 bir elitlik mertebesinde belli bir z\u00fcmrede varl\u0131k g\u00f6stererek ya\u015famlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc.  Fakat siyasi duru\u015flar\u0131n\u0131 ya\u015fam bi\u00e7imleriyle olu\u015fturan yeni ku\u015fak,  kendilerini bir kuruma veya ki\u015filere ait hissetme zorunlulu\u011fu duymadan, s\u0131n\u0131fsal fark g\u00f6zetmeksizin, varl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131f veya z\u00fcmre  \u00fczerinden tan\u0131mlamayarak, bu anlamda aidiyetliklerini salt cinsel kimlikleri ve cinsel kimliklerinden olu\u015fmu\u015f duygular\u0131 \u00fczerinden ifade etmeyi tercih ederek, d\u0131\u015flanmaktan asla korkmayan,  aksine toplumsal normallikler kapsam\u0131na giren her olguya daha etkin ve g\u00f6z\u00fc kara \u015fekilde yakla\u015f\u0131p  d\u0131\u015far\u0131, soka\u011fa \u00e7\u0131k\u0131p cevap verme, sava\u015fma ve hayk\u0131rma konusunda bir an bile d\u00fc\u015f\u00fcnmeksizin geni\u015f bir hareket alan\u0131 yaratt\u0131lar kendilerine. Yoktan var ettiler.  Yeni ku\u015fa\u011f\u0131n son 10 y\u0131l i\u00e7erisinde (20 y\u0131l da denilebilir) bilinenin ve s\u00f6ylenenin aksine sosyal medyay\u0131 \u00e7ok iyi, g\u00fczel, faydas\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr \u015fekilde  yerli yerinde kulland\u0131\u011f\u0131n\u0131 da d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrsek e\u015fcinsel s\u00f6ylemler, lezbiyen olu\u015fumlar, queer teoriler \u00fczerine  geriye d\u00f6n\u00fcp bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda olu\u015fan bu k\u0131sac\u0131k ama \u00e7ok etkili tarihte inan\u0131lmaz geli\u015fmeler ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmlerle inan\u0131lmayacak noktalara \u00e7ok k\u0131sa bir s\u00fcrede gelindi\u011fini g\u00f6rmemek imkans\u0131z.<\/p>\n\n\n\n

E\u015fcinselli\u011fin var oldu\u011fu, bu anlamda erkek e\u015fcinselli\u011finin daha bilinir, g\u00f6r\u00fcn\u00fcr k\u0131l\u0131n\u0131p kabul g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc fakat kad\u0131n e\u015fcinselli\u011finin \u00fcst\u00fcn\u00fcn \u00f6rt\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc, e\u015fcinsel skala i\u00e7inde dahi lezbiyenli\u011fin ilk harfi (L) LGBTi+ <\/strong>k\u0131saltmas\u0131nda ba\u015f\u0131 \u00e7eken\u00a0ilk harf olmas\u0131na ra\u011fmen, yani lezbiyenlik bal gibi var iken yok say\u0131ld\u0131\u011f\u0131, g\u00f6r\u00fclmedi\u011fi, g\u00f6sterilmedi\u011fi d\u00fczen i\u00e7erisinde lezbiyenlerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 edebiyat \u00fczerinden s\u00f6zc\u00fcklere d\u00f6k\u00fclerek, c\u00fcmleler kurularak, paragraflar olu\u015fturularak, edebiyat\u0131n en \u00e7\u0131\u011fl\u0131k atan t\u00fcr\u00fc \u00f6yk\u00fcler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla kendini g\u00f6stermesi, \u00a0lezbiyenli\u011fin \u00f6znesine edebiyat yolu ile kavu\u015fulmas\u0131, kad\u0131nlar ad\u0131na tarifi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131l\u0131nan bir mutluluk art\u0131k.\u00a0 Lezbiyenlik di\u011fer cinsel kimliklerin yan\u0131nda bir fantezi unsuru de\u011fil. Hi\u00e7bir zaman olmad\u0131.\u00a0\u00a0 Ahlaks\u0131zl\u0131k da de\u011fil. Hi\u00e7bir zaman olmad\u0131. Ahlaken ba\u015fta olmak \u00fczere, toplumsal d\u00fczen ve normlar kapsam\u0131nda, t\u00fcm toplumsal cinsiyet rolleri i\u00e7erisinde kabul g\u00f6rmeyen lezbiyenlik zamanla kad\u0131nlar\u0131n\u00a0 siyasi duru\u015flar\u0131n\u0131n da mihenk ta\u015f\u0131 oldu.\u00a0 Yerinden hi\u00e7bir kuvvetle k\u0131p\u0131rdat\u0131lamayacak \u015fekilde kendisine ne yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n gayet fark\u0131nda olarak, ne yapmak istedi\u011fini \u00e7ok iyi bilen kad\u0131n duru\u015fuyla siyasi d\u00fcsturlar\u0131 alt\u00fcst edebilmeyi hangi cinsiyet rol\u00fc kad\u0131nlar kadar ba\u015farabildi?\u00a0Kad\u0131nlar\u0131n birbirlerine kar\u015f\u0131 hissettikleri duygu meramlar\u0131ndan, sevgi meramlar\u0131ndan ve a\u015fk meramlar\u0131ndan, ki\u015fiselden yola \u00e7\u0131k\u0131larak olu\u015fturulan siyasi s\u00f6ylemlerin, politik duru\u015flar\u0131n nas\u0131l olmas\u0131 gerekti\u011finin de bilinciyle, t\u00fcm bunlar\u0131n anlat\u0131labilmesi ad\u0131na olu\u015fturulan dilin kendini bulma meram\u0131n\u0131n yolculu\u011fudur lezbiyenlik ve sonu\u00e7ta ellerimizin aras\u0131na al\u0131p okudu\u011fumuz A\u015fk\u0131n L Hali <\/strong>\u00f6yk\u00fcleri. Karin Karaka\u015fl\u0131 3\u2019\u00fcnc\u00fc cilde yazd\u0131\u011f\u0131 Sunu\u015f<\/strong> b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde lezbiyenlik ad\u0131na her olu\u015fumuyla i\u00e7eri\u011finde b\u00fcy\u00fck cesaretler bar\u0131nd\u0131ran bu meramlar\u0131 muhte\u015fem bir \u015fekilde ifade etmekte: \u201c\u00c7abayla, inatla, umutla \u00f6r\u00fclen \u015feylerin y\u0131llan\u0131\u015f\u0131nda insana gurur veren bir yan var. Kimseler bahsetmemi\u015f o alan\u0131 size. Hediye ya da l\u00fctuf olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, t\u0131rnaklar\u0131n\u0131zla kaz\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131z ve asl\u0131nda her an elinizden al\u0131nmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan bir \u00f6zerklik. Hakk\u0131n do\u011fal tan\u0131m\u0131. Verilmeyen, al\u0131nan. Ve bir \u00f6m\u00fcr korunmas\u0131, g\u00fc\u00e7lenmesi i\u00e7in u\u011fruna ba\u015f koyulan.\u201d<\/em><\/p>\n\n\n\n

Lezbiyensen Yoksun Noktas\u0131ndan Lezbiyen Olarak Var\u0131m Noktas\u0131na<\/h4>\n\n\n\n

Toplumsal cinsiyet rollerine bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda erkek olarak do\u011fmak ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na t\u00fcm haklar\u0131 (daha \u00e7ok olumlu ve y\u00fcce olanlar\u0131 elbet) kazanman\u0131z i\u00e7in en ge\u00e7erli sebepken, kad\u0131n olarak do\u011fmak salt kad\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 ad\u0131na neredeyse hi\u00e7bir \u015fey ifade etmemekte. Halbuki kad\u0131nlar, toplumsal cinsiyet rolleri i\u00e7erisinde\u00a0 yarat\u0131c\u0131 olma vas\u0131flar\u0131yla sevme, sevgiyi \u201csalt sevme edimi\u201d \u00fczerinden duyumsatma ve duyumsama \u00a0g\u00fc\u00e7leri ile varlar. Do\u011furganl\u0131klar\u0131yla ya\u015fam\u0131n devam\u0131n\u0131 sa\u011flaman\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc elinde bulunduran kad\u0131nlar\u0131n b\u00f6yle bir g\u00fcc\u00fc tercihen kullan\u0131p kullanmama haklar\u0131 her daim mevcutken, kad\u0131n var olu\u015flar\u0131yla i\u00e7lerindeki ya\u015fam g\u00fcc\u00fcn\u00fc yine kendi iradeleriyle de\u011fi\u015ftirebilme\/d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrebilme g\u00fcc\u00fcne sahip olmalar\u0131 da kad\u0131nlar\u0131 \u00f6ncelikle salt kad\u0131n varl\u0131klar\u0131yla lezbiyen, biseks\u00fcel, trans ve hi\u00e7bir tan\u0131ma s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rmayaca\u011f\u0131m\u0131z ak\u0131\u015fkan, queer duru\u015flar\u0131yla t\u00fcm toplumsal cinsiyet rollerinin \u00fczerinde hayat\u0131n, ya\u015fam\u0131n, sevginin g\u00fcc\u00fcn\u00fc ellerinde bulundurmalar\u0131n\u0131 sa\u011fl\u0131yor. \u00a0En ba\u015fta erkekleri ziyadesiyle rahats\u0131z eden bu g\u00fc\u00e7 kad\u0131nlar\u0131 yine en iyi kad\u0131nlar\u0131n anlayabilece\u011fi, anlatabilece\u011fi, sevmeyi t\u00fcm benli\u011fimiz, ruhumuz ve bedenimizle duyumsatabilecek \u015fekilde en iyi ili\u015fkileri yine birbirleriyle ya\u015fayabilecekleri, en iyi \u00f6yk\u00fcleri kad\u0131nlar\u0131n kad\u0131nlar i\u00e7in yazaca\u011f\u0131 d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc g\u00fcc\u00fcn\u00fc tekrar tekrar yaratm\u0131\u015f, ispatlam\u0131\u015f oluyor. Kad\u0131n olmadan, kad\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 olmadan, kad\u0131n\u0131n kad\u0131n\u0131 sevebildi\u011fi, sevdi\u011fi ve a\u015f\u0131k oldu\u011fu d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc\u00a0 sevgiler olmadan, \u00a0sevgiyi duyumsamam\u0131z imkans\u0131zla\u015f\u0131yor.<\/p>\n\n\n\n

Ke\u015fke sevgi de do\u011fu\u015ftan getirdi\u011fimiz bir edim olabilseydi. Daha do\u011frusu sevebilmek, \u201cger\u00e7ekten sevebilmek\u201d, korkusuzca sevebilmek do\u011fu\u015ftan bizimle birlikte inseydi yery\u00fcz\u00fcne. Fakat maalesef sevgi, korku gibi do\u011fu\u015ftan bizimle birlikte var olan, bizle birlikte yery\u00fcz\u00fcne inen bir duygu de\u011fil. \u00d6\u011frendi\u011fimiz bir duygu. Do\u011fru ile yanl\u0131\u015flar\u0131n ne oldu\u011funu \u00f6\u011frendi\u011fimiz gibi \u201csevebilmeyi de\u201d \u00f6\u011freniyoruz. Dolay\u0131s\u0131yla sevgi korkudan, -t\u00fcm korkular\u0131m\u0131zdan- daha k\u0131ymetli bir yere konumlanm\u0131yor ve do\u011fu\u015ftan bizimle birlikte gelmemesi ad\u0131na \u201cmaalesef\u201d olarak niteledi\u011fim sevgi, sevmeyi \u00f6\u011frenebilme hali, sevebilme edimi, sevgiyi duyumsama bi\u00e7imi b\u00f6ylece \u201cmaalesef\u201d olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p \u00e7ok k\u0131ymetli bir yere konumlan\u0131yor. Ya\u015fanmas\u0131 ve tarifi imkanl\u0131 olan bu sevgi \u201clezbiyensen yoksun\u201d noktas\u0131ndan \u201clezbiyen olarak var\u0131m\u201d noktas\u0131na kadar getirebiliyor her bir kad\u0131n\u0131. Ya\u015fanmas\u0131 ve tarifi imkanl\u0131 olan t\u00fcm sevgilerin her bir ki\u015fiyi -toplumsal cinsiyet rollerini d\u00fc\u015f\u00fcnmeksizin- ya\u015f\u0131yorum, var\u0131m, a\u015f\u0131\u011f\u0131m noktas\u0131na getirebilece\u011fi gibi.<\/p>\n\n\n\n

A\u015fk\u0131n L Hali<\/strong>. Kad\u0131nlar. Edebiyat\u0131 i\u00e7eren, edebiyat i\u00e7re olan k\u00fclliyat\u0131n yarat\u0131c\u0131lar\u0131 kad\u0131nlar. Duygular\u0131na sahip \u00e7\u0131kan ve duygular\u0131n\u0131 hayk\u0131ran kad\u0131nlar. Birbirlerini seven, birbirlerine a\u015f\u0131k olan kad\u0131nlar. Kad\u0131nlar\u0131n \u00f6yk\u00fcleri. \u0130nsan\u0131n insana g\u00f6sterebilece\u011fi, insan\u0131n di\u011fer her \u015feye de (do\u011faya, hayvana, t\u00fcm e\u015fyalara, nesnelere) g\u00f6sterebilece\u011fi en \u00f6zel, en ayr\u0131cal\u0131kl\u0131, en sevgi i\u00e7eren ihtimam. Bu herkesin g\u00f6steremeyece\u011fi, sahip olamayaca\u011f\u0131 bir cesaret. Bu nefis bir c\u00fcret.  NotaBene Yay\u0131nlar\u0131 taraf\u0131ndan yay\u0131nlanan 5 ciltlik k\u00fclliyat\u0131n her bir cildi okunsun efendim. Kaos GL etkinlikleri takip edilsin. Yolculuklara devam edilsin. Ki zaten hi\u00e7bir \u015fekilde durmaks\u0131z\u0131n devam edecek olan Kad\u0131n Kad\u0131na \u00d6yk\u00fc Yar\u0131\u015fmas\u0131\u2019<\/strong>n\u0131n 16\u2019\u0131nc\u0131 temas\u0131 \u201cEv\u201d olarak belirlendi bile. Son kat\u0131l\u0131m tarihi 4 Nisan 2021. Art\u0131k ifade bulmas\u0131, ger\u00e7ekle\u015fmesi, nefis bir a\u015fka d\u00f6n\u00fc\u015fmesi ad\u0131na anlataca\u011f\u0131n\u0131z, yazaca\u011f\u0131n\u0131z ve nihayetinde g\u00f6ndermek  istedi\u011finiz \u00f6yk\u00fcleriniz varsa \u015fimdiden masan\u0131z\u0131n ba\u015f\u0131na oturman\u0131z dile\u011fiyle.   <\/p>\n\n\n\n

<\/p>\n","post_title":"A\u015fk\u0131n L Hali: Mutlu A\u015fk Vard\u0131r","post_excerpt":"","post_status":"publish","comment_status":"closed","ping_status":"open","post_password":"","post_name":"askin-l-hali-mutlu-ask-vardir","to_ping":"","pinged":"","post_modified":"2021-03-18 14:26:32","post_modified_gmt":"2021-03-18 11:26:32","post_content_filtered":"","post_parent":0,"guid":"https:\/\/gaiadergi.com\/?p=116414","menu_order":0,"post_type":"post","post_mime_type":"","comment_count":"0","filter":"raw"},"live_filter_cur_post_id":116414}'; block_tdi_122.td_column_number = "2"; block_tdi_122.block_type = "td_flex_block_1"; block_tdi_122.post_count = "4"; block_tdi_122.found_posts = "287"; block_tdi_122.header_color = ""; block_tdi_122.ajax_pagination_infinite_stop = ""; block_tdi_122.max_num_pages = "72"; tdBlocksArray.push(block_tdi_122); -->

SON YAZILAR

Dünyanın Öteki Yüzü: Genç yazardan alışılmışın dışında hayaller kur(dur)an öyküler

EdebiyatHaber’de gerçekleştirdiği Yazarın Odası söyleşileriyle tanıdığımız Meltem Dağcı’nın ilk öykü kitabı Dünyanın Öteki Yüzü, İthaki Yayınları’ndan çıktı. Yetmiş yaşına geldiğinde ölüm şeklini seçme özgürlüğüne kavuşan kadınlar,...

Yeryüzüne Dayanabilmek…

Düşünüyorum da acaba neden yazıyoruz?  Hele ki günümüzde hiç kimsenin doğru dürüst okumadığını bilirken... O halde sadece kendimizi tatmin etmek için mi yazıyoruz? Yoksa bu, karşı...

Hayalleri yarım kalmadı sadece korktular ama susmadılar…

Farkında olduğum şey sadece buydu; bir sistem tutturulmuş ve o sistemin onları koruduğuna inanan birkaç fanatiğin zaman içerisindeki kontrolsüz baskısının sonuçlarını izliyorum şu dünyada aklımı...

Öngörülemeyenler üstüne; kişisel bellek, büyük veri ve algoritmalara dair

Yapay zekanın ve algoritmaların telefonlarda ortam dinlemesi yaptığı hepimizin bildiği ama çokça dile getirilmeyen ya da tartışılmayan bir durum halini aldı. Varsayalım, arkadaşlarımızla konuşuyoruz: “Ne...

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol