Hiç atık üretmeden yaşayabilir miyim? Sıfır atık bloggerlar belki fikrinizi değiştirebilir.

Bu sorunun cevabını vermeden önce tüketici ile atık üretici arasındaki bağlantıya dem vuracağım. Tüketim toplumu kavramına ayna tuttuğumuzda atık üretim toplumunu görürüz. Tüketici olmak ve bilinçli tüketici olmak arasındaki ayırdıma, atık üretici olmak ve bilinçli atık üretici olmak arasında da varabiliriz. O hâlde soruya geri dönelim. Hiç atık üretmeden yaşayabilir miyim? Sıfır atık veya en az atık oluşturma çabaları da hepimizin “bilinç” derecesine kalmış bir konu. Umarım ki birazdan anlatacağım gençler, konudan uzak olanlara heves, hevesli olanlara ışık, soruya da cevap olur. Şimdi o gençlere kulak verelim.

Kathyrn Kellogg 25 yaşında bir matbaa çalışanı. Günde dört saatini sıfır atık yaşam tarzını anlattığı Going Zero Waste blog sayfasında geçiriyor. Sayfasına girerseniz; ev yapımı eyeliner ve dudak kremi, çeşitli sıfır atık yemek tarifleri, ikinci el eşya alma ile ilgili yazılar ve bunun gibi gereksiz atığı önlemek için yazılmış kaynak niteliğinde bir sürü konuya değindiğini görebilirsiniz. Kellogg geçen yıl, kompostlama ve geri dönüşüm yapılmamış çöpünü 8oz’luk (yaklaşık 250ml) bir kavanozun içinde biriktirebilmiş.

Kellogg, hevesli ve coşkulu bir kadın. Ve kuşkusuz hâlâ sıfır atığın ne demek olduğu hakkında düşünmeye devam ediyor. Aynı zamanda çok fazla eleştiriye maruz kaldığını söylüyor: “Çok fazla nefret maili alıyorum. Henüz kendimi yeterince geliştirmedim bile…”

2015 Mart ayında Going Zero Wastein başlamasından bu yana Kellogg, sosyal medya ve özel mesajlar üzerinden çok fazla eleştiri aldı. Kimisi onu araba kullandığı ve uçağa bindiği için, kimisi gri su sistemi kurmadığı için, kimisi de tuvalet kâğıdı kullandığı için eleştirdi. Veganlar onu yumurta yediği için eleştirdi. Evinde plastikten yapılma herhangi bir şeyin olup olmadığını yakalamak için evini ziyaret edenler bile oldu.

Kellogg San Francisco’nun 32 mil kuzey doğusunda bulunan Vallejo şehrinde iki yatak odalı mütevazı bir evde yaşıyor. Kendi deyişiyle fazlasıyla ayrıcalıklı bir ev.

“İnsanlar her şeyde en ufak kusur arıyor çünkü, sıfır atık kavramı onlara ültimatom gibi geliyor” diyor Kellogg. “Erkek arkadaşım bu ismi değiştirmem gerektiğini düşünüyor, fakat buna Going Zero Waste’den başka ne diyebilirim bilmiyorum.”

Kathryn Kellogg, bir yılın atığını bir kavanozun içinde depoluyor. Fotoğraf: Andrew Burton, Guardian
Kathryn Kellogg, bir yılın atığını bir kavanozun içinde depoluyor. Fotoğraf: Andrew Burton, Guardian

Lauren Singer (Trash is for Tossers blog sayfasının yazarı ve The Simple Co. adında kendi doğal ürünler şirketi var), Celia Ristow (Litterless blog sayfasının yazarı) ve Kathyrn Kellogg gibi sıfır atık yaşam tarzını benimseyen yeni nesil kadınlar, eskinin kalıplaşmış hippi tarzının üzerine modern bir estetik getiriyor.

Bea Johnson, 42 yaşında ve iki çocuk annesi. Kaliforniya’nın Mill Valley şehrinin varlıklı bir bölgesinde yaşıyor. Johnson, minimalist estetik düşkünü, açık sözlü Fransız bir kadın. 2013 yılında yayınladığı “Sıfır Çöplü Ev: Çöpümüzü Azaltmanın Nihai Rehberi” kitabı adı üzerinde çoğu kişinin rehberi oldu. Bu fikri uygulayanların çoğunun evlerdeki tüketilen şeylerin kararını veren kadınlar olduğu görülüyor ve ayrıca sıfır atık yaşam stilini benimseyen genç blog yazarlarının fikir annesinin de kim olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz.

Ariana Schwarz, 27 yaşında Parisli bir kadın. “Paris to Go”  adında bir sıfır atık blog yazarı. Sıfır atık ile yaşamaya başlama hikâyesi ise şöyle: Schwarz, okulda bir proje üzerinde çalışırken, sürdürülebilirliğin esasıyla ilgili bir konuda, yaşam tarzlarının değişimi üzerinde bir teoriye odaklanıp çok sinirleniyor. Ardından, jeoloji profesörü ona Sunset dergisinin bir fotokopisini veriyor. Dergide Bea Johnson’ın çöp kavanozu haberini görünce, “İşte buradaki kadın, sürdürülebilir yaşamın aslında mümkün olduğunun bir kanıtı” diyor. Heyecanla okul projesini bitiriyor ve bir ay boyunca hiçbir atık üretmeden yaşıyor. Bir ay ile başlayan bu süreç ardından üç aya, ve daha sonra bir seneye çıkıyor. “Bunun ne kadar kolay olduğunu fark ettiğimde, adeta üzerime yapıştı.”

Bu genç kadınların amacı, Amerikalıların bir yılda ürettiği ortalama atık miktarını düşürmek. ABD Çevre Koruma Ajansı’nın verilerine göre dünyada üretilen çöpler karbon emisyonunun yüzde 40’ını oluşturuyor.

Çevre Koruma Ajansı. Grafik: Jan Diehm, The Guardian
Çevre Koruma Ajansı. Grafik: Jan Diehm, The Guardian

Vallejo’da yağmurun hafiften çiselediği gri bir gün, Kellogg pazara gidip sıfır atık market alışverişini hayata geçiriyor. Organik çilek tezgâhına gidiyor ve öncelikle pazarcıya çileklerin bulunduğu kapları tekrardan kullanıp kullanmadığını sorduktan sonra çilekleri kendi kavanozuna dolduruyor. Yanında ayıklanmış bezelye, lahana ve kuru üzüm taşımak için de bez çanta taşıyor. Peynir için yeniden kullanılabilir cam kapları tercih ediyor. Kellogg, doğal ve sıfır atık yaşam tarzına güçlü bir ses getiren bir birey olmak için epey can atıyor.

Kellogg diyor ki: “Atık azaltımı uygulamalarına herkes katılabilir. Ben Arkansaslıyım. Kaliforniya’da yaşadığım için ne kadar şanslı olduğumu biliyorum. Ürünleri ambalajsız satan marketler, geri dönüşüm programları, belediye kompostlama ve bunun gibi şeylerin hiçbiri güneydeki ülkemde var olmayacak. Fakat kesinlikle herkesin bu yaşam şekline katılabileceğini düşünüyorum, en azından yapabilecekleri kadarına.”

Rob Greenfield, 29 yaşında. Bambu bisikleti ile Amerika çevresinde yaptığı sıfır atık yolculuğunu Dude Making a Difference isimli kitabında anlatıyor. Greenfield, çoğunu kadınların oluşturduğu sıfır atık yazarlar arasındaki erkeklerden biri.

Greenfield, bugüne kadar yaptığı seyahatlerde sadece kadın sıfır atık blog yazarları ile karşılaştığını itiraf ediyor. “Neden böyle olduğunu gerçekten bilmiyorum. Ancak kendimi izole edilmiş hissetmiyorum. Çünkü bu arkadaşların kadın ya da erkek olması benim için fark etmiyor. Kendi uğraşımdan oldukça keyif alıyorum, kendimi sorumluluk sahibi hissediyorum.”

Colorado’nun Boulder şehrinde geri dönüşüm ve kompostlama servisi sağlayan, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan Eco-Cycle Solutions’ın yöneticisi Kate Bailey, bu yaşam tarzının kadınların öncülüğünde olmasının tesadüf olmadığını söylüyor:

“Kadınlar, günlük yaşamlarında kimyasallardan ve toksik maddelerden artan miktarların sağlığa zararları hakkında derin bir endişe duyuyorlar. Ayrıca kadınlar Amerika’daki tüketicilerin en büyük kısmını oluşturuyorlar. Ancak, tek kullanımlık ürünler, aşırı tüketim eğilimi ve sürdürülebilir ve daha zehirsiz ürünlerin kıtlığı yüzünden çoğu zaman hüsrana uğruyorlar.”

Kathryn Kellogg
Yeniden kullanılabilir kavanozu ile alışverişini yapıyor. Fotoğraf: Courtesy, Times Herald

Celia Ristow, 24 yaşında bir teknoloji şirketi çalışanı. Aynı zamanda, seyahat ederken, yemeği evde ya da dışarıda yerken daha az atık oluşturma ile ilgili ipuçlarını yazdığı Litterless adında bir blog sayfası var. Diğer sıfır atık blog yazarlarının aksine, Ristow, çöpünü kavanozda biriktirmiyor. Bunun yanıltıcı olduğunu söylüyor; kavanozda biriktirilen çöp miktarı ile ürünlerin raflarda yerini almadan önceki üretim aşamasında biriken çöpler hesaplanmıyor.

Ristow, muhtemelen asla tamamen sıfır atık üretemeyeceğini itiraf ediyor. Fakat bu yargı onu mümkün olduğunca az çöp üretme çabasını durdurmuyor. Gün içinde küçük problemlerine çöp üretmeden çözüm yolu bulmanın günlük yaşam tarzı seçimi olduğunu düşünüyor. Plastik kaplardaki numuneleri reddediyor. İş yerindeki büfede geri dönüşümlü olmayan paketlerde satılan granola barlara hayır diyor. Her zaman yanında yeniden kullanılabilir su şişesini taşıyor.

Şikago’da bir apartman dairesinde sıfır atık ile yaşamak, Illinois eyaletinin kırsal kesiminde yaşayan altı kişilik bir aileye göre daha kolay. Kompostlama servisi her ay Ristow’un gıda atıklarını alıyor. Ristow, yerel bir mağazadan tüm şampuan, saç kremi, sabun ve losyon ihtiyaçlarını ambalajsız olarak satın alıyor. Kıyafetlerini ikinci el alıyor ve paketli hiçbir şey satın almıyor. Yiyeceği en kolay temin etmenin yolu ise pazarlardan ve özel marketlerden geçiyor. Ayrıca, elbette şehrin toplu taşımalarını tercih ediyor.

Ristow, tek kullanımlık ürünleri günlük yaşamından çıkarmış olsa da, bu gezegendeki 7 milyon kişiden biri olarak bu eylemlerin sera gazı emisyonları üzerinde mikroskobik bir etkiden fazlasının olmayacağının farkında. Ancak, bu seçtiği yaşam tarzı yine de onun iklim değişikliğine karşı bireysel bir mücadelede bulunmasına ve kendi değerleriyle yaşamasına olanak sağlıyor.

“Diğer insanların ne yapıklarını kontrol edemem, yapmak da istemem zaten” diyor Ristow. “Ben yalnızca kendi eylemlerimi değiştirebilirim. Marketlere ambalajsız, sıfır atık yiyecekler satmaları için destek oluyorum. Alışveriş yaptığım yerler de, sürdürülebilir, kompostlanabilir ve hijyenik ürünler satan küçük şirketler oluyor. Çevremdeki insanlar beni günlük küçük eylemlerin neye benzeyebileceğini gösteren bir modelleme olarak görüyor.”

Kathryn Kellogg Vallejo’da bir pazarda alışveriş yapıyor. Fotoğraf: Andrew Burton, Guardian
Kathryn Kellogg Vallejo’da bir pazarda alışveriş yapıyor. Fotoğraf: Andrew Burton, Guardian

Berkeley Üniversitesi Enerji Profesörü Dr. Daniel Kammen, atık azaltmak için sarf edilen kişisel çabaların alkışlanması gerektiğini söylüyor. “Sıfır atık sosyal diyalogların bir parçası hâline geldiyse, harika bir ilk adım atılmış demektir. Ancak gerçekte, henüz ne kadar atığın azaldığını hesaplamak zor olabilir; zira, her köşe başından çöp çıkıyor.“

Bu amaçla, Kammen ve öğrencileri insanların evlerinde ürettikleri bireysel atık miktarını ölçen bir hesap makinası geliştirdi. Uzmanlara göre, atık azaltmak için ihtiyacımız olan şey, insanların ürettikleri atık miktarı kadar ücret ödemesi ve kamu ve özel şirketler tarafından az atık oluşturanların ödüllendirilmesi.

Bu arada, Johnson’ın çalışmalarının biyografisinin içinde bulunduğu 2012 yılında yazılan Garbology: Our Dirty Love Affair with Trash kitabının yazarı Edward Humes, kendini sıfır atığa adayanları “Modern Thoreau‘lar” olarak adlandırıyor. (Henry David Thoreau: Modern çevreciliğin en önemli satırlarını içeren Walden adlı eserin yazarı) “Muhtemelen komşuları onları göz ucuyla veya aşırıya kaçarak merakla inceliyorlardır” diyor Humes. “On yıl önce çatısında güneş paneli bulunduranlara da aynı şekilde bakılıyordu. Bana öyle geliyor ki, sıfır atıkçılar da buna benzer konumdalar ve esas bundan on yıl sonra yaygın hâle gelecekler.”

The Guardian internet sitesindeki “Zero-waste bloggers: the millennials who can fit a year’s worth of trash in a jarbu” başlıklı yazıyı Gözde İyibozkurt Gaia Dergi için çevirmiştir.
Kapak fotoğrafı: Andrew Burton, Guardian