2 Şubat 1933’te Fransa’nın Le Mans şehrinde gerçekleşen dehşet verici cinayetin hikâyesi…

Madame Danzard ve evlenme çağına gelmiş kızına hizmet etmek için anneleri tarafından evden gönderilen, birbirlerine fazlasıyla bağlı, Christine ve Lea adlı iki kız kardeşin trajik yaşamı. Sınıfsal farklılık, otorite, yok sayılma, görünmeyen patriyarki ve tüm bunların sonucu olarak otoritenin kanlı bir şekilde ortadan kaldırılmasıyla sonuçlanan korkunç olay örgüsü…

Cinayetten ilham alan Fransız oyun yazarı Jean Genet,“The Maids” adlı oyunu yazdı. Oyun, ilk kez 1947’de sergilendi ve daha sonra 1974’te yine aynı isimle filme uyarlandı.

Aynı şekilde Wendy Kesselman da bu olaydan esinlenerek My sister in this house adlı oyunu yazdı. Oyun My Sister ismiyle sergilenmiştir. 1994 yılında ise filme uyarlanmıştır. 

Sister my sister adlı 1994 yapımı, Nancy Meckler’ın yönettiği film uyarlaması ise sanırım içlerinde metne tamamıyla sadık kalan en başarılı yapım. Gerilim ve dram havası sahneye oldukça etkileyici bir biçimde aktarılmış…

Olay örgüsü…

Christine çalıştığı eve kardeşi Lea’yı da aldırır. Daha ucuza çalışmalarına rağmen önemli olan birbirlerinden ayrı kalmamalarıdır. Saatlerce ev işi yapıp Madame Danzard’ı memnun etmeye çalışırlar. Daha tecrübeli olan Christine, sürekli Lea’nın beceriksizce yaptığı işleri tamamlar, kıyafet diker, her şeyi neredeyse tek başına halleder. Madame Danzard ise otoritesini sadece Christine ve Lea üzerinde değil, kendi kızı üzerinde de baskın şekilde uygular ve adeta evin babası rolündedir. Gün geçtikçe Christine ve Lea birbirlerine daha çok yakınlaşır, ev sahibelerinden uzaklaşırlar. Haftalarca kimseyle tek kelime bile konuşmamaya başlarlar birbirleri dışında. Hizmetçi gibi görünmüyorlardır artık. Bu durum, Madame Danzard ve kızı Isabelle’in dikkatini çeker, çünkü bir şekilde otoriteleri sarsılmış olur.

Christine, aralarında iyi anlaştıklarını görünce Lea’yı Isabelle’den kıskanmaya başlar. Isabelle’in bir gün evleneceği ve Lea’yı yanına alacağı düşüncesi onu delirtmektedir.

Sürekli diken üstünde durmaları, yaptıkları işlerin titizlikle incelenmesi, her hareketlerinin evin otoritesi tarafından takip edilmesi; Christine ve Lea’yı sürekli tedirgin eder ve bu tedirginlik tetiklendikçe, birbirlerine fiziksel ve duygusal olarak daha da yaklaşmaktadırlar.

Ev sahibelerini de korkunç bir şekilde öldürmelerinin bir sebebi de bu tedirginlik ve birbirlerinden ayrılma korkusudur.

Bir gün Madame Danzard ve Isabelle eve geldiklerinde, evi bekledikleri gibi bulmazlar. Christine ve Lea ortada yoktur. Madame Danzard, onların odasına bakmak için yukarı çıkar ve Christine’i saçları açık, hizmetçi kıyafetlerini giymemiş ve düzensiz şekilde bulur. Christine ve Lea yine korkup tetiklenirler ve Madame Danzard ile Isabelle’in hakaret, aşağılama ve onları ayırma tehditlerine dayanamayarak korkunç cinayeti gerçekleştirirler oracıkta.

Christine ve Lea aynı yatakta çıplak bir şekilde bulunurlar. Madame Danzard ile Isabelle’in cesetleri hırpalanmış şekildedir. Madame Danzard’ın gözü oyulmuştur, 2 metreyi bulan kan izleri duvardadır ve merdivenler kan içerisindedir.

Christine önce ölüm cezasına çarptırılır, daha sonra hapishaneye götürülür, oradan da Rennes’ta bir akıl hastanesine sevk edilip 1937’de hayatını kaybeder. Lea ise 10 yıl hapis cezasına çarptırılır, 1941’de serbest bırakılır ve o da 1981’de hayatını kaybeder.

Cinayetten esinlenerek yapılan diğer yapıtlar;

Blood Sisters – Neil Paton

Lady Killers’ – Joyce Robins

Les Abysses – Nikos Papatakis

Kaynak: murderpedia