Dünya’da birkaç örnek ülke dışında birçok ülkenin eğitim siteminin öğrencilerin karşısına sık sık geçilmesi gereken sınavlar silsilesi koyduklarını duyuyor, okuyoruz. Öğrenciler adeta engel atlama oyununda gibidirler. Türkiye’nin eğitim sistemine baktığımızda AKP iktidarı 15 yılda yarattığı değişimlerle eğitim-öğretimde büyük gedikler açmıştır. İktidarın adımlarıyla gündeme sık sık oturan imam hatip okulları da yeni bir dindar nesil yetiştirilmesine sebep olmaktadır.

Öğrencilik bittiğinde de bu durum değişmez. Kapitalizm karşımıza sürekli aşmamız gereken olgular çıkarmaktadır. Mezun olmak, terfi etmek, her şeyde en iyi olmaya çalışmak…  ABD’li yazar, akademisyen Bertell Ollman ‘Sınavlarda Neler Yapmalı ve Dünyayı Nasıl Değiştirmeli’ adlı eserinde kapitalizmin bizi neden bu kadar sınava tabi tuttuğunun cevabını veriyor.

Ollman, öğrencilik ve akademik hayatındaki deneyimleriyle sınavlar ve kapitalizm arasındaki ilişkiyi açıklıyor. Dünya’dan ve özellikle Amerika’dan örnekler vererek Marksizme atıflar yaparak keyifli bir sunum yapıyor. Sınavların sistem içerisinde nasıl bir anlamı olduğunu açıklayıp, bu sistem içerisinde öğrencilerin başarısızlıktan nasıl kaçınabileceğine ve insanların dünyayı nasıl değiştirilebileceklerine dair ipuçları veriyor. Bu ipuçları sayesinde sistemin yaşattıklarına daha hazırlıklı oluyorsunuz ve neler yapılabileceğini biliyorsunuz.

Bertell Ollman, kitabın başlığında da yazdığı gibi iki hedeften bahsediyor. Bu hedeflere ulaşabilmek için neler yapılabileceğini hem mizahi bir dille anlatıyor hem de düşündürüyor. Bir muziplik yapıp sınavlarda ve dünyayı değiştirmek için yapılacakları harmanlayıp açıklıyor ancak her şeyden önce okuyucularına bir teklif sunuyor: “Eğer siz kapitalizm hakkında söyleyeceklerime kulak verirseniz ben de sınavlarda mümkün olan en iyi cevapları vermek için bilmeniz gereken ‘püf noktalarını’ anlatırım.” Bu yöntemini fındıklı-üzümlü bir keke benzetiyor, üzümleri bulmak için fındıkları da yemeniz gerekiyor.

Sınavlar derslerde anlatılanları ne kadar öğrendiğimizi test edebilmemiz için uygulanması gereken bir sistemken kapitalizmin etkisiyle dersler sınavları geçebilmemiz için anlatılır oldu! Sınav odaklı bu eğitim sistemiyle artık bilgi önemsizleşti ve sınavların gölgesinde kaldı. Ollman “Bu tersine dönüşün nasıl işlediğini kavramanın anahtarı, sınavların eğitim dünyası kadar iş dünyasında da rol oynadığını ve bunların ikisi üzerinde güç sahibi olanlar için ikincisinin çok daha önemli olduğunu görmektir.” diyor. Buna yönelik çeşitli tavsiyeler veren yazara göre sınavlarla ve kapitalizmle baş etmek için sistemin açıklarını kendimize göre kullanmak, ipleri elimize almak gerekir. Oyunun kurallarını belirleyemiyorsak bile kuralları kendi avantajımıza göre kullanmak bizim elimizde.

Kitabın son kısımlarında başından beri yaptığı gibi sınavlara dair tüyolar verirken kapitalizmle baş etmenin de yollarını anlatan Ollman, artık ideal eğitim modelini ve ideal yönetim şeklini de anlatıyor. Sık sık sosyalizm vurgusu yaparak dünyadaki tüm sorunların çözümü için sosyalizmi yegâne seçenek olarak görüyor. Dahası kapitalizmin satın alma özgürlüğünü kullanarak kendisinin tek doğru ve kusursuz sistem olduğunu topluma göstermeye çalıştığını ve buna karşılık olarak sosyalizmin tüm bu ihtiyaçlara cevap verdiğini anlatıyor.

Sonuç olarak Bertell Ollman ‘Sınavlarda Neler Yapmalı ve Dünyayı Nasıl Değiştirmeli?’ kitabında kapitalizmin tüm ucuz ve çirkinliğine karşın sosyalizmin insani yönünü ve akılcılığını aktarmayı cazip yöntemler kullanarak deniyor. Hem eğitim sisteminin düzenle olan bağının hem de kapitalizmin açmazlarının esprili ve eleştirel bir dille anlatıldığı bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Yayınevi: Yordam Kitap
Çeviren: Deniz Gedizlioğlu