Gece… Dünya’nın ya da herhangi bir gezegenin belirli bir yerinde Güneş’in batışıyla doğuşu arasında geçen süre.

Gece… Akşamdan sonra, sabahtan önce gelen ve bir günü diğerine bağlayan “karanlık” süre.

Gece… Bir günü diğerine bağlayan “karanlık” süre.
Gece… “karanlık” süre.
Gece… “karanlık”…

Genellikle gece bize karanlık, uğursuzluk olarak tanımlanmadı mı? Gecenin tekin olmadığı, bazı işlerin gece yapılmasının kötü şans getirdiği söylenmedi mi?

“Gece gece tırnak kesme! Ömrün kısa olur.”
“Gece gece aynaya bakma! Çıldırırsın.”
“Gece gece bıçakla uğraşma! Bir tarafını kesersin. Bekar kalırsın.”
“Gece dışarıya tuz verme! Yuvan dağılır.”
“Gece kapının önüne kirli su dökme! Başına bir felaket gelir.”

Gece şunu yapma, gece bunu yapma! Ne de olsa gece türlü kötülüklere gebedir. Khaos’un kızı; Uyku’nun, Ölüm’ün ve Düşlerin annesi Erebos’un (Öteki dünyanın en karanlık bölümüdür. Khaos’un oğludur.) kız kardeşidir. Örtülü bir kadındır gece. Doğurgandır. Gizemi besleyen fondur.

Adolph Bransford Rice gece
Fotoğraf: Adolph Bransford Rice

Halk arasında varolan eski bir inanışa göre, gece olunca, dışarıda bulunan her karış toprak Tanrı tarafından mühürlenir ve o andan itibaren de çocuklar dışarıya çıkarılmazdı. Eğer söz dinlemezler ve dışarı çıkarlarsa çarpılacakları söylenerek çocukların korkması sağlanırdı. Asıl amaç ise aileyi bir arada tutabilme isteğiydi.

O halde neydi gece?

Gerçekten bize anlatıldığı kadar korkunç muydu? Yoksa bizi bir arada tutan ve duygularımızı besleyen gerçeklik miydi?

İki yüzlüdür gece. Bir yüzü karanlıktır. İçinde ölümü, kabusu, korkuyu, cinneti barındırır. Tekin değildir. En büyük kabus, en saf korku burada yaşanır. Diğer yüzü sevdaya açılır. En büyük eğlenceyi, en güzel hazzı fantastik bir erotizmle besler. Sevgiliye giden en görkemli yoldur.

pichost gece
Fotoğraf: Pichost

… ve en güzel duygular orda açıklanır.
En ateşli aşklar orda yaşanır.

Korkunç da olsa, sevdalı da olsa sonunda huzura açılan kapıdır gece. Dingindir. Tanrı’ya en yakın olduğumuz andır; kendimizle yalnız kaldığımız an…

Aslında gece farklı bir biçimde de tanımlanabilir. Ne de olsa her oluşum gibi gece de “kötü” olarak nitelendirilemez. “Kötü” olan neden – sonuç ilişkisine bağlı olarak ortaya çıkan bir tür davranıştır. Fonun kendisi asla “kötü” değildir. Gece ise o kadar geniş bir fondur ki içinde istediğiniz kadar kötülük yapabilir, istediğiniz gibi mutlu olabilir, yorulduğunuzda ise yaşamın dingin kollarına kendinizi bırakabilirsiniz.

O halde gece; gerçeğin fantastik algılanışından başka bir şey değildir. “İyi” veya “kötü” olarak nitelendirilemez. Sadece duygular abartılı olarak yaşanır, en derin kahkahanın atıldığı zaman dilimi olarak.

Hazırlayan: Barış Ceylan
Kapak GörseliVincent van Gogh