Yıl 1936, dokuz ve onbir yaşlarında iki kız çocuğu, yanlarına yedi yaşındaki küçük kardeşleri de emanet edilerek, ceplerine bir miktar para ve babaları tarafından hazırlanmış bir defter konup ailesi tarafından Ankara Gar’ından bir yurt gezisine uğurlanıyor.

Bir başka anlatımla, 1936 yılında, 7-11 yaşlarındaki 3 çocuk tek başına, karne hediyesi olarak, babaları tarafından en ince ayrıntısına kadar organize edilmiş bir interrail seyahatine çıkıyor.

Baba Hüseyin Hilmi Orak, 1987 doğumlu bir Balkan göçmeni. Yaşamının ilk evrelerinde vatanperver bir subay, sonrasında ise Ankara’da bir süre Vehbi Koç ile de ortaklık ilişkisi olan başarılı bir sanayici, vatansever bir iş adamı.

Hüseyin Orak, aynı zamanda vatanseverliğini hayatının her alanına sirayet ettirmeyi başarmış cesur ve yenilikçi bir baba.

1936 yazında, ilkokul çağındaki iki kızının karne hediyesi olarak İstanbul’daki yakınlarının yanına gezmeye gitmek istemeleri üzerine, “Gerçekten bizde herhangi bir zaman hava almak, tatil devresini geçirmek veya istirahat etmek istenildi mi, eski bir görenekle hemen akla İstanbul gelir. Doğrusu İstanbul’umuzun tabii güzellik ve manzaralarına doyum olmaz. Fakat yurdumuzun daha ne güzel yerleri vardır da birçoklarımızın haberi yok veya gezilmesi zahmetlicedir. Lakin yeni hayata alışacak olan genç neslin külfetli olsa da memleketini, vatanını öğrenmesi ve bilmesi lazım değil midir?” diyerek demir yolunun gittiği her yeri kapsayacak şekilde, o zamanlar TCDD’nin “kombine bilet uygulaması” ile çocuklarını tek başlarına Türkiye turuna gönderiyor. Giderken çocuklarına verebileceği bir gezi rehberini kitapçılarda çok arıyor fakat bulamıyor. Hâl böyle olunca, iş başa düşüyor ve kendisi çocukları için bir defter tutuyor. Bu deftere ayrıntılı olarak gidecekleri ve görecekleri yerleri, kalacakları otelleri, inecekleri istasyonları not ediyor ve çocuklarına bir de güzel ödev veriyor: “Gittiğiniz yerlerde memleketin büyüklerini ziyaret ederek onlardan malûmat isteyeceksiniz ve bu suretle topladığınız bilgileri bu deftere yazacak ve defterinizi her yerde memleket büyüklerine imza ettireceksiniz. Bu defter size yurdun büyük bir hatırası ve ilerde sizin için bir rehber olacaktır.

Hüseyin Orak’ın 5 Temmuz 1936’da çocukları için hazırladığı defterin ilk sayfasına yazdıkları.(1)
Hüseyin Orak’ın 5 Temmuz 1936’da çocukları için hazırladığı defterin ilk sayfasına yazdıkları.(2)

1936 yılı şartlarında tüm dünya bir ateş çemberinde iken, ikisi kız, üç küçük çocuğun trenle yurt seyahatine çıkmaları büyük bir ilgi görmüş, “küçük seyyahlar” gittikleri yerlerde adeta halk kahramanları gibi karşılanmışlar, valiler, kaymakamlar, belediye başkanları ve şehirlerin önde gelenleri çocuklarla hususi olarak ilgilenmişler. Yaklaşık iki buçuk ay süren bu yurt seyahati sonrasında çocukları başbakan İsmet İnönü’de kabul etmiş ve seyahat esnasında tuttukları defteri şu sözlerle imzalamış: “Küçük seyyahları tebrik ettim. Seyahat sevmek bir memleket için çok eyi (iyi) bir şey, teşvik olunacak bir arzudur. 12.09.1936”.

Çocukların defterine İsmet İnönü’nün imzası.

Yıllar sonra, büyük kızı üniversiteye başladığında, ona ders kitabı ararken Hüseyin Orak’ın aklına yine bu türden bir rehber basılıp basılmadığı hususu gelir. Tüm aramalarına/araştırmalarına rağmen bulamaz. Bunu bir sosyal sorumluluk projesi ve yurduna karşı bir görev olarak kabul ederek, kendisi finanse ederek hazırlamaya/hazırlatmaya karar verir ve ortaya 1946 yılında “Türkiye Kılavuzu” adlı Türkiye’nin ilk turizm ve tanıtım kılavuzunun/rehberi ortaya çıkar.

II. Dünya Savaşı’nı müteakip gerçekleştirilen Türkiye Kılavuzu adlı çalışma bir büyük servete mal olmuştur. Hüseyin Orak’ın ülkenin her yanına harcırah ve masraflarını vererek gönderdiği ekiplerle gerçekleştirdiği bu eser umduğu ilgiyi bulmamıştır. Bir sosyal sorumluluk düşüncesiyle yola çıkılarak, büyük emek, masraf ve zamana mal olan bu eserin ancak birinci cildini yayınlayabilmiş, diğer ciltlerini ise yayınlayamamıştır.

“Türkiye Kılavuzu”nun önsözü (1)
“Türkiye Kılavuzu”nun önsözü (2)
“Türkiye Kılavuzu”nun önsözü (3)
“Türkiye Kılavuzu”nun önsözü (4)

Günümüzde çoğu gencin ailesini ikna etmesi gerektiği ve gerekli bütçeyi denkleştirmek için çok zahmetler çektiği interrail seyahatini, o yıllarda 3 küçük çocuğu için gerekli görüp onları ikna ederek hayata geçiren ve bu uğurda Türkiye’nin ilk turizm rehberini de hazırlayan Hüseyin Çorak’ın bu eseri ve arkasındaki düşünce dünyasını daha ayrıntılı keşfetmek isteyenler için, Prof. Zakir Avşar ve Mehmet Yüksel’in kaleme aldığı makaleler vardır;

Orak Kardeşlerin “Tren ile Türkiye Turu” ve 1936’ların Türkiyesi

Hüseyin Orak Adlı Bir Müteşebbis Türkiye Kılavuzu Adlı Bir Eser ve 1945 Yılı Burdur’u

 

*Beni böyle bir çalışmadan ve insandan haberdar eden Gamze’ye şükranla.