Ana SayfaEkolojiDoğaAmerika yollarında kuşlara şarkı söyleyen adam ve tekerlekli kızılçam

Amerika yollarında kuşlara şarkı söyleyen adam ve tekerlekli kızılçam

-

Charles Kellogg, 3 bin yıllık kızılçam ağacından yapılma bir vasıta ile şehir şehir dolaşarak insanların ilgisini ağaçların yok olması konusuna çeken bir çevreci ve varyete tiyatrosu sanatçısı.

Uzun doğa yürüyüşleri yapmayı seven Kellogg, çocukken ormanda duyduğu kuşların seslerini taklit ederek ülkede kısa sürede ünlü oldu. Sıra dışı ses tellerine sahip olan bu güzel insan, 12 oktavlık sesiyle insan kulağının duyamayacağı frekansta şarkılar söyleyebiliyor, kuşlarla anlaşabiliyordu. Televizyon dünyasına atılmadan önce 3 bin canlı performans sergilediği varyete şovlarında birçok insana kendini sevdirmişti.

“Doğa Şarkıcısı“ ismiyle bilinen Charles Kellogg, “Seyahat Kütüğü“ ismini verdiği tekerlekli kulübesi ile dev kızılçam ağaçları hakkında Amerika halkını eğitmek için yollara düştü.

Kellogg’un “ağaçları kurtarma” kampanyasını şovlarıyla insanlara yayabilmesi için hayat bulan “Seyahat Kütüğü“, şu ana kadar dört tekerleğin üzerine inşa edilmiş en sıra dışı taşıtlardan biri. 1917’de yapılan araç, ana mekanizmasında bir kamyonun motoru olan içi oyulmuş bir kızılçam kütüğünden oluşuyor. Kuzey Karolina’da bulunan 4 bin 800 yıllık bir kızılçam kütüğün ana gövdesi için bağışlanmış. 3,3 metre çapında olan kütüğün içinin boşaltılması ise başlı başına bir serüven. Bu kalınlıktaki bir odunu sıradan testerelerle oyabilmek neredeyse imkânsızdı.

Nash Quad adındaki kamyon Birinci Dünya Savaşı sırasında Charles Nash adlı bir çevreci tarafından aracın yapımı için bağışlandı ve kütüğe göre dizayn edildi. İçi oyulmasına rağmen kütük yaklaşık sekiz ton ağırlında geliyordu. Marangozlardan oluşan kalabalık bir grup kütüğü kaldıramayınca Kellogg yaratıcı bir fikir sundu;

Kütüğün alt tarafında bir açıklık oyulacak ve ardından kamyon oraya doğru sürülüp ikili bir mekanizma haline getirilmiş olacaktı. Böylece ana gövde bu kamyondan ve devasa çamın birleşiminden oluşan bir karavan haline gelecekti.

Kellogg’un marifetlerinden bir diğeri ise marangozluktu. Karavanın içini yemek salonu, mutfak ve misafir odası olacak şekilde dizayn etmişti. Duvarlar 10 cm kalınlığındaydı.

Charles Kellogg Vasıtası
Kaliforniya’daki Humboldt Redwoods State Park Müzesi’nde sergilenen Tekerlekli Kızılçam (Görsel: MNN)

Bu ilginç tekerlikli kızılçam, çevreci dostu ile birlikte tüm ülkeyi sadece kızılçamların büyüklüğü ve muhteşemliği hakkında değil aynı zamanda bu devasa ağaçların insanlar tarafından hızla yok edildiğine de dikkat çekmek için 1926’ya kadar dolaştı.

Kellogg tüm hayatını bir ağaç koruyucusu olarak geçirirken, kendisini şu sözlerle ifade ediyor:

“Eğer ağaçların yok edilme süreci bu hızla devam ederse önümüzdeki 100 yıl içerisinde Kaliforniya eyaletinde tek bir kızılçam ağacı bile kalmayacak.“

Charles Kellogg

Ormansızlaştırma faaliyetleri konusunda aynı endişeleri taşıyan 26’ncı Amerika Başkanı Teddy Roosevelt, şu anki Amerikan ulusal parklarının oluşması, ülkenin yeşillendirilmesi ve tarihi yapının korunması konusunda yaptığı çalışmalarla bu durumu düzeltmeye çalışmıştır.

Turlar bittiğinde “Kızılçamları Kurtarma Birliği” üyesi olan Kellogg, kütüğü ana motordan ayırdı ve evinin bahçesindeki meşe ağacının dibine koydu. 1948 yılında Kellogg hayatını kaybettiğinde destekçileri kütükle Nash Quad adlı kamyonu tekrar birleştirip Tekerlekli Kızılçam’ı yeniden yaşattı. Şu an Weott, Kaliforniya’daki Humboldt Redwoods State Park Müzesi’nde bulunan Tekerlekli Kızılçam ziyaretçilere açık bir şekilde sergileniyor.

Aşağıdaki videodan Charles Kellogg’un kuşlarla birlikte meydana getirdiği orkestrayı ve şarkılarını dinleyebilirsiniz.

Kaynak: MNN

Hazırlayan:Esra Aydın

SON YAZILAR

Güvenli sokaklar ülkesinin ölü çocukları ve hayvanları

İktidarın hayvanları tecrit etme ve öldürme hevesi, muhalefetin katliam yarışı ile birleşince sokaklar hızla hayvansızlaştırıldı 1. Artık her gün geçtiğimiz yollarda hayvanlardan kalan boşluklar karşılıyor...

Modern çağın jeolojik heykelleri: Dünyanın 70 çölünden doğan bir mimari arşiv

Apple Park’ın zeytin ağaçları arasında, dünyanın yetmiş farklı çölünden toplanan kumlarla üretilmiş dört yüzü aşkın cam sütun yükseliyor. Katie Paterson ve Zeller & Moye tasarımı "Mirage", malzemeyi jeolojik bir hafıza kartına dönüştürürken, sınırları eriten küresel bir iş birliğini simgeliyor.

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.
Konuk Yazar
Konuk Yazar
Siz de Gaia Dergi'de yazılarınızın çıkmasını istiyorsanız [email protected] üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol