Okuma süresi: 4 dakika

Uzaklardan, “Ah orada ben de olsaydım” diye hayıflandığım, videolarını açıp açıp biraz kıskançlıkla seyrettiğim bir festivali daha geride bıraktık. İspanya’da düzenlenen Primavara Sound Festivali’nin biz Türkiyeli takipçileri açısından dikkati çeken bir başka özelliği vardı. Selda Bağcan oradaydı.

selda1Barselona’da düzenlenen, Beirut, PJ Harvey, Radiohead, Savages, Sigur Ros, Tame Impala gibi dünyaca ünlü sanatçı ve müzik gruplarının sahne aldığı Primavera Sound Festivali’nde karşımıza çıktı ve Türkiye basınında büyük yankı uyandırdı Selda Bağcan… Oysa bir süredir artan bir grafikle zaten Anadolu ezgileriyle yabancı müzisyenlerce keşfedilmeye başlamıştı kendisi.

“Ne söylediğini bilmiyorum ama bu kadının sesini seviyorum”

Çok sevdiğim St. Vincent grubunun solisti Annie Clark’ın kendi blogunda Selda Bağcan’ın “Yaylalar” şarkısını paylaşması ve daha sonra bir müzik sitesi için hazırladığı listede yine bu şarkıya yer vermesi beni çok şaşırtmıştı. Ayrıca Cattle Decapitation adlı death metal grubu üyelerinin “What’s in my bag” konulu youtube videosunda birden bire Selda Bağcan albümünü gösterip tanıtması beni yine hem şaşırtmış hem de gururlandırmıştı. Grup üyesi “Ne söylediğini bilmiyorum ama bu kadının sesini seviyorum” diyor. Merak edenler için video burada:

Peki, Selda Bağcan müziği nasıl bu hale gelmişti? Kendi ülkesinde zamanında yasaklanan, albümleri toplatılan, hapislerde yatırılan bir sanatçı, tabir-i caizse elin gavuru tarafından nasıl keşfedilip sevilmişti?

Türkülere aşık bir müzisyen, protest müziğin Türkiye’deki en önemli sesi

Müzik kariyerine tek kelime dilini bilmeden, ezberlediği ve gitarıyla çaldığı İspanyolca şarkılarla başlayan Selda Bağcan, Ankara Radyosunda söylediği şarkılarla sesini birçok insana ulaştırmış. Ankara Üniversitesi’nde okurken kendini öğrenci siyasal hareketleri içinde bulmuş. Olsa Selda’nın amacı sadece müzik yapabilmekmiş. Abisinin açtığı bir müzik kulübünde şarkı söyleyerek bu sevdasını insanlara aktaran Bağcan, halk türkülerini gitarla çalarak türkülere yeni bir yorum getirmişti.

selda 2

1970’ler Türkiye siyasi gündemi bakımından oldukça hareketliydi. Öğrenci hareketleri, gözaltılar, 12 Mart Muhtırası, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamı, Türkiye’yi farklı bir toplumsal psikolojiye itmişti. “Adaletin Bu Mu Dünya?” şarkısı bir anda devrimci kesim tarafından benimsenildi ve ister istemez Bağcan’ın adı “Sol Kesim”le anılmaya başlandı. 1977’de ilk kez şarkılarından dolayı yargılanan Selda Bağcan, adına açılan 9 davada 500 yılı aşan hapis cezalarıyla yargılandı. 3 kez hapise girdi. Bu zor zamanlar Selda Bağcan politik bir kişiliğe evrildi. Ama hiçbir parti veya örgütle organik bir bağ içerisine girmedi. Bağcan, 25 yıldır halen kendi plak şirketi Majör Müzik’te kendi plak ve cd’lerini kendisi basarak, büyük bir sorumluluğun altına giriyor.

Yeniden keşfediliş ve yükseliş

Günümüzde birçok müzik festivalinde ünlü sanatçılarla yer alan Selda Bağcan’ın anadolu folk müziği, saykedelik ezgilerle birleşerek tüm dünyada dikkat çeken ve sevilen bir tını haline geldi. Ayrıca şarkıları, birçok yabancı müzisyen tarafından mixlenerek farklı bir yapıda genç nesillere ulaştı.

İlk olarak Bağcan’ın İnce İnce şarkısı, Amerikalı müslüman rap müzik sanatçısı Mos Def tarafından, Supermagic şarkısı için habersizce altyapı olarak kullanıldı. Önce şaşırdığını, sonra müziğin hoşuna gittiğini belirten Selda Bağcan, biraz sitemli sözlerle “Mos Def bu şarkıyla Grammy’e aday oldu, rap yaptığı bölümlerde çok önemli, güzel şeyler söylüyor, Martin Luther King’in sözlerini de kullanıyor. Ben çok beğendim bu halini de. Bana biraz ayıp ettiler ama iyi de ettiler” diyor. Mos Def’in, Bağcan altyapılı şarkısı burada:

Geçen yıl Selda Bağcan konserine giderek, hayranlıkla plağını imzalatan ünlü oyuncu Elijah Wood’un fotoğrafı günlerce sosyal medyada dolaşmıştı. Elijah Wood’in aynı zamanda saykedelik müzik yapan Wooden Wisdom adlı bir müzik grubu var ve konserlerinde Selda Bağcan’la birlikte Erkin Koray ve Moğollar’ın şarkılarını da coverladıkları bilinir. Ülkemizin kendi sanatçılarına maalesef vermediği değer ve saygıyı, farklı coğrafyadan müzisyenler, dünyaca ünlü festivallerde bu şarkıları çalarak gösteriyor. Elijah Wood, Bağcan’a hayranlığını “Selda’nın İnce İnce albümünü dinleyince heyecandan çıldıracak gibi olmuştum” sözleriyle tarif eder.

selda 3

Ülkemizde ise 70’li yılların psychedelic, funk ve soul şarkılarını günümüz cilası ile süsleyip tekrar düzenleyen VEYasin, Bu çalışmaları “Hey Douglas” çatısında toplayıp dinleyicisi ile buluşturuyor. Selda Bağcan’ın “Yaz Gazeteci”sine yaptığı düzenleme, genç kuşakla Selda’yı buluşturur nitelikte.

Boom Pam Selda

Selda Bağcan’ın 2014’te İsrail’de gerçekleşen Groove Festival’de yolları Tel Avivli müzik grubu Boom Pam’la kesişmiş. Sonrasında ise “Le Guess Who?”, “Bad Bonn Kilbi”, “EkşiFest” ve en son “Primavera Sound Fest” gibi festivallerde yer alarak beraber sahnede ne kadar iyi olduklarını ve eğlendiklerini gösterdiler.

selda 4

Beraber şahane işlere imza atmaya devam ediyorlar. Şöyle güzel bir örnek var.

Bu müzik grubunun şöyle bir sitesi de var. Boom Pam burada, Selda Bağcan’la aynı sahneyi paylaşma hikâyesinden bahsediyor. 

Bağcan, kendisine gelen açık hava konserleri, rock festivali teklifleri için “Rock festivallerine yabancı değilim, bu yaştan sonra rockçı da oldum” diyerek yeni neslin beğenisini topluyor.

Primavera Sound Festival’deki performansları burada. Asın bayrakları.

Video 1, Video 2, Video 3