Okuma süresi: 2 dakika

İzmirli müzikseverler uzun süren bir salgının ardından müziğe ve festivallerine kavuşmuşken Eylül ayında +1 Fest’le Ceza, Göksel, Adamlar, Bulutsuzluk Özlemi, Kalben, Gaye Su Akyol, Bülent Ortaçgil ve Evdeki Saat’i bir yanı deniz olan çimlerde oldukça konforlu bir ortamda dinleme fırsatı buldu. Karşıyaka Yasemin Kafenin Çim Alanı’nda gerçekleşen festivalin bütün konserlerini dinlediğimi söylemeliyim. Festivalin ardından da bir yazıyla izlenimlerimi paylaşmak istedim.

Eylül’ Başlangıç

İzmir +1 Fest, Ceza’nın oldukça başarılı performansıyla açıldı. Hayran kitlesi şarkılara eşlik ederken, “Yerli Plaka,” ve “Beatcoin,” in en sevilen parçalar olduklarını gözlemlemek mümkündü. Ertesi gün sahne alan Göksel’in beni neredeyse çocukluğuma götürdüğünü söylemeliyim. Sahnede oldukça nazik ve sıcakkanlı bir hanımefendi vardı. Merak edip öğrendim; Göksel en son albümünü altı yıl önce yapmış. Görünen o ki dinler kitlesi kendisine bir Göksel parçasını almış ve o parçayla sanatçıyı eş kılmış. Seyirciyle iletişimi göz dolduran Göksel, canlı parçalar söylemeyi repertuarına aldığını söylese de dinleyenlerini kıramadı ve pek sevilen hüzünlü parçaları da kulaklarımızla buluşturdu.

Adamlar ve Bulutsuzluk Özlemi

İlk albümleri “Eski Dostum Tankla Gelmiş’”den beri severek dinlediğim Adamlar, sahnede her zamanki gibiydi yani oldukça iyi. Adamlar’dan yeni albüm bekleyen bir ben değilimdir diye belirterek ertesi günün konserine Bulutsuzluk Özlemi’ne geçmek istiyorum. Her yaştan izler dinler kitleyle buluşabilmiş bir müzik grubu olarak Bulutsuzluk Özlemi parçalarıyla dinleyene adeta bir zaman yolculuğu yaptırdı. Türkçe sözlü rock müzik grubu olarak 1986’dan beri kendini yaratmış olan grubun yıllarla sevenlerini kendine iyiden iyiye bağladığını, yeni ve genç dinleyenlerle de buluştuğunu görmek oldukça hoştu. 

Kalben ve Gaye Su Akyol

Kalben, görünen o ki gencecik, capcanlı, şarkılarına coşkuyla eşlik eden bir dinler kitle yaratmış. Üstüne yazmayı istediğim performanslardan biriydi Kalben’inki. Sanırım ilk şarkılarını dinlemiş ve epey sevmiştim. Parçalarını yakından takip etmediğim için konserde kim üzdü bu kızı böylesine ve tabii şarkılarına tutkuyla eşlik eden dinler kitle nasıl bu kadar acı çekti diye düşünmeden edemedim. Aynı zamanda sahnedeki Kalben mi Akış Ka mı diye aklımdan geçmedi dersem yalan olur. Anladım ki bu coğrafya ve ilişkileri çocukları erken büyütüyordu. Duruşuyla da fark yaratan Kalben’i ve dinler kitleyi incitenlere bir alay laf söylemek mümkün lakin ben sonraki konsere Gaye Su Akyol’a geçmek istiyorum. Performansı da muhteşem olan Gaye Su Akyol, sahnede de söylediği gibi tıpkı bir holograma benziyordu. Tarzı, performansı ve o muhteşem sesiyle büyüleyiciydi. Eminim geniş hayran kitlesinden konseri dinleyenler de benimle aynı fikirdedir. Buraya da bir parçasını bırakmak isterim.

Son Seride

İlk albümü “Benimle Oynar Mısın?”la çıkış yapan ve naif tarzıyla kendi müziğinin sevenlerini yaratan Bülent Ortaçgil konserin başında üşüdüğünü söylese de sürekli çekim yapan videocuyu uyarsa da her zamanki gibiydi. Belki de bu nedenle sahneden ayrılınca da geri dönmedi. Dinler kitle de onun bu haline alışmış olmalı ki bis de olmadı. Sakince dinleyen tutkunları, konser bitiminde sıcak yataklarına yine sakince dönüyordu.

Son konser Evdeki Saat’indi. Kendi tarzlarını ve kitlesini yaratan grubun “Uzunlar,” parçası inanılmaz sevilmişti. Seyirci ısrarıyla defalarca söylediler. İyi de yaptılar.

Konserden sonra yapılan after partydeki performans da oldukça keyifliydi. Giriş güvenliğinden, alanda görevli olanların nezaketine, oturma yerlerindeki seçenek bolluğundan, temizliğine kadar her şeyiyle hoş bir festival geride kalırken nicelerine diyerek yazımı bitirmek istiyorum. Sağlıcakla kalmanız dileklerimle.