9-17 Haziran 2018 tarihlerinde, Beyoğlu Sahaflar Derneği ve Kadıköy Belediyesi’nin işbirliği ile Kadıköy 1. Sahaf Günleri düzenlenecek. Etkinlik boyunca üç sürekli sergi ve dokuz gün boyunca edebiyat, tarih, kültür söyleşileri ile sahaf günleri, festival havasına bürünecek.
Etkinlikte, Kadıköy başta olmak üzere İstanbul’un farklı semtlerinden toplamda 42 sahaf bir araya gelecekler. Kitapseverlerin ihtiyaç ve zevklerine göre dolu dolu geçecek Sahaf Günleri’nde; nadir bulunan kitap ve dergiler, imzalı kitaplar, birinci baskılar, her bütçeye uygun ikinci el kitaplar, eski belge, evrak ve haritalar, Osmanlıca kitap ve mecmualar ziyaretçilerle buluşturulacak.

Geçtiğimiz aylarda düzenlenen Haydarpaşa Sahaf Festivali, kitapseverler tarafından çok beğenilmişti. Kadıköy’ün kültür sanat havasına yine çok uyacak bir etkinlik Ali Suavi Sokak’ta gerçekleşecek.

Kadıköy 1. Sahaf Günleri Söyleşi Takvimi *Muzip Masal Cini İle Masallara Yolculuk(Ersin Şen) söyleşisi 11 Haziran Pazartesi 19.00’da gerçekleştirilecektir.

Sergiler

Osmanlıdan Günümüze Kitapçı Etiketleri ve ”Exlibris”ler

Nazım Hikmet 116 Yaşında: Kendi Eliyle İlk Baskı Kitapları

Ali Suavi ve Jön Türkler

Beyoğlu Sahaflar Derneği Başkanı Ümit Nar ile etkinlik hakkında konuştuk, kendisi Kadıköy 1. Sahaf Günleri’nin içeriğini anlattı.

Haydarpaşa Sahaf Festivali’nin üzerinden çok geçmeden aynı çevrede ikinci bir sahaf festivali düzenleniyor. Kadıköy’de güzel bir enerji yakaladığınızı söyleyebilir miyiz?

Kadıköy eskiden beri, İstanbul’un gözbebeği ilçelerinin başında geliyor. Kitaba, sanata düşkün, çoğu genç, kalabalık bir nüfusa sahip. Son yıllarda Taksim’deki çölleşme, niteliksizleşme de ilginin daha fazla Kadıköy’e kaymasına neden oldu.
Kasım’da Haydarpaşa’da yaptığımız festival, Kadıköylü okur üzerinde karşılığını çok güzel buldu, herkes çok mutlu ayrıldı.  Ve hatta karşılıklı olarak birbirimize doyamadık:) Öyle olunca belediye ile görüşerek, bu kez onlarla birlikte Kadıköy’ün göbeğinde güzel bir etkinliğe imza atalım dedik. Aslında iki etkinlik arasında altı ay var ve bu süre kitapseverlerin birbirini özlemesi bağlamında uzun bile sayılır. 🙂

Etkinlik programı dolu dolu ayarlanmış. Neler olacak, içerikten bahseder misiniz?

Festivaller elbette ticari işler. Ama bütün bu etkinlikleri yaparken, aynı zamanda okura farklı katkılar da vermek istiyoruz. O yüzden her seferinde mesleğimizle, kitapçılık tarihiyle ve edebiyatla ilgili söyleşilerle festivalleri zenginleştirip; gerek bulunduğumuz mekânla ilintili gerekse mesleğimizin incelikli, hoş yanlarını vurgulayan sergiler açıyoruz. Bu aynı zamanda kültürel bir vazife ve kültürel gönül borcu olarak baktığımız bir nokta.

Bu festivalde, yine, çok güzel söyleşiler var. Ama öncelikle çocuklar için yapacağımız Küçük Prens atölyesinden bahsetmek gerek. Sevgili Çağla’nın yürüttüğü bu atölyede çocuklar, Küçük Prens’in evrenindeki farklı dünyaları, farklı duyguları fark edecekler. Bu klâsik hikâyeyi bambaşka bir gözle görecekler. Peşi sıra Küçük Prens Müze Girişimi’nden arkadaşlarımız Küçük Prens’in yazılma ve dünya dillerine çevrilme sürecini anlatacaklar.
Modern edebiyata dair de güzel işler yapacağız. İlk gün “Gerisi Hikâye” ekibi anonim, geleneksel anlatıdan başlayıp Stephen King’e kadar gelen, edebiyatın önemli damarlarından korku edebiyatını masaya yatıracak:)

Pazar günü iki ustamız Nedret İşli ve Sabri Koz klâsik edebiyattan, cönklerden başlayarak edebiyat tarihimizden, yazma eserlerden dem vuracaklar.

Pazartesi müthiş bir söyleşi var. Olgay Söyler, edebiyat ve kültür tarihinin en muammalı isimlerinden Mehmed Siyah Kalem’i anlatacak.

Salı günü de harika. Ankara’da yaşayan,  Türkiye’nin en önemli biriktiricisi, selüloz âşığı Talat Öncü, bizim camiamızda koleksiyonerliği ile bilinen sevgili Osmantan Erkır ile keyifli ve doyurucu olacağını düşündüğüm, tadı dinleyenlerin damağında kalacak bir söyleşi yapacak. Kitapla ilgisi olan herkesin dinlemesi gereken bir sohbet diye düşünüyorum.

Sonraki gün Nâzım Hikmet’i Sinan Şanlıer’den dinleyeceğiz. Şanlıer, Nâzım’ın unutulmuş, bilinmeyen, takma adla yazdığı için fark edilmemiş eserlerinin peşinde koşan bir araştırmacı. Konu ile ilgili kitabı da yakın zamanda yayımlandı.

Perşembe günü katılamayan çocuklar için bir Küçük Prens atölyesi daha yaptıktan sonra; masal toplayıcısı, derleyicisi ve anlatıcısı Ersin Şen Şahmaran masallarının büyülü dünyasına bizi davet edecek.

15 Haziran’a kâğıtla, kitapla, sahaflıkla ilgisi olan herkesi bekliyoruz. Çünkü biri Ankara’dan biri Kadıköy’den iki ustamız mesleğimizin tarihçesini baldan tatlı sohbetleriyle aktaracaklar.
16’sında yazar-çevirmen Fuat Sevimay, James Joyce ve Oğuz Atay’ı anlatacak, bu iki devi karşılaştırmalı olarak dinleme fırsatımız olacak. Sevimay’ın Joyce çevirmeni olduğunu da belirtmeliyim.

Son güne, son akşama sevgili hocamız, koleksiyoner Haluk Oral’ın sohbetini planladık. Orhan Veli’den Ahmed Arif’e, Melih Cevdet’ten Necip Fazıl’a, şiir dünyamızın şahikalarının o çok bilinen, muazzam şiirlerinin yazılma hikâyelerine yolculuk yapacağız. Etkinliğimizi bu müthiş keyifli söyleşi ile noktalayacağız.

Bununla beraber festival boyunca, meraklıları için üç sergimiz açık olacak. İlk sergimiz NHKM’de. Nazım’ın hapse girdiği döneme kadar basılan, eliyle dokunduğu, yayıma hazırladığı eserlerinin kopyalarını, hikâyeleri ile paylaşacağız. Diğer sergimiz kitapçı etiketleri ve exlibrisler. Bu sergide Osmanlı’dan gününüze kitapçılık, yayıncılık tarihimize kitabevi etiketleri üzerinden şahit olacağız. Aynı zamanda çok özgün exlibris örnekleri de sunacağız. Son sergimiz ise gazeteci Ali Suavi üzerine. Yakın tarihin bu önemli karakteri, festivali yaptığımız sokağa adını vermiş. Bu vesileyle, bu sokağa gelenlerin, burada zaman geçirenlerin; adres ya da akıllı telefonlarında bu ismi görenlerin zihinlerinde Ali Suavi’yi ve hatta ilişkili olduğu Jön Türkleri biraz daha somutlaştırarak; siyaset ve gazetecilik tarihi üzerine mini bir sergileme yapmış olacağız.
Etkinliklerimiz böyle.

Biraz da kendimizden bahsedeyim. Bir derneğimiz var; sahaflığı severek, tutkuyla yapan arkadaşlardan kurulu. “Piyasa”da fuar/festival çokluğu ve bu çokluğun oluşturduğu bir “sektör” mevcut. Kontrolsüz olduğu için de mesleğimizi yanlış ve olumsuz tanıtan pek çok katılımcının olduğu işlere imza atılıyor. Bunun önüne geçebilmek ve yaptığımız işi daha iyi ifade edebilmek için işbirliği yapan belediyelerle ya da kendi kısıtlı imkanlarımızla etkinlikler düzenliyoruz. Katılan arkadaşları da temsil kabiliyeti, iş ahlâkı yüksek, mesleğe hâkim, gelen okuru bilgisiyle de doyurabilecek kişilerden seçerek, kendi açımızdan da huzurlu ve verimli etkinliklere imza atmaya çalışıyoruz.

42 tane sahaf katılacakmış. Bu rakam, ziyaretçiler için geniş bir yelpaze sunacak gibi duruyor. Sahaflar nelere dikkat edip organize oldu, okuyucuları neler bekliyor?

Gelen arkadaşlarımız meslek icabı zaten baskısı olmayan, nadir bulunan kitaplar, Osmanlıca kitap ve mecmualar getirdiği gibi; hitap ettiğimiz genç kitleyi de rahat kitap almaya teşvik edecek ikinci el uygun fiyatlı kitapları raflarında bulunduruyorlar. Koleksiyonerler ve koleksiyoner olmaya niyetlenenler için getirdiğimiz ilk baskı ve imzalı kitaplar da cabası. Sözün özü, bu büyük, güzel ve kültürel derinliği yüksek ilçede dokuz günlük çok tatminkâr, nitelikli ve dolu dolu bir etkinliğe, müthiş keyifli bir festivale imza atmaya geliyoruz.

Daha gerçekleşmeden adından sıkça söz ettiren Kadıköy 1. Sahaf Günleri kitapseverlerin kaçırmaması gereken bir etkinlik olacak.

Haydarpaşa Sahaf Festivali ve sahaflığın özüne dair Ümit Nar ile daha önce gerçekleştirdiğimiz söyleşi için:

Sahaflığa hak ettiği değeri yeniden kazandırmak üzerine: Haydarpaşa Sahaf Festivali