Ana SayfaEkolojiDoğaÇevre bilinci çocuklara nasıl aşılanır?

Çevre bilinci çocuklara nasıl aşılanır?

-

Doğanın ve tabiatın korunmasına dair yapılan çalışmalar son zamanlarda elle tutulur hale gelse de, ortaya çevre bilinci konulması iyi bir eğitimle mümkün olabilir.

Bu da çocukların küçük yaşta, ağaç, toprak ve doğa sevgisinin kazandırılmasının önemini arttırıyor.

Bu bakımdan okul öncesi öğrencilerinden itibaren doğa konusunun ders niteliğinde işlenilmesi ve çevre uygulamalarıyla çocuklara bu sevginin aşılanması gerekiyor. TEMA tarafından geliştirilen projeler bunun örneği olabilir. Söz konusu vakıf, okul öncesi çocuklar üzerinde gerçekleştirdiği etkinlikler sayesinde, doğaya karşı daha bilinçli bir gençliğin yetişmesini sağlıyor.

Sevdirmeliyiz…

Sadece anlatarak veya kitaplardan okutarak, ezberleterek, sınava tabi tutarak, çocuklara doğa sevgisinin kazandırılması mümkün değildir. Toprakla buluşmayan eller, çiçeği koklamayan kişiler, doğanın ne anlam ifade ettiğini bilemezler.

Çocukların çevreyle alakalı tiyatro etkinlikleri yapması, fidan dikimi, toprakla buluşturulması gibi aktivitelerle daha fazla çevreyle ilişki kurmaları gerekir.

Çevreye zarar vermenin insan neslini nasıl etkileyeceğini tiyatroda çocukların işlemesi, bir ağacın değerini anlamaları gerekir. Küçük yaşlarda bu tür aktivitelerin yapılması, ileriki yaşlarda daha bilinçli bir gencin ortaya çıkmasını sağlayacaktır.

Bu anlamda okul öncesi çocuklarından itibaren gerekli olan çevre bilincinin verilmesi gerekir. Sağlıklı ve kaliteli bir hayatı başat faktörlerinden birisi olan çevre bilinci, anne ve babaya verilecek eğitimle de ilgilidir.

Anne ve babanın çevre hakkında çocuklarına sunabilecekleri bir şeyin olmaması, çocuklarında bu konuda bilinçsiz yetişmesine neden oluyor.

Anne ve babalarında bu sürece dahil edilerek, çevrenin korunması, yeşillendirilmesi ve ağaçlandırılması çalışmalarına çocuklarıyla beraber katılmaları gerekiyor.

Çocuklara evlerinde bakacakları çiçek, fidan ortamların sunulması, çocuğun daha da bu işe önem vermesine ve güzel bir uğraş edinmesine sebep olur. Bu anlamda devlet kurumları elinden geleni yapmakla yükümlü olduğu gibi, bizler de bulunduğumuz konumda mesul durumdayız.

Hazırlayan: Ernest M.
Başlık Görseli: Parent Well Being

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...
Konuk Yazar
Konuk Yazar
Siz de Gaia Dergi'de yazılarınızın çıkmasını istiyorsanız [email protected] üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol