Ana SayfaEkolojiDoğaAtık plastiklerimiz nereye gidiyor?

Atık plastiklerimiz nereye gidiyor?

-

Five Gyres Enstitüsü’nden Marcus Eriksen ve iş arkadaşlarının 10 Aralık 2014 tarihinde yayınladıkları PLOS ONE isimli açık erişimli bültene göre, Dünya okyanuslarında 269 bin tona yakın atık plastik kirliliği bulunuyor olabilir.

Mikroplastik kirliliğinin, dünya okyanuslarında yüzen mikro ve makro plastiklerin yoğunluk ve kütleleri ile ilgili yeterli destekleyici verinin olmamasına rağmen; dünya okyanuslarında değişken yoğunluklarda bulunduğu biliniyor.

Dünya okyanuslarında yüzen plastik parçacıklarının miktarını ve ağırlığını daha başarılı hesaplamak için, 2007 ve 2013 yılları arasında altı ülkeden bilim insanları beş farklı alt tropikal girdap bölgelerine, Avustralya sahillerine, Bengal körfezine ve Akdeniz’e düzenledikleri 24 farklı keşif seferleriyle veri topladılar. Plastik dağılım modeli oluşturmak için büyük plastik parçacıkları ve ağlarla toplanan mikroplastiklerin görsel araştırmalarda gözlemlenen verileri toparlanmıştır.

5,25 trilyon plastik parçacığı olabilir

Dağılım modeline ve toparlanan verilere istinaden bilim insanları okyanuslarda, en az 269 bin ton ağırlığında 5,25 trilyon plastik parçacığının olabileceği tahmininde bulunuyorlar. Büyük plastik parçacıkları sahil kesimlerinde bolca bulunurken, beş alt tropikal girdap bölgesinde mikroplastik boyutuna ve bilim insanlarının olasılık dâhilinde olmayacağını düşündükleri izole alt kutup girdap bölgelerinde çok küçük mikroplastik boyutlarına çözünüyorlar. Küçük ölçekli mikroplastiklerin oluşumu ve dağılımı, okyanusların izole bölgelerinde oluşan girdapların öğütücü etkisi gösterip büyük plastik parçalarını mikroplastiğe indirgemesi ve ardından okyanusa saçmasıyla gerçekleşiyor.

Five Gyres Enstitüsü’ndeki araştırmanın yöneticisi Dr. Markus Eriksen, araştırmaların, dünyanın yüzen çöp parçalarının son durağının beş alt tropikal girdap bölgeleri olmadığını mikroplastik boyutta tüm okyanus ekosistemi ile etkileşimde olduklarını açıkladı.

Kaynak: Science Daily
Hazırlayan: Sasun Bazaryan

SON YAZILAR

Güvenli sokaklar ülkesinin ölü çocukları ve hayvanları

İktidarın hayvanları tecrit etme ve öldürme hevesi, muhalefetin katliam yarışı ile birleşince sokaklar hızla hayvansızlaştırıldı 1. Artık her gün geçtiğimiz yollarda hayvanlardan kalan boşluklar karşılıyor...

Modern çağın jeolojik heykelleri: Dünyanın 70 çölünden doğan bir mimari arşiv

Apple Park’ın zeytin ağaçları arasında, dünyanın yetmiş farklı çölünden toplanan kumlarla üretilmiş dört yüzü aşkın cam sütun yükseliyor. Katie Paterson ve Zeller & Moye tasarımı "Mirage", malzemeyi jeolojik bir hafıza kartına dönüştürürken, sınırları eriten küresel bir iş birliğini simgeliyor.

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.
Konuk Yazar
Konuk Yazar
Siz de Gaia Dergi'de yazılarınızın çıkmasını istiyorsanız [email protected] üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol