Ana SayfaEkolojiAvcıpınarı Köyü Sakinleri: Avcıpınarı köylünündür; maden değil yaşam, şirket değil adalet istiyoruz

Avcıpınarı Köyü Sakinleri: Avcıpınarı köylünündür; maden değil yaşam, şirket değil adalet istiyoruz

-

Sivas’ta bulunan ve sakinlerinin ana geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan Avcıpınarı Köyü’ne maden ocağı açılması kararı verildi. Doğal gaz boru hattının, sit alanlarının yakınına ve halkın geçim kaynağının tam ortasına kurulması planlanan maden ocağına “ÇED gerekli değildir” raporu veren bakanlık bu kararını asrın felaketi şeklinde ifade edebildiğimiz felaketin beşinci gününde, 10 Şubat 2023’te aldı.

Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde yer alan Avcıpınarı Köyü sakinleri 10 Şubat 2023 tarihinde alınan maden ocağı kararına, köy halkına yaşam alanı kalmayacağı gerekçesi ile tepki gösterdi. Köy halkının Twitter’da açtığı Avcıpınarı Savunması adlı hesabında paylaşılan karar ve gerekçeler ise yakından tanıdığımız bir senaryoya işaret ediyor: Maden ocağı yine açılmaması gereken bir alana açılmak isteniyor. Tarım arazisi olan bölgede yaşamı sona erdirecek maden ocağı projesine karşı köy halkı ise şunu söylüyor: “Ülkeyi şirket gibi yöneteceğiz deyip köyleri tek tek şirketlere sattılar. Avcıpınarı köylünündür; maden değil yaşam, şirket değil adalet istiyoruz.”

Kurşun, çinko, bakır, gümüş ve altın araması yapılması planlanan maden ocağının kurulmak istediği alan halkın tarım ve hayvancılık yaparak geçimini sağladığı, doğal gaz boru hattına tehlikeli mesafede yakın ve Kilise Tepesi isimli sit alanına da 380 metre gibi yakın bir mesafede yer alıyor. Bütün bu olumsuzluklara rağmen ÇED gerekli değildir raporu alan proje köyü talan edecek, halka yaşam alanı bırakmayacak ve olası bir aksilikte doğalgaz boru hattı da risk oluşturuyor. Avcılar köyü sakinleri talan değil yaşam diyor ve ekliyor: Köyün il ve ilçeye tek ulaşım güzergâhı, proje uygulandığı vakit yıllar boyunca işgal edilecek, halk tarafından kullanımı şirket araçlarınca engellenecek. Kamyon ve diğer ağır vasıta araçların taşıdığı yük, yaydığı zararlı maddeler köylünün yaşamını tehdit edecek. Ana asfalttan maden alanına sapan yol köyün ortasından geçiyor. Maden sadece “açık araziyi” değil, köyün yerleşim yerlerini de talan ediyor. Şirket zararı tazmin edeceğini belirtiyor. Tazmin değil iptal istiyoruz. Seni burada istemiyoruz!

Sit alanına 380 metre, Sivas Kültür Varlıkları Koruma Bölge Müdürlüğü nerede?

AVC Anatolia Resources Madencilik adlı maden şirketinin maden ocağı, cevher zenginleştirme tesisi ve maden atık depolama tesisi için açmak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yaptığı başvuru olumlu sonuçlandı. Bakanlık tarafından ÇED gerekli görülmedi. Sonuçlarını bir bir yaşadığımız tedbirsizliklerin suçluları çalışmaya devam ediyor. Sit alanına ve doğal kaynaklara komşu olacak maden ocağına ve AVC Anatoli Resources adlı şirketin projesi doğal kaynaklardan, sit alanının korunmasından ve köy halkının can sağlığından daha kıymetli görülmüş olacak ki Sivas Kültür Varlıkları Koruma Bölge Müdürlüğü de konuya tepki vermedi.

Köy halkı Avcıpınar Savunması sayfasından destek istiyor ve ekliyor: Maden sahası köy topraklarında olmasına rağmen Kızılköy, Kavak, Sandal gibi sınır köyleri de etkiliyor. Civar köy muhtarları da projeye karşı çıkıyorlar. 1990 öncesinde aynı yerde bakır madeni işletilse de 90’ların başında faaliyetine son verilmişti. Bunun en büyük sebeplerinden birisi bölgedeki kanser vakalarının artması. Avcıpınarı ve civar köyler ciddi bir asbest yatağını barındırıyor. Bu nedenle burada maden aramak felaketin boyutunu daha da artırıyor. Avukatımız muhtarlık ve Ankara Köy Derneği adına dava açıyor. Birçok arkadaşımız da davaya müdahil olacaklar. Öte yandan bu savaşı kazanmak için daha kalabalık olmamız ve büyük bir kamuoyu baskısı yaratmamız gerekiyor.

#avcıpınarısavunması

#avcıpınarınısavun

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...
Gamzegül Kızılcık
Gamzegül Kızılcık
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Kadın hakları mücadelesi, çocuk hakları ve LGBTİ hakları konularına ilgili. Doğal hayatın korunması konusuna meyledişi ve Gaia Dergi ile yollarının kesişimi sonucunda da; direnişçi bir kadın, gazeteci.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol