Bazen tarihin sadece kitap ya da bir makaleden ibaret olmadığını bi’zatihi hayatın kendisi olduğunu unutuyoruz. Bizlerin de tarihin bir parçası olduğunu, onu yaşadığımızı ve yaptırdığımızı da. Ve sanat; bizlere  göremediğimiz penceresinden hayatın ağır yüklerini hatırlamamızda yardımcı olur.

Persepolis, Marjana Satrapi ve Vincent Paronnoud tarafından hazırlanan bir animasyon filmi. Film, Satrapi’nin aynı ismi taşıyan dört ciltlik otobiyografisinden uyarlanmıştır.

Film, çağdaş İran’ın öyküsünü büyük emelleri olan küçük bir kızın bakış açısından yansıtmıştır. Devrim başladığında henüz 5 yaşında olan Satrapi’nin olayları değerlendirme biçimi de bu noktada önemli bir adımdır.

Filmin, ilk bölümü incelendiğinde Marjane’nin üç kuşak ailesinin yaşamının ve mücadelesinin derinine inilerek diktatörlük, petrol ve bağımlılık, isyan ve devrim bastırma gibi daha fazla isyana yönelik tarihi gelişmeler sunulur.

Persepolis, İslam Cumhuriyeti’nin suçlarını gözler önüne sermektedir. Çoğu insanın bunu kabul etmesine rağmen kendi istekleri kişiyi iktidara getirme ve halkı bastırma konusunda batının rolü görmezden gelinmektedir. İzleyici, Şah’ın; babasını iktidara getiren ülkenin petrolünün yağmalanmasını, Savak işkencecilerinin CIA tarafından eğitilmesini ve İran- Irak savaşında batılı ülkelerin, silahlarını her iki tarafa satmalarında İngiltere’nin rolünün farkına varmaktadır.

1979 İran Devrimi

1979 yılında Muhammet Rıza Pehlevi’nin tahtından indirilerek mutlak monarşi rejimi sona erip Ruhullah Huseyni’nin yerine geçmesi ile beraber günümüze kadar sürecek olan İran İslam Cumhuriyet’inin temellerinin atılması olayıdır.

Nedenleri ise, başta Pehlevi’nin batılılaşma çabalarına muhafazakâr kesimin şiddetle karşı çıkması; sol kesimin de sosyal adaletsizlik ve siyasi baskılara tepki göstermesidir.

İşin en garip kısmı şudur ki; devrim sırasında ilk önce liberal, sol ve dini gruplar Şah’ı devirmek için birleşmiş; Şah’ın devrilmesinden sonra ise iktidara yükselen Ayetullah Humeyni, muhalif lider ve grupları ortadan kaldırmış ya da sindirmiştir. Devrim süresince farklı gruplar Şah’ı devirmek amacıyla birleşmiş, İslamcılar bu süreç içinde güçlenerek devrimi bir İslam devrimine ve demokrasi sloganıyla zafere ulaştıkları diğer grupları saf dışı bırakarak sonunda dünyanın en acımasız diktatörlüklerinden birine dönüşmüşlerdir.

Devrim sonucunda 2 bin 500 yıldır İran bayrağının simgesi olan “Aslan ve Güneş” figürleri yerine “Allah” yazan logo, bayrakta kullanılmaya başlamış. Ayrıca devrimin, zafere ulaşmasının tarihi olarak İran takvimine göre 22 Bahman’ı (11 Şubat) simgeleyen 22 kez “Alluhu Ekber” yazısı bayrağa eklenmiştir.

Kaynak: 1, 2, 3