Cosmis Wings, 70’li yıllardan başlayıp 80’lere kadar uzanan sound’uyla “Sapına kadar Rock” diyor.

Türkiye’de özellikle 2000’lerin ortasından sonra yaygınlaşıp zamanla olgunlaşan “alternatif rock”, kendine çokça dinleyici bulmuştu. Daha çok kentli orta sınıfta ve üniversite öğrencileri arasında bir kitleye hitap eden bir tarz olarak kendi açtığı kulvarda sağlam adımlarla yürümeye devam etti. Bu dönemi izleyen yıllarda “alternatifin alternatifi” diye adlandırabileceğimiz, daha çok deneysel sularda gezinen isimler sahneleri paylaşmaya başladı. Fakat bu “tarlaya ekilen her fidan” aynı meyveyi vermeye başladı.

Standart Brit ve Indie melodilerinin, kalabalık içindeki yalnızlıklar, inci tanesi kadar hassas kalpler ve ucundan azıcık muhalefetle el ele tutuşması, kılavuzu drum’n bass olmasına rağmen “kulağa hoş gelen her şeyi” dinleyen kitle üzerindeki etkisini kaybetmedi. Buna bir de benim “müzikal imaj” olarak adlandırdığım görsel materyallerin de (bir örnek giyinmiş, kravatlı ve fötr şapkalı grup üyeleri vb.) eklenmesiyle, bu tarz, “alan razı, veren razı” şiarıyla yoluna devam etti. Heyecan ise hep aynı çizgide kaldı. Türkiye’de rock’ın “baba”larını meclis dışında tutarak yazıya devam edersek ortalığın silkinmesini sağlayacak bir ses duyamadık. Ta ki taze çıkan Cosmic Wings’in Tantana Records’tan çıkan grupla aynı adı taşıyan albümü dinleyene kadar…

Tarkan Mertoğlu, Lale Kardeş, Baki Turanlı ve Barış Çelenk’ten oluşan Cosmic Wings’i nokta atışıyla cayır cayır heavy rock olarak tanımlayabiliriz. Grubun gazı bol sound’unun Lale Kardeş’in türün çıktığı dönemdekinden farksız vokaliyle dansı “Hey, hadi gidip biraz rock yapalım,” cümlesini grubun sloganı haline getiriyor. Cosmis Wings’in bir diğer özelliği de her yeni çıkan grubun diline pelesenk olmuş, “Yüzümüz batıda ama köklerimizi bu toprakların müziğinden alıyoruz” tufasına düşmemesi. Bunu zaten – kayırmak gibi olmasın – Duman ve Pentagram gibi “baba”lar ziyadesiyle yapıyor. Amerika’yı tekrar keşfe çıkmaya gerek yok.

Tüm şarkıların kendine ait olduğu albümde Cosmis Wings, 70’lerin ortalarından 80’lere uzanan müzikal bir çizgide ilerliyor. Ama bunu yaparken kesinlikle kopya çekmiyorlar. Köklerine sadık kalıp üzerine günümüz sound’undan bir şeyler eklemek gibi bir dertleri de yok. Kısaca; “Gidip, Rock yapmaya devam edin arkadaşlar,” deyip yazıyı sonlandıralım.

Kişisel not: Gruba, spor salonunda ağırlık artırmama sebep oldukları için de ayrıca teşekkürlerimi sunarım.