Televizyon kanalları inşaat reklamlarıyla, asgari ücretin birkaç katı taksitlerin sevimli şekillerde süslenip pazarlandığı reklamlarla dolu.

Kentler de birer birer beton ormanına dönüştürülüyor. Sayısal veriler ne kadar doğru bilinmez ama İstanbul Avrupa’da gökdelen sayısı bakımından birinci Ankara ise dördüncü sıraya yerleşmiş durumda. Gökdelenlerde ya da mizahi bir dille asgari ücretin katlarının taksitleriyle reklamlarda çıkan evleri alacak kadar her şey normal mi? Ekonomistlere göre değil. Gökdelenlerin dolaylı olarak inşaat sektörünün krizi tetiklediği söylenmektedir. (kimine göre kriz habercisi)

1873 Ekonomik Krizi ve Equitable Life 

Avrupa’da ilk büyük krizlerden sayılır 1873 krizi ve 1896 yılına kadar sürdüğü için “uzun bunalım” olarak adlandırılmıştır. Krizi tetikleyen şey Avrupa’daki hesaplanamaz büyüme oldu. Britanya buharlı gemileriyle taşığı ürünler 16 kat artırdı. Belçika  ihracatını ikiye katladı. Almanya, Fransa ve ABD gibi ülkeler üretimlerini katbekat artırdı. Sonunda Viyana borsasında 1873 yılında bazı bankalar iflas ettiğini açıkladı. Şirketler de dahil oldu, Amerikalı şirket Jay Cooke & Company iflas ettiğini açıkladığında her yedi Amerikalıdan bir işsiz kalmıştı. O senelerde özellikle 1870 yılında Manhattan’da yapımına başlanan Equiitable Life binası tamamlanır. 1873 yılında bitirilir. İçinde asansör olan ilk gökdelen olarak tarihe geçer.

1929 Buhranı ve Empire State

Amerika’da başlayıp tüm Avrupa’yı etkisi altına alan Big Depression beraberinde ekonomik krizleri getirmesinin yanında Liberalizm’in çöküşüyle Hitler, Mussolini gibi liderlerin sahneye çıkmasına da sebep oldu. Dünya’da elli milyon işçinin işsiz kalmasına,  Amerika’da her dört işçiden birinin işsiz kalmasına sebep olmuş. Empire State  binasına da 1929 Buhranı gölgesinde başlanıldı. Dünyanın en yüksek binası olması istendi. 102 kat ve 1576 merdiven basamağına sahip olmasıyla ilkleri başardı. 18 ayda tamamlandı. Yapımında 60.000 ton çelik kullanılmış. Bittikten sonra 1000 mağaza kapasitesi olsa da içi bol  kaldığından “boş state” denmiştir. Hollywood filmleriyle popülerlik kazandırılmış.

1973 Petrol Krizi ve Willis Tower:

Arap İsrail savaşları sırasında Petrol İhrac Eden Arap Ülkeleri’nin (OAPEC) Viyana’daki bir toplantıda açıkladığı deklarasyon ile petrol krizi oluşmuş. 1970 senesinde yapımına başlanan Willis Kulesi ise petrol krizinin gölgesinde en yüksek bina olmasıyla meşhur olmuştur. 1997 yılına kadar en yüksek bina olmuş ve krizin gölgesinde kalmıştır.

1997 Doğu Asya Mali Krizi ve Petronas İkiz Kuleleri:

Willis İkiz Kulelerin en yüksek rekorunu kıran Petronas İkiz kuleleri yapılmasıyla bir krize sebep oluyor. Kriz önce Doğu Asya’da daha sonra Rusya ve Brezilya, Amerika gibi ülkelerde etkisini hissettiriyor.

2010 Krizi ve Burj Al Khalifa : 

Birleşik Arap Emirlikleri mali krizin içindeyken Burc El Dubai isimle ve yeryüzünün en uzun yapısı için kolları sıvadı. Mali kriz sebebiyle tamamlanamayan yapı için para desteği veren Abu Dabi Emiri Şeyh Halife’ye jest olarak yapının ismi Burc El Halife yapıldı. İnşaat 160 kat ve yeryüzünün en uzun binası, en geniş alanda kurulan yapısı, en uzun asansör gibi rekorları da elinde bulunduruyor.

 

Ekonomistlerin teorisi göz önüne alındığında bazı krizleri gökdelenler veya inşaat sektörü tetiklemiştir. Amerika’da en son Mortgage kredileriyle bir kriz yaşanmıştır. Yine de bazı krizleri de iyice belirgenleştirmiştir gökdelenler. Özel tüketim ve inşaat sektörünün patlaması her ne kadar topluma normalleşme mesajları verdirmek için uygulansa da tam tersi krizleri gösteriyor.

Kaynak: İnsanokur, Milliyet Blog