Tam 15 yıl önce bugün Şili’de Yüksek Mahkeme, General Pinochet hakkındaki suç duyurularını kabul etmişti. 1 Aralık 2000 tarihinde Pinochet’nin ülkesinde yargılanmasının yolu açılıyordu. Fakat yargılanma süreci boyunca ev hapsinde kalan diktatör, işlediği suçların hiçbirinin cezasını tam anlamıyla çekmeden aynı Kenan Evren gibi bu dünyadan göçtü gitti. Pinochet’in sonunu hazırlayan 1988 Referandumu ise “No” filmiyle beyazperdeye yansımıştı.

Augusto José Ramón Pinochet Ugarte ya da kısaca bilinen ismiyle General Pinochet, nam-ı diğer diktatör. 1973 yılından 1990 yılına kadar Şili’yi diktatörlük rejimiyle yöneten General Pinochet’in yargılanmasının önü tam 15 yıl önce bugün açılmıştı. Fakat Pinochet suçlarının cezasını çekmeden 2008 yılında öldü. Ardında ise yıllarını boşa kaybetmiş bir ülke, binlerce yıkılmış harap olmuş aile, öldürülen veya sakat kalan binlerce devrimcinin anısı ve ahı kaldı.

japantimes

General Pinochet, 1973’ten 1998’e kadar Şili ordusunun başkomutanı idi. 1981’e kadar ise Şili cunta hükûmetinin başkanlığını yürüttü. Pinochet, ABD destekli bir askeri darbeyle dünyada seçilmiş ilk sosyalist hükûmet olan Salvador Allende’in Unidad Popular hükûmetini devirdi. Pinochet’in diktatörlük dönemi çok sayıda insan hakları ihlalerinin yaşandığı bir dönem oldu. Pinochet’e yakın olan ülke içindeki kesimler ve ABD hükümetleri ise Pinochet dönemini her zaman için Şili’nin büyük bir ekonomik kalkınma yaşadığı yıllar olarak görmeyi tercih etti.

Diktatör Pinochet, 1915’te Şili’de Valparaiso’da dünyaya geldi. Ailesi Şili’ye göç etmiş Fransız ve Bask kökenli bir aile idi. 1933’te girdiği Santiago’daki askeri akademiyi 1936’da bitirdi. Bir süre ABD’de kaldıktan sonra ülkesine dönüp 1970’te tümgeneral oldu.

1973’ün Ağustos ayında darbeden tam 18 gün önce, general Carlos Prats’ın yerine daha sonra devireceği Salvador Allende tarafından Şili Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı’na getiriliyordu. 11 Eylül 1973 ise Şili ve Güney Amerika kıtasının tarihi için en kara günlerden biri oldu. Gerçekleşen askeri darbe ile Pinochet, Allende’yi devirdi. Allende darbe sırasında askerlerin başkanlık sarayına düzenledikleri saldırı sırasında yaşamını kaybetti.

puranoticia

12 Eylül’e benzeyen bir süreç

Yönetimi ele geçiren başında Pinochet’nin başında bulunduğu cunta ülkede bütün siyasi partilerin faaliyetini durdurdu. Sosyalist muhalefete karşı acımasız bir kıyım başladı. Darbenin ilk üç yılı içinde yaklaşık 130 bin kişinin tutuklandığı iddia ediliyor. Pinochet’nin iktidarda kaldığı 17 yıllık dönemde yaklaşık 2 bin 279 kişi siyasi nedenlerle öldürüldü, binden fazla insan kayboldu, 30 bin civarında kişi işkence gördü, binlerce insan sürgün edildi.

Mart 1974’te anayasayı yürürlükten kaldıran cunta, belirsiz bir süre için iktidarda kalacağını açıkladı. Haziran 1974’te cunta bütün iktidarı kendi elinde topladı. Ülkede liberal çevreler ve iş dünyası bunun bir geçiş dönemi olduğunu düşünüyorlardı. Fakat bunda haklı olmadıklarını zaman onlara gösterecekti. Pinochet, sosyalist muhalefete karşı uyguladığı baskı ve zülumla uluslararası kamuoyunda da yoğun tepkilere maruz kaldı.

Neo liberal ekonomik düzeni Şili’de uyguladı


Pinochet, Allende hükümetinin kontrollü ekonomi politikalarına son vererek ekonomik alanda liberal bir çizgi izlemeye başlamıştı. 1975 yılının ortalarından itibaren Pinochet, serbest piyasacı iktisadi reformları uygulamaya koydu. Serbest girişime dayalı yeni ekonomik politikaların uygulandığı bu dönemde, çalışanların yanı sıra orta sınıfların yaşam düzeyleri de olumsuz etkilendi. Dış borç yüküyle birlikte enflasyon ve işsizlik hızla yükseldi.

Pinochet, yeni anayasanın askeri rejimin sıkı baskısı altında düzenlenen halkoylamasında onaylanarak Mart 1981’de yürürlüğe girmesinin ardından da sekiz yıllık bir dönem için devlet başkanlığını üstlendi. Pinochet yönetimine karşı muhalefet ise ülkede özellikle 1982-84 yılları arasında gittikçe arttı. Yaşanan ekonomik kriz ve buna karşı düzenlenen gösteriler Pinochet’nin tahtını sarsıyordu. Pinochet gittikçe genişleyen protesto eylemlerini görünce 1984’te sıkıyönetim ilan etti. 1986’da Eylül ayında bir suikast girişiminden yara almadan kurtuldu. Ocak 1987’de sıkıyönetimi kaldırarak siyasi partilerin kurulmasına izin verildi. Pinochet, bir dönem daha iktidarda kalabilmek için halkoylamasına başvurduysa da seçmenlerin yüzde 54,6’sının hayır oyu vermesinin ardından iktidarı 1990’da sivillere devredeceğini duyurdu. Genelkurmay Başkanlığını ise 1998 yılına kadar sürdürdü. Ayrıca anayasaya yeni bir madde ekleterek, kendisine “hayat boyu senatör” olma hakkını tanıdı.

Ekim 1998’de bel fıtığı tedavisi için bulunduğu Londra’da iktidarda olduğu dönemde İspanyol vatandaşlarının öldürülmesinden sorumlu tutularak, İspanya’nın suç duyurusunda bulunması üzerine tutuklandı. Yaklaşık 16 ay Londra’da ev hapsinde tutulduktan sonra Mart 2000’de ülkesine dönmesine izin vermesiyle Şili’ye döndü. Pinochet, 10 Aralık 2006’da yattığı askeri hastanede yaşamını kaybetti. Şili hükümeti Pinochet için devlet töreni yapılmayacağına karar vermişti, yalnızca askeri tören düzenlendi. Hükümet ayrıca ulusal yas ilan edilmesine de gerek görmedi.

Guardian Pinochet

Latin Amerika’nın otuz yıllık kabusu

Pinochet’nin ölümü pek çok Şilili için otuz üç yıllık bir kabustan uyanıştı. Pinochet yaşadığı yıllar içinde sadece Şili’nin kabusu olmadı; aynı zamanda Latin Amerika’nın bir dönemine denk vuran diktatörlerin adeta piri ve bir simgesi oldu. Pinochet diktatörlüğü, iç düşman ilan ettiği muhaliflere karşı acımasız bir devlet terörü uyguladı; işkenceler, kaybetmeler, yargısız infazlar gerçekleşti. Üstelik bu vahşet kampanyası sadece Şili’de yaşayanları değil, ülke dışında olanları da kapsadı. Pinochet, işkence uygulamalarını da açıkça savundu. Ona göre kıtaya komünizm mikrobu bulaşmıştı. Bu mikrop yok edilmeliydi, işkence de bu yolda mübah idi.

Diktatörün sonunu getiren referandum beyazperdeye de yansıdı

NO - afisPinochet’in sonunu getiren 1988’deki referandum beyazperdeye de yansımıştı. Şili referandumundan yola çıkarak çekilen “No” isimli film; kampanyada yer alan genç bir reklamcıyı filmin merkezine taşıyordu. Şili’de muhalefet diktatörü alaşağı etmek için, René Saavedra’nın yönettiği “No” başlıklı bir reklam kampanyası başlatmıştı. Bu kampanya, Augusto Pinochet’in sonunu getirecek ve tarihin yönünü değiştirecekti. Pablo Larraín‘in yönettiği “No” filmi 2012 Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptı. René Saavedra rolünde ise Meksikalı popüler aktör Gael García Bernal yer alıyordu. Film dünya çapında eleştirmenlerden olumlu eleştiriler aldı.

“No”, Pinochet’nin, yönetimde kalıp kalmaması yönünde referandum kararı vermesinden sonraki kampanya sürecine odaklanan bir film. Cuntacıların uygulayacağı hileler yüzünden kaybedileceğine kesin gözüyle bakılan bir referandumda, Saavedra’nın toplumsal dinamikleri harekete geçireceği fikirler gidişatı değiştirecekti. O fikir ise her bir vatandaşın hayallerinin canlandırılması ve özellikle kampanya için her gün on beş dakika yer alma hakkı verilmiş televizyon ekranlarında mutluluğa vurgu yapılmasıydı. Bu kampanyanın çetrefilli sürecini anlatan “No” filmi, Pinochet dönemini ve dönemin Şili’sini anlamak için izlenebilecek en iyi filmlerden biri olarak dikkat çekiyor.