İstanbul’un Karadeniz’e bakan kıyısında, Kilyos’taki falezlerle çevrili bir kum madeninin eteklerinde yer alan, 68 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulu Babylon Beach Club’ın bir parçası Monk Restaurant. Mimar Selin Maner tarafından tasarlanan mekân, yılın farklı zamanlarında restoran ve konser alanı olarak kullanılıyor. Üstelik İstanbul’da denizle doğayı bir arada sunan nadir konser alanlarından biri. Bir zamanlar asfalt ve betonla kaplı olan kompleks, binanın dış cephe kaplamasında kullanılan ahşap paneller sayesinde eski doğal görünümüne tekrar kavuştu, restorana eklenen hareketli cam yapı ise mekânın her mevsim verimli bir şekilde kullanılmasına olanak sağlıyor.

Monk Restaurant, ihtiyaç duyulan iç ve dış mekân ölçülerinin mevsimlere göre farklılık göstermesi açısından yaratıcı bir mimari çözüm gerektiriyordu. Babylon Kilyos, ilkbahar ve yaz aylarında açık hava konserleri ve festivaller için 20 bin konser meraklısını ağırlayan bir konser alanı. Ancak kış aylarında sadece 100 kişilik kapasiteye sahip olan kapalı restoran kullanılıyordu ve daha verimli bir kullanım sağlamak için bu restoranın kapasitesinin artırılması gerekiyordu. Tasarım grubu, bu sorunu çözmek için raylar üzerinde hareket eden ek bir cam yapı tasarladılar.

Doğa ile uyum içerisinde

Deniz kenarında bulunan yapıya arzu edilen doğal görünümü kazandırmak için ahşabın kullanımı oldukça önemliydi ve kullanılacak olan ahşap strüktür ve kaplamaların ekstrem hava koşullarına dayanıklı olması da önem arz ediyordu. Güney Asya’da uzun süre çalışmış olan Selin Maner için kullanılacak ahşabın sürdürülebilir olması ve tropikal bir kaynaktan elde edilmemiş olması gerekiyordu. Bunun için Norveç menşeli Kebony markasına ait, tarımsal atıklardan üretilen biyo-likitler yoluyla yumuşak keresteye sert kereste özelliği kazandırma teknolojisiyle elde edilen sürdürülebilir ahşap malzeme kullanıldı.

Hareketli cam yapı için ise Libart Freestanding(Bağımsız) hareketli sistemler tercih edildi. Kış aylarında sıcak bir ortam sağlayan restorana raylar üzerinde hareket ederek mekanı denize doğru genişleten cam yapı eklendi. 800cmx750cm boyutlarında ve 400cm yüksekliğindeki bu cam yapının hareket etmesi için kullanılan motorlu sistem güneş enerjisiyle şarj ediliyor ve bu da sürdürülebilirlik açısından önem taşıyor. Kışın denize doğru genişleyerek daha fazla sıcak alan imkânı sunan yapı, yazın geometrisini taşıdığı restoran binasının içine çekilerek yerleşiyor ve açık alan kapasitesini arttırıyor.

İklim koşullarına dayanıklı

Hareketli cam yapı rüzgâr ve kar yüklerine dayanıklılık göstermesi için özel olarak tasarlanmış ısı cam ile kaplı alüminyum ve paslanmaz çelik bağlantı elemanlarından oluşuyor. Aynı şekilde, dış cephe kaplamasında kullanılan Kebony marka ahşap da aşınmaya ve yıpranmaya karşı dayanıklı özellik gösteriyor. Kullanılan ahşap malzeme normal ahşaba oranla çürümeye, mantarlara ve böceklere karşı normal ahşaptan daha dayanıklı ve malzemenin çalışma (daralma ve genişleme) oranı yüzde 50 daha düşük.

Doğaya uyum sağlayan mimarisi, mevsimsel koşullara dayanıklı ve doğa dostu malzemeleri, mekânların maksimum verimlilikle kullanılmasını sağlayan kinetik mimarisi ile Babylon Kilyos Türkiye’de sürdürülebilir mimari pratiğine önemli bir örnek oluşturuyor.

Kaynak: Eko Yapı, e-architect, fca, kebony