Ana SayfaGüncelAlıntıYağmur ormanlarında dünyanın en büyük ağaçlandırma projesi

Yağmur ormanlarında dünyanın en büyük ağaçlandırma projesi

-

Dünyanın en büyük ağaçlandırma projesi kapsamında, Amazon Ormanlarına 73 milyon ağaç dikilmesi planlanıyor.

Brezilya’daki bu organizasyonla, yeni teknikler kullanılarak 70 bin dönümlük alanın ağaçlandırılması hedefleniyor.

Bu yeni teknikle daha dayanıklı ağaçlar ortaya çıkıyor.

Bu ağaçlandırma yönteminde, fide ekmek yerine 1 metrekarelik alana 200 farklı tohum atılıyor ve en güçlü tohum hangisiyse hayatta kalıyor; daha güçlü bir orman yapısı oluşturuyor.

Galaksimizde Dünya dışında yaşanılabilir gezegenler olsa da, bu gezegenlerden en yakını Dünya’ya yaklaşık 110 trilyon kilometre uzakta.

Dünya’nın yaşanılabilir olmasında etkisi olan ve “Dünya’nın akciğerleri” diye tanımlanan yağmur ormanları son yıllarda büyük zarar gördü.

Ağaçlandırma çalışmaları yapan Conservation International şirketi, gelecekte küresel ısınmayı engellemek için veya en azından yavaşlatmak için yeni bir projeye imza atacak.

Yağmur ormanlarında son yıllarda büyük bir tahrip yaşanıyor.

30 bin futbol sahası büyüklüğünde

Tarihteki en büyük tropikal ağaçlandırma projesiyle önümüzdeki 6 yıl içerisinde, 73 milyon ağacın Brezilya’nın Amazon, Acre, Para, Londônia, bölgelerinde, mera yapılmak için üzerindeki ağaçlar kesilmiş 70 bin dönümlük (30 bin futbol sahası büyüklüğünde) alana dikmesi bekleniyor.

Küresel ısınmayı engellemek için Paris Konferansı’nda alınan kararda tropikal ormanların korunması hedefi konulmuştu.

Conservation Internationalın Yönetim Kurulu Başkanı M. Sanjayan, “Sadece ağaçların korunması değil, hangi ağaçların korunduğu da önemli. Atmosferin temizlenmesini istiyorsak, yağmur ormanları önemli” dedi.

Ormanların azalması engellenebilirse, karbon salımı miktarı %37 oranında azaltılabiliyor.

Son 40 yılda Amazon Ormanları’nın %20’si azaldı ve gelecek 20 yılda %20’sinin daha yok olacağı tahmin ediliyor.

M. Sanjayan“Bizim ağaçlandırma tekniğimiz diğer bölgelerde de gerçekleşirse, maliyetler büyük oranda düşer” dedi.

Alıntı: BBC Türkçe

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol