Adettendir, yıl sonu geldiğinde en iyiler listeleri yapılır. En iyi albümler, en iyi filmler, en iyi kitaplar listeleri dergilerde, internet sitelerinde, gazetelerde boy gösterir. Biz sanatın yarıştırılamayacağı fikrinden yola çıkarak bir sıralama yapma işine hiç girmek istemedik. Sadece geçen yıldan iz bırakan, güzel anlara vesile olan albümlerden bir derleme yaparak sizlere geride bırakmakta olduğumuz yılı hatırlatmak istedik. Buyrunuz 2015’te güzel anlara vesile olan 10 yerli albüm:

Gölge Etme – Kaan Tangöze

Gelecek yıllarda 2015’in ve de hatta 2010’lu yılları en iyi anlatan albüm hangisi idi diye sorulursa Kaan Tangöze’nin albümü kesinlikle bu listede başı çekecek. Tangöze’nin albümü, tam anlamıyla bir şehirli ozan albümüydü. Şehrin, ülkenin gündemini dert edinen bir şarkıcının içsel dökümüydü. Bu içsel döküm geniş bir kitleye dokunmayı da başardı. Albüm, Gezi direnişinin de halen sanata etki ediyor olduğunun da bir göstergesiydi. Özellikle “Bekle Dedi Gitti” yılın şarkılarından biri oldu.

https://www.youtube.com/watch?v=IBG8W20zRhM

Kamlama – Kes

Cenk Turanlı, Mehmet Demirdelen ve Emre Kula’dan müteşekkil progresif rock projesi Kes ilk albümünü 2015’de yayınladı. Bu enstrümantal albüm; davul, bas ve gitarın müthiş uyumu içinde sadenin güzelliğini ve zenginliğini bize tekrar gösterdi.  Yılın en derinlikli albümlerinden biri “Kamlama” idi.

https://www.youtube.com/watch?v=2lsizzRx59U

Sabah – Nilipek

Yılın en tatlı sürprizlerinden biri. Nilipek bir süredir zaten özellikle YouTube’da meşhur bir müzikal şahsiyetti. İlk albümü de merakla özlemle bekleniyordu. “Sabah” imdada yetişti. Çok düzeyli ve incelikli bir grup müziği üstüne nitelikli lirikler. Nilipek’in albümü; ihtiyacımız olan sukuneti bize müziğin estetiği eşliğinde sunan anlar hediye etti.

Silik Düşler – Can Güngör

Yılın diğer bir güzel sürprizi. Aynı Nilipek’te olduğu gibi, akıp giden bir albümdü Can Güngör’ünkü. Türkiye müziğinde sıkıntısı çekilen kaliteli söz yazımı konusunda da boşluğu dolduran bir albüm idi.

Finnari Kakaraska – Yasemin Mori

Yasemin Mori’nin seveni çok, sevmeyeni de. Ama şu bir gerçek, onun müziği farklı, özgün. Tarzlar üstü bir müziği var. Son derece kendine has. 2015’te de yine çılgın bir albümle karşımıza çıktı Mori.

Mabel Matiz – Gök Nerede

İlk albümünde daha kısıtlı bir dinleyici kitlesi vardı Mabel Matiz’in. Bu kitle her geçen yıl ve her geçen albüm, adeta bir çığ gibi büyüdü. 2015 bu çığın en fazla büyüdüğü, adeta zirvelere sığmadığı yıl oldu.

Feridun Düzağaç – Başka

Feridun Düzağaç, Türkiye rock müziğinin büyük isimlerinden. Dolayısıyla her albümü mutlaka merakla beklenir, çok dinlenir. “Başka” albümü de merak uyandırdı, şimdiye kadar da genelde beğenildi, olumlu eleştiriler aldı.

İlkay Akkaya – Hayat

Türkiye’de protest müzik denince akla gelen isimlerden biri İlkay Akkaya’dır. Akkaya ama bu tarzı sadece sloganvari sözler ve birbirine benzer şarkı yapılarıyla sınırlamaz; onun ötesinde deneyen, hep daha iyiye, daha özgüne ulaşmaya çalışan benzersiz bir müzisyendir. Ve her zaman kalbinin ve vicdanının sesini isyana dair haykırışlarıyla en iyi şekilde harmanlar. “Hayat” albümünde yaptığı gibi.

Göksel – Sen Orada Yoksun

Dünyada bir Adele albümü nasıl bekleniyor ise Türkiye’de de bir Göksel albümü o merakla ve çılgınlık boyutuna varan bir popülarizm eşliğinde bekleniyor diyebilir miyiz. Desek mübalağa etmiş olmayız sanırsak. Göksel’in yeni albümü çıktığı dönemde ciddi şekilde gündem yarattı, o kadar çok dinlendi ki, belki çabuk bile eksidi.

Hüsnü Arkan – Kırık Hava

“Bölüşmek Şart”. Hüsnü Arkan’ın albümü sırf bu şarkı için bile çok özel bir yere konabilir. Ve şu güzelim sözleri için: “Mavi yetmiyor mu/ Bölüşmek şart. Yeşil kimin yeşili/ Bölüşmek şart/ Bu karpuz çok kırmızı/ Bölüşme şart/ Dünya çok büyük, bu geçe çok uzun, çok dertli/ Bölüşmek şart”

Tabii Arkan’ın albümü sadece bu şarkıdan ibaret değildi, çok daha ötesi, çok daha yeşili, mavisi ve kızılı idi.