Ana SayfaEkolojiDoğaOzzy Osbourne'un ismi Amazon'da keşfedilen bir kurbağaya verildi

Ozzy Osbourne’un ismi Amazon’da keşfedilen bir kurbağaya verildi

-

1981 yılındaki bir konserinde kendisine bir hayranı tarafından atılan yarasanın kafasını ısırarak kopartan, sonra da “Ben onu plastikten yapılma bir oyuncak zannetmiştim” şeklinde açıklamada bulunan doom metalin babası Ozzy Osbourne, bu olaya dayanılarak, Amazon’da keşfedilen, yarasa sesli kurbağanın isim babası oldu.

Amazon ormanlarının el değmemiş derinliklerini keşfe çıkan bilim insanları, kulakları delen bir ses duydular. Yarasa çığlığına benzeyen bu sesin kaynağına doğru giden bilim insanları, sesi çıkaranın 19.4 milimetrelik turuncumsu, kahverengi bir kurbağa olduğunu tespit ettiler. Ekipte bulunan ve Brezilya’daki Museu Paraense Emílio Goeldi müzesinde çalışan doktora sonrası öğrencisi Pedro Peloso “ Sesi duyduğumda, bunun yeni bir tür olduğunu anlamıştım. Daha önce hiç böyle bir ses duymamıştım” şeklinde heyecanını dile getirdi. Daha sonra kurbağaya bir isim bulmak için fikirleşen ekip, aralarındaki eski metalcilerin Ozzy Osbourne‘un konserinde yaşanılan olayın konusunu açmasıyla, keşfedilen bu yeni kurbağa türüne Dendropsophus ozzyi ismini verdi. Çiftleşme döneminde dişisini bulmak için yarasa benzeri tiz sesler çıkaran ve ses torbası şeffaf ve alışılagelmişin dışında büyük olan bu yeni tür, ismini müziğin büyük isimlerinden alan ilk canlı türü değil.

Amazonlar'da keşfedilen bir kurbağaya Ozzy Osbourne'un adı verildi.
Fotoğraf: © Pedro Peloso

Daha öncesinde buna benzer sayısız örnek yaşanmıştı. Megadeath grubu solisti Dave Mustaine‘den esinlenilerek isim alan tarantula Aphonopelma davemustainei, Motörhead grubundan olan Lemmy Kilmister‘den esinlenilerek isim alan deniz solucanı Kalloprion kilmisteri ve ismini John Lennon’dan alan tarantula Bumba lennoni  bunlardan sadece birkaçı. Yeni kurbağa türüyle ilgili bilim insanlarının yayınladığı makaleye ise Zootaxa dergisinin 3881’inci cildinin, 4’üncü sayısından ulaşabilirsiniz.

Kaynak: Loudwire, Io9, Iflscience
Fotoğraf: 4ukrainians
Çeviren ve Derleyen: Selma Çam

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...
Selma Çam
Selma Çam
Hayat hikayemi anlatmaktansa, hayatın kendi hikayesinden anladıklarımı anlatmayı yeğlerdim, oysa ki üç aşağı beş yukarı hepimizin hayattan anladığı ve anlamadığı aynı. Anlatmak ise kelimelerin yetersizliği içerisinde kendi anlamını kaybediyor. Hiç bir şey anlatmasam da anlayabilen için çok bile anlattım. Erkan Oğur'un da dediği gibi; "Bu işin sonu sessizlik."

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol