Ana SayfaEkolojiKentleşmeAraç paylaşım hareketi: Yoldaş Araba

Araç paylaşım hareketi: Yoldaş Araba

-

Özellikle soğuk kış günlerinde durakta otobüs beklerken boş geçen arabalara az laf etmedim. Soğukta donduğuma mı yanayım yoksa kaç kere yarım saat beklediğime mi! Hayatının bilmem kaçını bekleyerek geçirince insanın uzun uzun düşünmeye vakti kalıyor. Bu sorgulamalarımın birine benzer bir hareketi gerçekleştirmişler: Yoldaş Araba…

“Bugünlerde caddelerde, ön camında Yoldaş Araba çıkartması olan araçlar görmeye başlayacaksınız. Durakta beklerken göreceğiniz bu araçlara hiçbir ücret ödemeden binebilecek ve sürücünün güzergahı boyunca şehirde istediğiniz yere kadar yolculuk yapabileceksiniz. Tamamen gönüllü bir paylaşım hizmeti verecek olan bu araçlara Yoldaş Araba adını uygun bulduk. İşi gereği kendi aracını kullanmak zorunda olan, ama bu mülkiyeti hemşehrileri ile paylaşmak isteyen gönüllü sürücülerin talepleri Yoldaş Araba fikrini doğurdu. Kapitalizmin bizleri yalnızlaştıran ve bireyselleştiren çabalarına karşın, inatla kent ve dayanışma kültürünü canlandırmak ve yükseltmek. Bu yolla kent içinde kördüğüm haline gelen toplu ulaşımda vatandaşlarımızın mağduriyetlerini bir nebze olsun gidermek.”

Şimdilik dört aracın “Yoldaş Araba” çıkartmasına sahip olduğu bu harekette, araçların plakalarını bu linkten görebilirsiniz. Eğer başvuru yapmak istiyorsanız bu linkten gerekli adresleri öğrenebilirsiniz. Başvuru sırasında, ruhsat ve kimlik bilgileri iletilerek bir form doldurulacak.

Diğer kentlere ve araçlara örnek olmasını diliyorum. Bu şekilde insanlara kolaylık sağlamış ve doğayı daha az kirletmiş olacağız.

Kurallar:

1. Yoldaş Araba yol güzergahı üzerinde bulunan duraklardaki yolcuları arabasına alarak gideceği yere bırakır.
2. Yoldaş Araba yolcuların kendini güvensiz hissetmelerine neden olacak hareketlerden kaçınır.
3. Kent Kültürü ve hemşehri dayanışması içerisinde hareket eder. Yolcuların güvenini hiçbir şekilde kötüye kullanmaya çalışmaz.
4. Yoldaş Araba bu hizmet karşılığında yolculardan hiçbir suretle ücret talep etmez.

Şirin mi şirin internet sitelerine bakmayı ihmal etmeyin: www.yoldasaraba.net

SON YAZILAR

Modern çağın jeolojik heykelleri: Dünyanın 70 çölünden doğan bir mimari arşiv

Apple Park’ın zeytin ağaçları arasında, dünyanın yetmiş farklı çölünden toplanan kumlarla üretilmiş dört yüzü aşkın cam sütun yükseliyor. Katie Paterson ve Zeller & Moye tasarımı "Mirage", malzemeyi jeolojik bir hafıza kartına dönüştürürken, sınırları eriten küresel bir iş birliğini simgeliyor.

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...
Yeşim Özbirinci
Yeşim Özbirincihttp://www.wearethehippies.com
İstanbul Üniversitesi, İktisat Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. Muhabir ve editör olarak çalıştı. Son yıllarda çevre bilimine merak sardı. Gezmeyi ve kamp yapmayı seviyor.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol