Ana SayfaEkolojiYeryüzünden insanlar yok olursa dünya yok olur mu?

Yeryüzünden insanlar yok olursa dünya yok olur mu?

-

Bugün etrafımızda gördüğümüz her şey insanlara hizmet ediyor. Etrafımızda olup biten her şeyi kendi penceremizden görüp o şekilde anlamlandırmaya çalışıyoruz. Tüm dünya, insanı baz alan ve diğer her şeyi bu bakış açısına göre şekillendiren bencil bir düşüncenin parçası. Hepimiz kendimizi çok önemli görüyoruz. Dünyanın sonu, insanlığın yok oluşu konulu bilim kurgu filmleri çekiyoruz, sanki insanlık yok olursa her şey bir anda yok olacakmış gibi. Fakat insanlık kendi eliyle dünyayı mahvetmeye devam ediyor. Zaten bu gidişle insanlığın sonunu yine insanlığın kendisi getirecek.

Profesör Jens Christian Svenning ve Dr. Soren Forby yaptıkları araştırmalar sonucunda Kuzey Avrupa ve dünyanın birçok bölgesinde azalan memeli canlılara dikkat çekerek yaptıkları çalışmalar sonucunda insanlığın çevre kirliliği ve daha birçok etmen nedeniyle ekosisteme zarar verdiklerini bunun Afrika’da diğer bölgelere göre çok alt düzeyde olduğunu çünkü Afrika’da insanların doğaya minimum düzeyde müdahale ettiklerini ortaya koydu.

Başka bir araştırma sonucuna göre dünya üzerindeki en yırtıcı tür insan. Çünkü başka hiçbir canlı ekosisteme insanlar kadar zarar vermiyor.

Çok önemli gördüğümüz ve parçası olduğumuz insanlığın, evrenin merkezi olduğunu düşünmek, diğer her şeyi yok saymak ancak şişkin bir egonun ve akıl tutulmasının ürünü olabilir.

İnsan yok olursa dünya yok olur mu? Peki, dünya yok olursa güneş sistemi yok olur mu?

Evrende ne kadar küçüğüz görmek ister misiniz?

Hepimiz galaksideki küçük bir gezegende yaşıyoruz. Milyarca yıllık bir birikim sayesinde bugün geldiğimiz noktada oluşturduğumuz hiyerarşik bir canlılar sistematiğinin en tepesinde olduğumuzu düşünüyoruz. Dünyanın bizim etrafımızda evrenin de dünyanın etrafında döndüğüne inanıyoruz. Oysaki üzerinde yaşadığımız gezegen evrende küçük bir noktadan ibaret. Bizler ise bir gün yaşamı sona erecek olan birer canlıyız.

Bilim insanlarının tahminlerine göre ise insanlık yok olduktan 35 bin yıl sonra bile dünya insanlığın doğaya verdiği zararı tamir etmeye devam edecek. İnsanlığın endüstriyel atıkları sonucunda toprakta birikmeye başlayan kurşun ancak 35 bin yıl sonra topraktan temizlenmiş olacak.

Şişkin egolarımızdan sıyrılıp gerçeklerle yüzleşme zamanı

3 milyar yıl sonra bile yaşam her ne kadar bizim hayal edemeyeceğimiz formlarda bile olsa, devam edecek. 4,5 milyar yıl sonra ise  ABD’deki yarım milyon ton Uranyum-238 maddesi, henüz yarı ömrünü tamamlamış olacak.

Dünya, Güneş’teki değişimlere bağlı olarak daha da ısınmaya başlayacak. En az bir milyar yıl boyunca da, ilk zamanlardaki gibi bir mikrobik yaşam, varlığını devam ettirecek. Yani neredeyse başladığımız noktaya geri dönmüş olacağız.

Tüm bu veriler insanlık yok olursa evrenin yok olmayacağını hatta belki de evrenin çok daha huzurlu bir yer olacağına işaret ediyor. Çok geç olmadan kendimize gösterdiğimizin önemi doğaya ve diğer türlere de göstermemiz gerek. Belki böylece şişkin egolarımızdan biraz olsun sıyrılmış ve gerçeklerle yüzleşmiş oluruz.

Geçtiğimiz yıl TEDxİstanbul konferansına katılan CNN Türk ekonomi müdürü Emin Çapa’da seyirciler arasından gelen bir soru üzerine bu konuyla ilgili bir konuşma yaptı. Aslında uzun yıllar Hürriyet Gazetesi ve CNN TÜRK’te editörlük yapan, birçok konferansa konuşmacı olarak katılan Emin Çapa en çok TEDxİstanbul’da yaptığı konuşmayla adından söz ettirmişti. Alttaki videoda bu konuşmadan kısa bir kısım izleyeceksiniz ve insanlık yok olursa dünya yok olur mu sorusuyla birlikte belki de evrene farklı bir gözle bakmış olacaksınız.

Kaynak: History Channel – Life After People/ İnsandan Sonra Yaşam 2008Onedio- İnsanlar olmasa dünya nasıl olurdu? 

SON YAZILAR

Modern çağın jeolojik heykelleri: Dünyanın 70 çölünden doğan bir mimari arşiv

Apple Park’ın zeytin ağaçları arasında, dünyanın yetmiş farklı çölünden toplanan kumlarla üretilmiş dört yüzü aşkın cam sütun yükseliyor. Katie Paterson ve Zeller & Moye tasarımı "Mirage", malzemeyi jeolojik bir hafıza kartına dönüştürürken, sınırları eriten küresel bir iş birliğini simgeliyor.

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...
Belce Örü
Belce Örü
Sinematopya'da ve başka muhtelif yerlerde yazar [email protected]

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol