Ana SayfaEkolojiDoğaHint Okyanusu'ndaki Mauritius’da bir antik kayıp kıta: Mauritia

Hint Okyanusu’ndaki Mauritius’da bir antik kayıp kıta: Mauritia

-

Bu inanılmaz gelebilir ancak Güney Afrika’nın Witwatersrand Üniversitesi liderliğindeki bir araştırma ekibi, Hint Okyanusu’nun dibinde, bir antik kıtanın parçalarını buldu.

Mauritia olarak adlandırılan lavla kaplanmış kıta parçası, popüler Mauritius adasının altında bulundu.

Nature Communications dergisinde bu hafta yayınlanan habere göre kabuk parçası, 200 milyon yıl öncesine ait bir süper kıta olan Gondvana’ın dağılmasından kalmış.

3.6 milyar yıl öncesine ait kayalar içeren Gondvana; Afrika, Güney Amerika, Antarktika, Hindistan ve Avustralya’ya ayrılmıştı.

Gazetenin baş yazarı Profesör Lewis Ashwal, ayrılmanın ardından Hint Okyanusu’na dağılmış, çeşitli boyutlarda keşfedilmemiş bir dizi kıtanın daha bulunduğunu söylüyor.

Ashwal, “Bu bölünme, eski Gondvana süper kıtasının basit bir şekilde bölünmesini içermiyordu.” diyor, ancak “Gelişen Hint Okyanusu havzasında kayan değişken büyüklükteki kıta kabuğunun parçaları ile karmaşık bir parçalanma meydana geldi.” diye ekliyor.

Ekip, volkanik patlamalar sırasında lavla pişen kayaçlarda bulunan zirkon mineralini analiz ederek keşiflerini ilerletti.

Maden kalıntılarının Mauritius’a ait olmak için çok yaşlı olduğunu söylediler. Ashwal, “Mauritius bir adadır ve adada 9 milyon yaşın üzerinde hiçbir kaya yoktur.” diyor. Fakat adadaki kayalar incelendiğindeyse 3 milyar yıllık zirkonlar buluyorlar. 

Araştırmacılar, bu bulguların; 2013 yılında yapılan, plaj kumunda eski zirkon izlerini bulan bir çalışmayı doğruladığını belirtti. Ancak eleştirmenler, madenlerin rüzgar tarafından “üflenmiş” olabileceğini veya bilim adamları tarafından taşınabileceğini belirtiyor. 

 

Kaynak: CNN

SON YAZILAR

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

Doğadan mimariye: Cam, deri ve çeliğin ötesinde ahşap atıklardan yeni nesil kompozitler

Günümüzde karşı karşıya olduğumuz çevresel zorluklar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir malzemeleri her zamankinden daha önemli hale getirdi. Doğal kaynaklarımız hızla tükenirken, iklim değişikliğinin yıkıcı etkileri...
Bilal Ashrafov
Bilal Ashrafov
Bakü doğumlu. İstanbul Şehir Üniversitesi’nde Psikoloji öğrencisi.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol