Elektronik müziğin fenomen ismi Bonobo, dört yıl aradan sonra yeni albümüyle karşımızda. Bonobo, yeni albümünde yine elektronik müzikten çok daha fazlasını dinleyiciye sunuyor. Albümde ilmek ilmek örülmüş ve üstüne düşünülmüş güçlü bir sound dikkat çekiyor.

İngiliz müzisyen ve prodüktör Simon Green, Bonobo adı altında kaydettiği altıncı stüdyo albümü “Migration” geçtiğimiz ay dinleyicilerle buluşturdu. Ninja Tune Records’tan çıkan albüm müzisyenin dört yıl süren sessizlik sonrası yayımladığı ilk albümü. Enstrümental şarkıların ağırlıkta olduğu albümde, üç şarkıda ise konuk müzisyenlerin katkısı var. Bu isimler; Nick Murphy (Chet Faker) Rhye, Innov Gnawa ve Nicole Miglis.

62 dakikalık bu uzun sayabileceğimiz albüme sadece bir elektronik müzik albümü demek haksızlık olur. Çünkü ortaya çıkan müzik salt elektronik müzik değil sadece. Albüm; piyano, gitar, yaylılar gibi enstrümanlarla da zenginleştirilmiş bir sounda sahip. Gerçekten de tekdüze gitmeyen, sound açısından oldukça zengin bir albümle karşı karşıyayız. Bu güçlü sound, ilmek ilmek örülmüş ve elektronik müzikten de ötesini temsil ediyor. Konuk vokaller, albümde büyük katkılara neden olmasa da albümün atmosferini olumlu etkiliyor. Özellikle “No Reason”ı buna örnek verebiliriz.

Kyoto’da kimonoyla kayıtlar

Bonobo yeni albümünü geçen ay RedBull.com’a değerlendirmiş ve bu röportaj basına da sunulmuştu. Bu röportajdan bazı alıntılar onun müziğini anlamak için yol gösterebilir. Bonobo, kayıt aşaması ile ilgili “Aslında amacım, albümü kaydetmek ve ardından Japonya’ya gidip Zen felsefesiyle ilgilenmekti. Fakat vokal kayıtları geç gelince Kyoto’dan kimonomla mix yapmak zorunda kaldım.” diyor.



Bonobo, Migration‘ı hazırlarken çok özel bir algoritma kullanmış. Müzisyen, “Fikir, sequencer’ın gerçekten çok kısa bir armonik döngüyü sürekli tekrarlaması üzerine kuruldu.” diyen Bonobo, “Yazdığım algoritma, düzen içerisinde bir sonraki adımı kendisi belirliyordu. Jon Hopkins de algoritmaya eşlik ederek doğaçlama piyano çaldı. Böylece bir bilgisayar ve bir piyanist belki de ilk kez birlikte doğaçlama müzik yapmış oldular.” şeklinde bunu özetliyor.

Elektronik müzik yöntemleriyle elektronik olmayan müzik

Bonobo’nun yaptığı müziği kullandığı samplelar da şekillendiriyor. Müzisyen, kes/yapıştır metodunu kullanıyor ve canlı kaydettiği sesleri sample olarak kullanıyor. Bonobo, kendi deyimiyle elektronik müzik yöntemlerini kullanarak, elektronik olmayan müzik yapıyor. Gerçekten de yaptığı şeyin en iyi tanımı sanırız bu.

Bonobo diğer yandan, şahsi olarak müzik yapmanın terapi gibi olduğunu düşünüyor. Şarkıcı bunu şu şekilde dile getiriyor: “İnsanlar farklı motivasyonlarla müzik yapıyor olabilirler ama benimki içten gelen bir şey. Mesela bu albümü yoldayken kaydettim ve yolculuklar bence meditatif zamanlardır. Tanımadığınız bir şehirde, yorgun argınken ve belki de açken yazmak bence daha elverişli. Bir stüdyoya aylarca kapansanız mesela bu yaratıcılığınızı törpüleyebilir. Hafta sonu bir yerlerde çalacaksam, farklı kentlerde bulunup yeni insanlar tanıyacaksam, bilgisayarımı açtığımda ilginç şeyler çıkacağına inancım daha yüksek oluyor.”

Bonobo’nun albümü, yılın sonunda kesinlikle yılın en iyileri listelerinde kendine yer bulabilecek albümlerden biri. Dinleyicisini, zengin soundunun içine çekip albüm için emek vermeye çağırıyor. Bu emeğe değebilir.