Ankara Özgür Haber Platformu Ankara konur Sokak’ta yaptığı basın açıklamasıyla tutuklu gazetecilere destek verdi, “Gazetecilik suç değildir” dedi. Özgür Gündem gazetesine destek verdiği yani haber hakkını savunduğu için tutuklanan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Profesör Doktor Şebnem Korur Fincancı, Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve gazeteci yazar Ahmet Nesin nezdinde biraraya gelen platform bileşenleri haber hakkını savunanların serbest bırakılmasını istedi.

Açıklama sırasında, Kelepçeler sizin utancınız, bizim onurumuzdur! Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu ve Ahmet Nesin serbest bırakılsın! Tüm tutuklu gazetecilere özgürlük! Özgür Gündem yalnız değildir! Özgür basın susturulamaz! Yaşasın halkın kayıt, kanıt ve haber alma hakkı! Yaşasın devrimci dayanışma! sloganları atıldı.

Tutuklamaların haber alma, yazma, ulaştırma hakkına engel teşkil etmediğini anlamayan bir hükûmet kaldı. Kanal karartmalar, muhabir tutuklamalar… Bir acayip ruh halinin hüküm sürdüğü bu günlerde, aynı pankartın arkasında duran onlarca haberci hep birlikte seslendi: Yaşasın halkın kayıt, kanıt ve haber alma hakkı! 

Sosyal medyada canlı yayınını yaptığımız açıklamanın videosunu buradan izleyebilir, Jinha muhabiri Duygu Erol’un okuduğu açıklamanın tam metnini ise aşağıdan okuyabilirsiniz. 

Toplumun muhalif kesimlerine dönük sistemli şekilde ortaya konan baskı, şiddet ve her türden saldırı programının bir parçası olarak utanç verici bir hukuk ayıbı ile bir kez daha karşı karşıya kaldık. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Profesör Doktor Şebnem Korur Fincancı, Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve gazeteci yazar Ahmet Nesin tutuklandı!

Neden mi tutuklandılar?

Çünkü onlar halkın haber alma hakkını savundular!

Çünkü onlar Kürt halkına dönük başlatılan kirli savaşın karanlık iç yüzünü ve buna karşı Kürt halkının kadınlarıyla, gençleriyle can ve kan bedeli yükselttiği haklı direnişi taviz vermeden halka ulaştıran Özgür Gündem gazetesinin susturulmak istenmesine sessiz kalmadılar.

Tutuklanan sadece üç kişi değildir;  çünkü düzen mahkemelerince yargılanan esas olarak baskı ve tahakküme karşı dayanışma ve yaşam iradesidir.

İşte onların anlayamadıkları da bu: tarihin hiçbir döneminde direnenler asılarak ve yakılarak yok edilemedi.

gazetecilik 3

Tam da bu yüzden katliamlarınızla ve tutuklamalarınızla bizleri de bugün yok edemeyeceksiniz! Yaşamı hiçbir kurşun delip geçemez! Ne demir parmaklıklarınız ne köhnemiş kara duvarlarınız yükselen dayanışmamızın önünde engel olamadı, olamayacak!

Sermayenin hegemonyasına, emperyalist büyüklerine ve devletin katliamcı geleneğine hizmette sınır tanımayan AKP hükümeti tüm ülkeyi tek adam diktatörlüğüne sürüklemek isterken, en başta yargıyı kontrol altına alarak toplumsal muhalefeti sindirmek için aciz yöntemlere başvurmaktadır.

Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu ve Ahmet Nesin Özgür Gündem gazetesinde nöbetçi genel yayın yönetmenliği kampanyası çerçevesinde görev aldıkları için “terör örgütü propagandası yapmak” gibi, artık alışkanlık haline getirilmiş ve içi boşaltılmış bir suçlama ile karşı karşıya ise bunun tek sebebi siyasal iktidarı elinde bulunduranların sefil çıkarlarına hizmet etmiş olmamalarıdır.

Tahakküm ve baskıya karşı yaşamı ve dayanışmayı yeşertenlerden kısa yolla kurtulmak için “terör”, düzen mahkemelerince uydurulan ve halkın gündemini manipüle etmek için kullanılan bir kavram haline gelmiştir.

Terörü gerçekten kimin uyguladığı ise bizim gözümüzde açıktır. Madenlerin altında, fabrikalarda, inşaatlarda katledilen işçilerin yakınlarına tekme savuranlar, cenazeleri yerlerde sürükleyenler, katlettikleri kadınların çıplak bedeni ile fotoğraf çektiren işkencecilerdir terörü uygulayanlar!

gazetecilik 2

Özgür Gündem gazetesi bugün Kürt halkı şahsında tüm ezilen halkların ve direnenlerin sesini taşıdığı için yargılanıyor!

Bugün Özgür Gündem’e sahip çıkmak demek basın ve haber alma özgürlüğünü savunan herkesin hakkını savunmak demektir!

Bugün Özgür Gündem’in yanında olmak “işçilerin birliği ve halkların kardeşliği” şiarını “sözde değil özde” hayata geçirmektir.

Direnen Kürt halkının mücadelesine ses verirken, yer altlarında ölüme gönderilen madencilerin yanında olmak, inşaatlarda, fabrikalarda patronların kar hırsı uğruna emeği sömürülen işçilerin ve Kürt halkının yumruğunu birlikte havaya kaldırmak demektir.

Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu ve Ahmet Nesin işte bunun için tutuklandılar! 

gazetecilik 1

Bugün tutuklanan üç arkadaşımız ile dayanışmayı yükseltmek, cinsel ayrımcılığa, tacize, tecavüze karşı öz savunmalarını yükselten kadınların yanında olmak; liselerde, üniversitelerde ipleri salınan faşizme karşı direniş ateşini yakan gençlerin barikatına omuz vermek demektir!

Üç arkadaşımızı taşlayanların karşısında bugün bir dağ gibi dimdik durmak demek, doğanın rantına ve talanına karşı nehirlerimizin ve ormanlarımızın, meyve veren ağacımızın taşlanmasına göz yummamak demektir!

Bugün Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğu ve Ahmet Nesin şahsında Özgür Gündem’i susturmak isteyenlerin amacı Ensar Vakfı gibi adı bilinen ve bilinmeyen tecavüzcülüğü tescillenmiş nice kurumda bedenlerine kirli eller uzanan çocukların, çocuklarımızın sesini kısmaktır!

Çocuklarımızın geleceği için işte şimdi, burada bir kez daha Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu ve Ahmet Nesin’in yalnız olmadığını ilan ediyoruz!

Şu an günlük 1 saat havalandırma hakkının olduğu ve tamamen tek başına kalacağı bir hücrede tecrit ile imtihan edilmeye çalışılan Prod. Dr. Şebnem Korur Fincancı bakın bizlere hangi mesajı göndermiş:

“Canlar, dostlarım. Yüreğim sizinle, biliyorum ki sizlerin de; o nedenle yüreklerimizi buluşturanlara selam olsun; bilsinler ki bu selamla onların içine dert olacak dayanışmamızın resmini iletiyorum onlara.. “Hepimiz bu memleket için, insanlarımız için mücadele ediyoruz. Bu mücadelenin onuru hepimizin!“

gazetecilik

Biz de diyoruz ki, selam olsun Şebnem Korur Ficancı’ya, Erol Önderoğlu’na ve Ahmet Nesin’e!

Ve ilan ediyoruz ki halkın kayıt, kanıt ve haber hakkını savunan basın emekçileri olarak tarafız!

Özellikle Cizre, Sur, Nusaybin başta olmak üzere çok zorlu koşullar altında habercilik yapmaya çalışan Özgür Gündem emekçileri şahsında Kürt gazetecilerinin, Şebnem Korur Fincancı, Erol Önderoğlu ve Ahmet Nesin’in yanında olmaya devam edeceğiz!

Ege sularında kurban edilen Alan Kurdî’lerin, Cumartesi Anneleri’nin; Metin Göztepe, Hrant Dink ve Tahir Elçi için adaleti mumla arayanların; günlerce cenazesi sokakta bekletilen Taybet Ana’nın, anasının kucağında katledilen Miray bebeğin, 153 gün sonra toprağa verilen Rozerin Çukur’un, 27 gündür gözaltında kaybedilmeye çalışılan Hurşit Külter’in, Türkiye’de yaşayan tüm kadim halkların kısacası hayatın her alanında üreten ve direnen işçi ve emekçilerin yanında, onlar için, onların sesini duyurmak için sokakta kalmaya ve devlet şiddetini kayıt altına almaya devam edeceğiz!

Tutuklamalara, soruşturmalara ve infazlara boyun eğmeyen tüm yurtsever-ilerici-devrimci basın emekçileri, yurttaş habercileri ve gönüllü muhabirler olarak “iktidarın değil halkın” safını, “sermayenin değil emeğin” safını, “işkencenin değil insanlık onurunun” safını tutmaya ve ezilenlerden taraf olmaya devam edeceğiz!

Kameralarımızı kırabilirsiniz, bugün bizleri de tutuklayabilirsiniz, ancak bilincimizi ve vicdanımızı asla teslim alamazsınız!

Ape Musa’dan devralınan onurlu gazetecilik anlayışına halel getirmeyeceğiz!

Ankara Özgür Haber Platformu

Fotoğraflar: Seyri Sokak

Platformun 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla düzenlediği eylem ve basın açıklamasını okumak için lütfen tıklayın.