Yoğunlukların kaosunda, dünyaya tümüyle kapatmıştım ki kendimi şahane bir proje ile tanıştım. Ben onun için hem heyecanlanmış hem meraklanmıştım. Haliyle duyurmak, birilerinin bu büyülü ana şahitlik etmesini sağlamak için çalışmaları bir yana bıraktım. Velhasıl 6 Mayıs için başka bir program yapmayın, sanatın bizi çıkaracağı o eşsiz yolculuk ile büyüleneceğiz.

Proje üç sanatçı kadının bir araya gelmesiyle oluştu. O Aşk Değil Nar, ilgi çekici bir şekilde sahnede Emily Dickinson’dan Bukowski’ye kadar birçok şairi; Led Zeppelin, Bjork, Nirvana gibi grupla iç içe geçirecek. Sahnenin büyüleyen ismi Ebru Sagay’a, müzisyen Tuğçe Oğuz, çellist Selin Gökdemir’in katılmasından sonra kendilerine SET ismini veren grup bu iddialı projeyle her alanda olduğu gibi kendini sanatın da hâkimi sanan, kadınları görmezden gelen erkek egemen sisteme pek çok şey söyleyecek. Yani kadınlar bir kez daha çok güzel şeyler yapacak!

Ebru Sagay, bu heyecan verici projeyi şöyle anlatıyor:

Sanat üretirken, hayatımda en çok neyi düşünüyorsam onunla ilgili işler üzerine gittim. Eksenimde ‘eril tahakküm’ ve ‘kadın özgürlüğü’ olmasının sebebi de budur. Kadınların kendilerini, yazan birer özne olarak, içinde yaşadıkları baskıcı ve eril değer yargılarına baş kaldırarak erkek egemen topluma kabul ettirmeleri çok uzun zaman aldı. Nice kadın yazarın toplumsal mücadele içinde yer alarak, sosyal yaşama yön verdiklerine tanık olduk. Bunlar hiç de azımsanmayacak kadar önemli mücadelelerin yani herkesin harcı olmayan yaşam öykülerinin sonucunda gerçekleşti. Özgün dilleri ile geleneklerini kendileri yaratmış kadınların, içinde yaşadığımız döneme katkılarının altını çizmenin bir yolu da benim kalbimden geçerken bu proje çıkıverdi.

Hayal kırıklıklarımın tavan yaptığı bir dönemde, beni içine çekmeye çalışan karanlığa da bir alev topu fırlatmış gibi oldum. Yazarken Anne Sexton’ın “Sözcüklere dikkat edin. Olağanüstü olanlarına bile. Çünkü olağanüstü için elimizden gelenin en iyisini yaparız” sözü gerçek bir pusula oldu ve diğer birçok şairden mısralar eklenmeye başladı. Ortaya çıkan hikayeyi müzisyen dostlarımla kolektif olarak işlemeye başladık. Her çalışma performans tadında ilerledi ve müzikale dönüştü. Yetenekli sanatçı dostlarım Tuğçe Oğuz ve Selin Gökdemir ile ‘SET’ ismini verdiğimiz grubumuzun ilk performansını 6 Mayıs akşamı Bostanlı İro Cafe‘de sahneleyeceğiz.

Repertuvarımızdaki şarkılar Bjork’ten Nirvana’ya kadar uzanırken, misafirimiz olan şairler arasında pek bilinmeyen ama çok çok önemli isimler yer almakta. Anna Ahmatova, Louise Glück, Aslı Serin, Betül Tarıman bunlardan birkaçı. Gülten Akın, Asuman Susam, Birhan Keskin gibi çok okunan şairlerin yanı sıra özellikle tanınması gerekli dünya şairlerinden mısralar seçtiğim proje ‘aşk’ merkezli ilerliyor. Sürprizi kaçmaması için çok bahsedemiyorum ancak erkek egemen düzeni irdeleyen bir kurgusu var.

Tuğçe ve Selin müzikleri seçerken kurgudaki duyguların iz düşümlerine karşılık gelen ve müzik tarihinin kült sayılabilecek parçalarını yorumladılar. Selin Gökdemir‘in çellosunun büyülü sesi, elinde gitarıyla sahne alacak Tuğçe Oğuz‘un renkli vokali ile buluştuğu projemizin ismi O Aşk Değil Nar!

Nefes almaya ihtiyaç duyduğumuz günlerde ne de güzel bir fırsat bu müzikal değil mi? Üstelik nefes alırken de kadınların sahneye taşınan sanat mücadelesine tanıklık edeceğiz.

Aşkın, müziğin, şiirin bir aradalığında erkek egemen düzeni irdeleyen kurgusuyla O Aşk Değil Nar, 6 Mayıs 20.30’da, Bostanlı İro Cafe’de sahnelecek.