Ana SayfaEkolojiAtmosferdeki karbondioksit oranı insanlık tarihindeki en yüksek seviyede

Atmosferdeki karbondioksit oranı insanlık tarihindeki en yüksek seviyede

-

İklim değişikliğinin en önemli etkenlerinden biri olan karbondioksit oranı hiçbir azalma belirtisi göstermiyor.

Hawaii Mauna Loa Gözlemevi, atmosferde küresel ısınmaya neden olan karbondioksit oranının insanlık tarihi boyunca ölçülen orandan milyonda 410 partikül daha fazla olduğunu Salı günü ortaya çıkardı. Ve atmosfer daha fazla ısıyı emmeye devam ettiği için, Dünya’nın iklimi son 50 milyon yılda görülmemiş sayılara hızla yaklaşmakta.

Bu sayı artacak gibi görünüyor, çünkü ısının atmosferden çıkışını engellediğinden küresel ısınmanın başlıca etkeni olan karbondioksit salınımlarının gezegenden yok olması yaklaşık 20 ile birkaç yüz bin yıl arasında sürebilir. Son üç yıldır küresel karbon salınımı sabit kalmış olmasına rağmen bu salınımları yok etmek oldukça zor.

Oranda artış

Sanayi Devrimi’nden önce karbondioksit oranı milyonda yaklaşık 280 partiküldü. Ancak Mauna Loa Gözlemevi 2013’te karbondioksit oranının sürekli milyonda 400 partikül standardını aştığını ortaya koydu. O zaman bile bu ölçüm sıra dışıydı, çünkü atmosfer son 10-15 milyon yılda hiç bu kadar çok karbondioksit içermemişti.

195’ten fazla ülke, küresel ısı artışının 2 derecenin (Celcius) altında tutulmasını amaçlayan Paris İklim Anlaşması’na göre sera gazı salınımları azaltacağına dair söz vermişti. Bu yeni karbondioksit ölçümü, çaba göstermenin işe yaradığını düşünen insanlar için iyi bir haber değil.

Kaynak: News Vice

SON YAZILAR

Modern çağın jeolojik heykelleri: Dünyanın 70 çölünden doğan bir mimari arşiv

Apple Park’ın zeytin ağaçları arasında, dünyanın yetmiş farklı çölünden toplanan kumlarla üretilmiş dört yüzü aşkın cam sütun yükseliyor. Katie Paterson ve Zeller & Moye tasarımı "Mirage", malzemeyi jeolojik bir hafıza kartına dönüştürürken, sınırları eriten küresel bir iş birliğini simgeliyor.

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol