Tarihin unutulmaz kadını: Mata Hari

“Üçüncü Savaş Konseyi beni ölüme mahkûm etti, vahim bir hatadan başka bir şey değil bu… Fransa’da kesinlikle hiçbir casusluk faaliyetinde bulunmadım, kendimi savunamıyor olmak...

Nilgün Marmara, kuş koysunlar senin yoluna

“Üşümüşüm Bu yaklaşan kışla değil Deniz ürpertisi, göğün alacasıyla değil Ellerimin soğukluğu hep bir kalabalıkta Kaçışının gizini gönlünde tuttuğun Bilisiz aşkı (nı) ver bana! ...

Filmleri, duruşu, gülüşü güzel adam: Tarık Akan

Ne kadar da zor ölümün siyasallaştığı bir ülkede, yiten birinin ardından yazmak. Oysa ona ilk aşk demişsin, filmlerinde ağlamışsın, gülmüşsün. Duruşunu sevmişsin, gülüşünü ya...

Düşünceleri yüzünden öldürülen bir aydın: Bahriye Üçok

"Bombayı anneme ellerimle verdim. İnsan her şeye alışıyor ama bu olaya alışmam mümkün değil" -Kumru Üçok Ve bu kadim coğrafya, tüm renkliliğinin aksine renksizleştirilen günlerin, acıların...

Prensesi taşlamak: Mishaal bint Fahd

“Kadın kendini yazmalıdır. Kadınlar hakkında yazmalıdır ve yazıya kadını geri getirmelidir. Çünkü kadınlar bedenlerinden nasıl şiddetle kovuldularsa yazıdan da aynı şiddetle dışlandılar aynı nedenlerle, aynı...

Zozan Çetin

Eylül 1989’da doğdum. Ege Üniversitesinde Tarih okudum. Daha sonra erkeğin tarihini değil, kadının tarihini yazmak ve anlatmak için Dokuz Eylül Üniversitesi Kadın Çalışmaları Anabilim Dalında yükseklisansa başladım. Düşlerim için çabalamaya devam ediyor ve değişime olan inancı içimde taşıyorum. Bir kadın olarak var olma mücadelesi verirken de yazının, sözün ve kalemin gücüne inanıyorum. O yüzden yazmayı da anlatmayı da seviyorum.