Ana SayfaEkolojiDoğaBanyan ağaçları terk edilmiş tuz ambarlarını kuşatıyor

Banyan ağaçları terk edilmiş tuz ambarlarını kuşatıyor

-

Son 70 yıl içerisinde doğa, Tayvan’ın Tainan şehrinde bulunan terk edilmiş tuz ambarlarını ele geçirdi. Büyük kütleler halinde büyüyerek dallarının her tarafı sardığı banyan ağaçları, yapıların duvarları ile çatılarını kuşatarak bu beton ve tuğla yapıları kuşattı. Anping ağaç evi ise doğa ananın etkin gücünü gösteren güzel bir örnek.

Banyan ağaçları terk edilmiş tuz ambarlarını kuşatıyor 8

Tayvan’daki ilk yabancı ihracat firması olan Tait & Co.’ya ait olan bu ambarlar Japon işgali süresince tuz depolamak için kullanıldı. Japonların ülkeden çıkarılmasının ardından bu alan Tayvanlı şirketlerce kullanıldı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında tuz endüstrisi kan kaybetmeye başladı ve depolar kullanıma kapatıldı. O zamandan bu yana , binalar doğa ile tek bir bütün oluncaya dek banyan ağaçlarının dalları tarafından ele geçirildi.

Tayvan halkı banyan ağaçlarının çatılardan negatif enerji yaydığına ve yapıların biraz kasvetli biraz da lanetli olduğuna inanıyorlar. Bu nedenle bu alanlarda yaşamıyorlar. Ancak turistlerin ilgi odağı haline gelmesi nedeniyle bu alan turizme açık durumda. Yaklaşık 2 dolar giriş ücreti ile hem banyan ağaç evlerini görebilirsiniz hem de şu an müze olarak kullanılan Merchant Evi‘ni ziyaret edebilirsiniz.

Banyan ağaçları terk edilmiş tuz ambarlarını kuşatıyor 7

SONY DSC

Banyan ağaçları terk edilmiş tuz ambarlarını kuşatıyor 5

Banyan ağaçları terk edilmiş tuz ambarlarını kuşatıyor 4

Banyan ağaçları terk edilmiş tuz ambarlarını kuşatıyor 3

Kaynak: My Modern Met

SON YAZILAR

Güvenli sokaklar ülkesinin ölü çocukları ve hayvanları

İktidarın hayvanları tecrit etme ve öldürme hevesi, muhalefetin katliam yarışı ile birleşince sokaklar hızla hayvansızlaştırıldı 1. Artık her gün geçtiğimiz yollarda hayvanlardan kalan boşluklar karşılıyor...

Modern çağın jeolojik heykelleri: Dünyanın 70 çölünden doğan bir mimari arşiv

Apple Park’ın zeytin ağaçları arasında, dünyanın yetmiş farklı çölünden toplanan kumlarla üretilmiş dört yüzü aşkın cam sütun yükseliyor. Katie Paterson ve Zeller & Moye tasarımı "Mirage", malzemeyi jeolojik bir hafıza kartına dönüştürürken, sınırları eriten küresel bir iş birliğini simgeliyor.

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.
Şeyda Aslandoğan
Şeyda Aslandoğan
25 yaşında, 2013 yılında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi hemşirelik bölümünden mezun olup sanat tarihi okumak için İstanbul'a yerleşti. Şu anda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde sanat tarihi bölümü öğrencisi. Kültür & sanat, müzik, doğa ve fotoğraf konularına meraklı.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol