Tüm bedenim gerçek anlamda hüzünle kaplıydı. Depresyona girdiğimi düşündüm. Ama sonra ‘bipolar’ terimini duymak her şeyi kökten değiştirdi.
Bunu sakladım. Çok uzun zaman boyunca da saklamaya çalıştım. Ama artık saklamıyorum.

Akıl Sağlığı Farkındalık Ayı\NBipolarla Yaşamak

Uzun süren ağır bir depresyon sürecinden sonra ilk olarak 2006 yılında tanı konuldu. Elimden gelen her şeyi yaptım, durumumu konuşmak için doktora gittim. Duyduklarım ciddi ve korkutucu geldi. Gerçekten korkutucuydu. İnsanların bunu bilmesini istemedim, bipolar hakkında hiçbir şey bilmiyordum.
Depresyonda olduğumda yataktan çıkamıyordum, duş alamıyordum, dişlerimi fırçalayamıyordum, çocuklarımı kucaklayamıyordum, durmadan ağlıyordum, kendimi değersiz hissediyordum, yarınımı göremiyordum.

Manik dönemdeykense tam tersi, uyuyamıyordum, sürekli hareket ediyordum, hep konuşuyordum. Herkesten daha iyi olduğuma inanıyordum. Yani manik dönemi saklayabilmenin yolu yok, ama mani sadece uç bir durum olarak görülüyor. Ya da bana göre çok mutlu olma durumu. Manik durumun tehlikesinin farkına varılmıyor.

Genelde insanlar benim kim olduğumu, durumumu öğrenmeden önce de bilirler.

Bipoların benim bir parçam olduğunun farkına varmaları biraz zamanlarını alıyor. Ben kimsem oyum. Korkmaları gereken bir şey yok, değiştirmeleri gereken bir şey yok. Bu sadece beni olduğum gibi kabul etmeleriyle ilgili.
Ve yanlış bir algıya kapılmayın, bu bir hastalık tıpkı depresyon gibi, tıpkı şizofreni ya da ADHD gibi. Tıpkı diyabet gibi bir hastalık, kırık bir bacak ya da kalp yetmezliği gibi.

Siz farkında olun ya da olmayın size şunu garanti edebilirim ki tanıdığınız birinin bir akıl hastalığı vardır. Bu ülkede her 6 kişiden 1’i akıl hastalığı yaşamaktadır ya da yaşamıştır. Onlara, depresyonun umutsuzluğuyla baş edebilirsin denilmez. Onlara, sesler duymanın korkusuyla yaşayabilirsin denilmez. Onlara, etraftaki insanların yanlarında oldukları hissi verilmez. Sadece hasta oldukları için korktukları, yargılandıkları, aşağılandıkları,
ayıplandıkları ya da dezavantajlı konumda olup olmadıkları sorulmaz. Ama akıl hastalıklarına sahip insanlara her gün tam da bu olur. İşte bu yüzden çoğu durumlarını saklamayı seçerler. Kendim ve diğerleri için bir adım atmak istiyorum. Akıl hastalıklarından muzdarip insanlar için, özellikle sessizlikte savaşan o genç insanlar için.

Bilmelerini istiyorum ki yalnız değiller. Mahcup hissetmemeliler. Utanılacak bir şey yapmıyorlar. Sayısız tedavi türü umut vadediyor. Hasta birine ulaşın. Hastalık hakkında öğrenmeye zamanınızı ayırın. İhtiyacı olan tedaviyi bulmada birine yardım edin. Ama hepsinden öte, korkmayın, yok saymayın, yüz çevirmeyin.

Depresyonda olduğumda birinin beni yemeğe davet etmesi şöyle bir fark yaratırdı. Günümü evde umutsuzluk içinde yatarak mı geçirecektim yoksa dışarıda umutlu bir şekilde mi geçirecektim?

Bu ay Akıl Sağlığı Farkındalık Ayı olabilir, ama insanlar tüm yıl boyunca acı çekiyorlar. Yani takvim diğer aya geçtiğinde de konuşmaya devam edelim.

Acı çekenler artık karanlıktan çıkabilsin.
Toplum anlasın ve önemsesin.
Karanlık kalksın ve umut kazansın.

Başlık görseli