Geçen ay, İranlı matematikçi Maryam Mirzakhani’nin ölümüyle yıkılan tabular gündeme geldi. İran’daki gazeteler, bir kadının ölüm haberi için kullandıkları fotoğrafta o kadının başı açık haline yer vermişlerdi. Daha da önemlisi, İran Cumhurbaşkanı Hassan Rouhani, kişisel instagram sayfasından Mirzakhani’nin ölümü üzerine duyduğu üzüntüyü paylaşmış; kullandığı görsel için Mirzakhani’nın başı açık fotoğrafını tercih etmişti.

Peki, kendi ülkesindeki tabuları yıkan, bilimin bir cinsiyet meselesi olmadığı kanıtlayan bu kadın kimdi?

İran’ın başkenti olan Tahran’da 1977 yılında dünyaya gelen Mirzakhani’nin çocuk yaşlarda matematikçi olma gibi bir hayali olmamış. Başlıca amacı bulabildiği her kitabı okumakmış sadece. Bunun haricinde, Marie Curie ve Helen Keller gibi ünlü kadınların biyografilerini televizyondan izlemiş.

Ülkesinde yaşanan savaş döneminde ilkokulu bitirdikten sonra bir sınavla İran’da bulunan istisnai yetenekler arasına giren Mirzakhani, yeni okulunda Roya Beheshti ile tanışmış ve arkadaşlıkları bir ömür boyunca devam etmiş. Hâlâ Washington Üniversitesi’nde cebir geometricisi olan Roya Beheshti’te göre, Mirzakhani’nin tutkusu yıllar öncesinden kendini belli etmiş;

Maryam’in yaptığı iş çok saf bir tutkuyla büyüyordu. Birçok insan onun ne kadar mütevazı olduğunu söylüyor, bu doğru. Çok mütevazıydı. Aynı zamanda da çok hırslıydı. En başında, çok küçükken bile büyük idealleri olduğu açıktı.”

Maryam her ne kadar hırslı biri olsa da, matematiğe olan tutkusunu kıracak şeyler yaşamış elbette. Öğretmenlerinden biri, Mirzakhani’nin özellikle matematikte başarız olduğunu düşünmüş ve bu durum onun kendisini zayıf ve yetersiz hissetmesine neden olmuş. Başkalarının kendisinde ne gördüğünü fazlasıyla önemseyen Mirzakhani, öğretmeni nedeniyle matematiği olan ilgisini kaybetmiş. Ta ki, onu gerçek anlamda destekleyen bir öğretmenle karşılaşana kadar.

Bir sonraki matematik öğretmeni, Mirzakhani’nin performansının gelişmesine ciddi oranda katkı sağlamış. Bu sayede Mirzakhani, yakın arkadaşı Beheshti’nin tabiri ile okulda bir yıldız haline gelmiş.
Yalnızca kızların gittiği bir lisede eğitim hayatına devam eden Mirzakhani, yakın arkadaşıyla birlikte o yılki Uluslararası Bilişim Olimpiyatları’na katılacak lise öğrencilerilerinin seçilmesi için belirlenmiş matematik soruları üzerinde çalışarak altısından üçünü çözmeyi başarmış. Bunun üzerine, kendilerinde bir potansiyel olduğunu ve bu potansiyelin üzerine gidilmesi gerektiğini düşünerek okul müdürü ile görüşmüşler ve müdürden bir “matematik problemleri çözme” sınıfı talebinde bulunmuşlar. Okul müdürünün oldukça güçlü bir karaktere sahip olduğunu ve kendi hayatını fazlasıyla etkilediğini söyleyen Mirzakhani ve arkadaşının talebi müdür tarafından kabul görmüş. Bugüne kadar hiçbir kız öğrencinin bu olimpiyatlara katılmadığını belirten müdür, onların bunu başarabileceklerini ve bir ilk olabileceklerini söylemiş.

Bu sayede Mirzakhani ve Beheshti, kendi takımlarını kurarak 1994 ve 1995 yıllarında olimpiyatlarda altın madalya kazanmayı başarmışlar. Bu başarılar, Mirzakhani’nin içindeki matematik aşkını ortaya çıkarmış ve kendisi “Matematiğin güzelliğini görebilmek için biraz enerji ve çaba gösterilmeli.” diyerek, bu aşkın aynı zamanda sabır da gerektirdiğini vurgulamış.

Üniversiteyi ise Tahran’da bulunan Şerif Teknoloji Üniversitesi’nde okuyan Mirzakhani, 2004 yılında Harvard Üniversitesi’nde doktorasını tamamlamış ve ardından Stanford Üniversitesi’nde profesörlük yapmaya başlamış.

Mirzakhani’nin isminin dünya çapından duyulmasını sağlayan olay ise, onun “Riemann Geometrisi” üzerine yaptığı çalışmalar nedeniyle Fields Madalyası kazanması ve bunu kazanan tek kadın ünvanına sahip olması. Fields Madalyası, Uluslararası Matematikçiler Birliği tarafından 40 yaşın altındaki iki, üç ya da dört matematikçiye dört senede bir yapılan Uluslararası Matematikçiler Kongresinde verilen, matematiğin nobeli olarak görülen bir ödül.

Mirzakhani’nin 1936 yılından beri verilmekte olan bir ödülü alan ilk kadın olması, matematiğin ve hatta diğer bilim dallarının toplumsal cinsiyet üzerindeki tartışmalarını alevlendirdi. Fields Madalyası’nın yalnızca 40 yaş altındaki kişilere verilmesi; çocuk yetiştirmek için kariyerini bir süreliğine erteleyen kadınların varlığını da gündeme getirdi.

Buna rağmen, Mirzakhani ilerde daha fazla kadının bu ödülü alacağı konusunda umutlu olduğunu belirtmiş; harika kadın matematikçilerin harika şeyler yaptığını vurgulamıştı. Her ne kadar aldığı ödül, kariyerinde büyük bir öneme sahip olsa da, bu ödül ile “matematiğin kadın yüzü” olmak istemediğini belirten matematikçi, araştırmalarına odaklanmanın başarılarının dikkat çekiciliğinden daha önemli olduğunu da ifade etmişti.

Maryam Mirzakhani, 15 Temmuz 2017’de meme kanserinin tüm vücuduna yayılmış olması sebebiyle hayatını kaybetti. Matematiksel yolculuğunun diğer bölümleri için birçok planı olan ve kendisini çözümü uzun yıllar alan çalışmalara adamış olan Mirzakhani, yıllar geçtikçe büyük düşünmeyi öğrenmiş biriydi. Gidişi, yalnızca matematikle ilgili değil; birçok konu ile ilgili büyük düşünceleri de gündeme getirdi.

Mirzakhani’nin Çek vatandaşı olan Jan Vondrák ile evliliğinden bir kızı bulunmakta. Ancak İranlı kadınların, Müslüman olmayan bir erkekle evlenmeleri durumunda çocuklarının İran vatandaşı olmasını engelleyen yasa nedeniyle Mirzakhani’nin kızı İran pasaportu alamıyordu. Mirzakhani’nin ölümünün ardından 60 milletvekili, İranlı anneleri olan çocuklara İran vatandaşlığı verilmesine izin veren yasa tasarısının görüşülmesinin hızlandırılmasını talep etti.

Böylece Mirzakhani, bilimin coğrafya ve cinsiyetlerle sınırlandırılamadığını kanıtlarken, kendi ülkesindeki birçok kadının hayatını etkileyecek bir değişikliğin de simgesi haline geldi.

Kaynak: 1, 2, 3, 4, 5, 6