Doğa üzerinde en fazla tahribatı yapan tür kuşkusuz insandır. Bu tahribatı ortadan kaldırmanın yolu, salt yere çöp atmamak veya kullanılan materyalleri (plastik, kağıt, cam, pil v.b.) geri dönüşüm kutularında toplamaktan ibaret değildir.

Bu konulara kayıtsız kalmamak, önemsiz olmamakla birlikte bu davranışları yerine getiren kişinin çevre adına gerekeni yaptığını düşünüp sorumluluğu üzerinden atması, çevre sorunlarındaki büyük resmi görmesinde engel teşkil etmektedir. Yere çöp atmayan, organik ürünler kullanan bir kişi aynı zamanda otomobiliyle ulaşım sağlıyorsa, onun gezegene bıraktığı karbon ayak izi çok daha fazla olacaktır.

Endüstriyel atıklar, evsel atıklara kıyasla gezegende daha fazla yer kaplamaktadırlar. Dolayısıyla, bireysel olarak doğada yarattığımız tahribatı en aza indirebileceğimiz gibi, bu çabamızı toplumsal ve siyasal olarak da ulus ötesi bir zemine oturtmamız gerekmektedir.

Başlık Fotoğrafı: Coloribus

Önceki İçerikÇevre etiği
Sonraki İçerik“Kemirgenlerden sömürgenlere” insanlık tarihi
Avatar
1984 yılında Ankara'da doğdum. Lisans öğrenimimi Ankara Üniversitesi Sağlık Yönetimi bölümünde tamamlamama karşın ekolojik sorunlara olan hassasiyetim tamamladığım bölümün önüne geçti. 2006 yılından bu yana sürdürdüğüm aktivistlik yönümü bilimsel açıdan da zenginleştirmeyi ve bu alanda akademik çalışmalar sunmayı istediğim için bölümümün değerli hocaları tarafından kabul edilerek Ankara Üniversitesi'nde Kent ve Çevre Bilimleri alanında yüksek lisans eğitimi almaya 2013 yılında başladım. Çepeçevre gazetesini gerek çevre gazeteciliğinin eksik olan yönlerini tamamlamak, gerekse doğa ile olan ilişkilerimizin daha bilinçli hale gelmesi açılarından son derece önemli buluyorum.