Türkiye’nin önde gelen alternatif rock gruplarından Gece’nin solisti Can Baydar, solo kariyerine ”Ömür Dedikleri” şarkısıyla başladı. Mayıs ayında yayınlanan söz ve müziği Can Baydar’a, düzenlemesi Harun Tekin ve Efe Demiral’a ait olan şarkının, ayrıca remix versiyonu da dinleyicisiyle buluştu.

Can Baydar ile solo müzikal kariyerini, müziğe sevdasını,” Ömür Dedikleri” şarkısını ve yeni projelerini konuştuk…

“Tüm sorumluluğun artık bana ait olması hoşuma gidiyor.”

 Can Baydar bu son dönemde olukça yoğun bir şekilde müzikal yolculuğunda ilerliyor. Hayatınızda müziğin yerini hangi cümlelerle anlatırsınız?

Müzik benim hayatımda her zaman çok önemli bir alanı kapladı. Müzik bence en önemli ve en eşsiz sanat türlerinden biri. Gücünü sadece kendisinden alan bir mucizedir müzik. Aynı zamanda bir şifadır. 

Dinleyiciler sizi “Gece” grubunun solisti olarak biliyor. Fakat siz bu kez solo bir kariyerde yürümeye başladınız. Bu şekilde ilerleme kararını nasıl aldınız ve müzikte ‘solo’ olarak devam etmek ve ‘grup’ olarak devam etmenin farklarını nasıl değerlendirirsiniz?

Her zaman kafamda bir gün solo bir şeyler yapma fikri vardı. Doğru zamanın gelmesi gerekiyordu sadece. Grubum Gece ile yapabileceğim her şeyi yaptığımı düşünüyorum. Çok kıymetli ve her detayından gurur duyduğum bir kariyer. Fakat artık daha özgür olmak istiyorum. Tüm sorumluluğun artık bana ait olması hoşuma gidiyor. Sahnede bunun özgüvenini hissetmek beni daha da güçlü kılıyor. Grubun son konserlerinde bir yorgunluk hissediyordum. Şimdi tüm enerjim ve heyecanım yerine geldi. Grup olarak sahnede olmak tabi ki çok eğlenceliydi fakat ben artık başka bir yolculuğa odaklanmış durumdayım. 

“Ömür Dedikleri” şarkısının ortaya çıkış hikayesini merak ediyorum. Harun Tekin ve Efe Demiral ile bu şarkı için buluşmanız ve Fatma Turgut’un da vokal olarak eşlik etmesi nasıl gerçekleşti?

Sevgili Harun Tekin ve Efe Demiral ile çalıştık. İstanbul Babajım stüdyolarında tüm kayıtlar alındı. Cem Aksel davulları çaldı. Fatma Turgut geri vokallerde bana eşlik etti. Harun Tekin ile uzun zamandır tanışıyoruz ve birlikte daha önce de çalışmıştık. Her zaman konulara farklı bir bakış acısı ile bakabiliyor olması onunla çalışmanın en sevdiğim yanı. Fatma’nın sesinin takdime ihtiyacı yok. Şarkıya özel bir ruh kattığını düşünüyorum. Ve ilerisi için çok hain müzikal planlarımız var kendisiyle.

“Ömür Dedikleri” ni dinlerken bir remix versiyonunu aramıyorsun aslında, yeterli gibi geliyor kulağa diye düşünmüştüm. Ama remix versiyonunu dinleyince ‘hiç de fena değil’ dedirtiyor insana. Remix versiyon için Serkan Çeliköz ile nasıl bir çalışma yaptınız?

Dediğim gibi solo artist olmanın özgürlüklerini kullanmak istiyorum. Başka sanatçılara ortak işler yapmak istiyorum. Serkan Çeliköz ile konuşup bir remake yapmaya karar verdik. Ben dinlediğim ilk anda baya stüdyoda dans etmeye başladım (Gülüyor). Farklı türlerle daha fazla etkileşime geçeceğim bundan sonra.

“Film müziği yapmak çok farklı bir disiplin.”

Klip oldukça hareketli olsa da, renklerinden mi ötürüdür bilinmez, bana çok minimal geldi. Ki izleyenin gözünü yormuyor ve şarkının ruhunu yansıtıyor bence. Klip çekim süreci nasıl ilerledi?

Elif Demiralp klibin yönetmeni. Kafalarımız çok uydu ve sorunsuz çalıştık birlikte. Ben işin her aşamasına müdahil olmak istiyorum. Birlikte birkaç toplantı yaptık, kafamızdaki resim netleşince 1 günde çektik klibi. İçimize sinen güzel bir çalışma oldu.

Benim en konuşmayı sevdiğim konulardan bir tanesine geldik aslında, müzisyenlerle sinema konuşmak… Daha önce, “Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku” ve “Hesapta Aşk” filmlerinin müziğine dokunuşlarınız oldu. Bir filme özgü müzik yapmayı mı daha çok tercih edersiniz, yoksa yaptığınız bir şarkının dizi ya da filmlerde yer almasına da evet der misiniz?

Film müziği yapmak çok farklı bir disiplin. Başka bir sanatçının kafasının içine girip onu anlamanız gerekiyor. Şarkılarım birçok dizide ve filmde yer aldı. Bu yüzden sanırım bir filme müzik yapmayı isterim bundan sonra.

Ülkemizde geçmişte daha çok yapılan rock müzik festivalleri, son birkaç yıl içerisinde artarak neredeyse her şehirde yapılmaya başlandı. Bu festivallerin birçoğunda sahne almış ve üniversitelerin şenliklerinde sahne alarak gençlerle buluşan biri olarak festivallerle ilgili neler demek istersiniz?

Müzik şifadır. Toplumun her sanat türünde olduğu gibi müziğe de ihtiyacı var. Ne kadar fazla sahne olursa, ne kadar çok festival olursa bu hem dinleyiciler hem de müzisyenler için iyi olacaktır. Festival ruhu önemlidir.

“Kendimi ‘Uzun İnce Bir Yoldayım’ söylerken Asık Veysel ile iyi hissediyorum.”

Sizin besteniz olan veya olmayan, ‘Hayatımın şarkısı’ dediğiniz sizin için ayrıksı olan veya ‘Söylerken çok mutlu oluyorum’ dediğiniz bir şarkı var mı?

Her dönem değişiyor. Bazen bir şarkıya öyle bir takıyorum ki günlerce dinleyebiliyorum. Müzik benim hayatımın her yerinde o yüzden bir şarkı seçmem çok zor. Fakat kendimi en çok ”Uzun İnce Bir Yoldayım” söylerken Asık Veysel ile iyi hissediyorum.

Can Baydar’dan 5 kişilik bir müzik grubu kurmasını isteselerdi, bu grupta yerli-yabancı ayrımı olmaksızın hangi müzisyenler olurdu?

Chad, Smith, Jason Backer, Flea ve Adele… Saçma sapan bir müzik de çıkabilir direk kafadan atıyorum ama eğlenceliymiş (Gülüyor).

“Ömür Dedikleri” solo kariyeri için şahane bir giriş oldu. Yeni şarkılar gelecek mi? Yeni projeler var mı?

Çok güzel yorumlar alıyorum ” Omur Dedikleri ‘ hakkında ve bu beni çok motive ediyor. Ekim ayında yeni şarkı geliyor. Hem de çok sürprizli olacak.