Capgras Sendromunun başlıca özelliği, kişinin çevresindekilerin gerçek olmadığına, başkalarının onların yerine geçtiğine inanması olarak tanımlanıyor.

Kadınlarda biraz daha fazla görülen bu sendrom sanrısal bozukluklardan biri olarak sınıflandırılabileceği gibi şizofreninin bir belirtisi olarak da görülebiliyor. Hasta, kendisini oldukça karmaşık bir komplonun içinde hissediyor ve çevresindekilerin farkında olmaksızın değiştirildikleri düşüncesinin rahatsızlığını yaşıyor. Gerçekliğe ince bir bakış atalım. Kahvedekiler de ınınının desin.

“Desidero. Latincede arzu etmek, istemek ya da bilinçaltı arzuları tarafından yonetilen kişi”*

Bütün olay burada başlıyor bitiyor dostlarım. Neyi istiyoruz, günlük ağırlıklı olarak kafamızdan neler geçiyor? Neye odaklanıyoruz bunlar bizim o anki realitemiz oluyor. Eğer kişi bira içmek istiyorsa realiteyi ya da mekanı o şekilde yaratıyor. Realite yaratmak ne demek? Mevcut onlarca ihtimaller içinde sen onu seçiyorsun gibi gözüküyor demek.

Dünyayı algılayışımız tümüyle öznel ve şahsidir – bizlere dışımızda olanlarla ilgili hiç bir şey söylememektedir. Sadece kişisel reaksiyonlarımıza sanki dışımızda olan olaylarla tutunuyor gibiyiz, ama gerçekten dışımızda bir şeyler oluyor mu?

Birçok teori bunu tartışmakta. Newton’un teorisi objektif bir realite olduğu yönünde, yani dünya aynen gördüğümüz gibi ve bizim var oluşumuz fark etmeksizin devam etmekte. Sonra Einstein; teorisinde realitenin gözlem yapanla gözlem yapılanın hızlarının ilişkisine bağlı olduğunu belirtti. Başka bir deyişle; bir objeye nazaran hızımızı değiştirirsek, objeyi tümüyle farklı olarak görürüz. Şöyle ki yer ya genişler, ya da daralır ve zaman değişir.

Başka teoriler de var. Örneğin Heisenberg’in Belirsizlik Teorisi, dünyayla kişi arasında karşılıklılık olduğunu ortaya sürdü. Başka bir deyişle dünyanın algılanması kişinin dünyayı etkilemesi ve dünyanın kişiyi etkilemesinin sonucudur.

Kabala ilmi ise dışımızda algılanabilecek hiç bir realite olmadığını söyler. Dışımızda olan hiç bir şeyi etkilemiyoruz çünkü dışımızda olan hiç bir şeyi algılamıyoruz. Dışımızda, sadece sabit olan Üst Işık var. Tüm dünya kendi içimizde ve biz dışarıdan etkilendiğimizi sanıyoruz çünkü bu şekilde yaratıldık.“**

İçinizdeki keşfetme isteğini harlayın. Dünyanın içinde bulunduğumuz koşulları, ilişkilerimiz, maddeyle olan ilişkilerimiz her şey, iç içe geçmiş bir yumak gibi çözülmek için önümüzde duruyor. Sakın kaybolduğunuzu düşünmeyen ya da yapacak bir şey yok demeyin. Yaşadığımız sorunlar ortak ve ne kadar sorun varsa o kadar da çözüm var.

*Desidero: https://eksisozluk.com/desidero–160906
** Laitman: Makaleler – Realite Nedir?

Kapak Görselihswstatic.com
Alıntıonedio