Ana SayfaEkolojiDoğaCiner Grubu'na ait kömür madenleri Cudi'de doğayı katlediyor

Ciner Grubu’na ait kömür madenleri Cudi’de doğayı katlediyor

-

Ciner Grubu’na ait kömür madenleri Cudi Dağı’nda doğa katliamına neden oluyor.

Ciner Grubu, çözüm sürecinin ardından çatışmaların sonlanmasıyla birlikte, “bölgeyi Türkiye’nin Çin’i yapacağız” diyen AKP iktidarının teşvikiyle bölgeye yerleşen şirketlerden ilki. Şirket, Cudi Dağı zirvesine kurduğu termik santralle hem Şırnak bölgesindeki emekçileri güvencesiz ortamda ucuz iş gücü olarak çalıştırıyor, hem de termik santralin bacasından çıkan zehirli gazlarla doğada büyük tahribata neden oluyor.

Cudi Dağı Cinerler

Evrensel Gazetesi’nden Beyar Özalp’in haberine göre; Ocak ayında Sayıştay tarafından açıklanan raporlarda, Cudi Dağı’nda, Cinerler tarafından kurulan termik santralin olduğu bölgede ve yine Cinerler tarafından çıkartılan madenlerde işçiler için yeterli iş güvenliği önlemi alınmadığını belirtilerek, bir an önce önlem alınması istenmişti.

Ciner Grubu’na ait kömür madenleri şimdi de Cudi Dağı’nda neden olduğu doğa katliamı ile gündemde. Açık kuyu sistemiyle, dinamitlerle kömür çıkarılan madenlerle büyük bir doğa katliamı yapılıyor. Cinerler’in yaptığı maden aramaları sonucu bölgede birçok ağaç kesildi, geniş bir yeşil alan yok edildi. Cudi Dağı’ndaki bu doğa katliamı, bölgeden çok uzak bir mesafeden gözle görülebilecek bir büyüklükte. Bölgede bulunan onlarca endemik bitki türü de yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.

Silopi Elektrik

Cudi Dağı’ndaki doğa katliamına ilişkin Evrensel’e konuşan Cudi Ekoloji ve Kültür Derneği Başkanı Fadıl Tay, böyle devam ederse Cinerlere ait madenlerin, birkaç yıl içinde bölgedeki birçok bitki türünü yok edeceğini söyledi. Termik santral nedeniyle bölgede artan hava kirliliği ile beraber sağlık sorunlarının da artığını vurgulayan Tay, sadece 2014 yılında hava kirliliğine bağlı Şırnak’ın Silopi ilçesinde 370 düşük vakası yaşandığını söyledi.

AKP’nin yaptığı HES’ler, santraller ve barajlarla doğaya karşı savaş açtığını söyleyen Tay, AKP’nin doğa düşmanı politikalarına karşı toplumun tüm kesimlerini ortak mücadeleye çağırdı.

SON YAZILAR

Modern çağın jeolojik heykelleri: Dünyanın 70 çölünden doğan bir mimari arşiv

Apple Park’ın zeytin ağaçları arasında, dünyanın yetmiş farklı çölünden toplanan kumlarla üretilmiş dört yüzü aşkın cam sütun yükseliyor. Katie Paterson ve Zeller & Moye tasarımı "Mirage", malzemeyi jeolojik bir hafıza kartına dönüştürürken, sınırları eriten küresel bir iş birliğini simgeliyor.

Cephede enerji hasadı: Mimariyi canlı bir organizmaya dönüştürme manifestosu

Modern mimaride akıllı bina kavramı dijitalleşme ile anılırken, Hamburg’daki BIQ House bu zekayı biyolojiden alıyor. Dünyanın ilk biyoreaktif cepheli yapısı, cam panellerin içinde yaşayan mikro-alglerle hem enerji üretiyor hem de binaya dinamik bir gölge sağlıyor. Statik beton bloklardan, yaşayan organizmalara geçişin hikayesi.

Doğa kendi evini inşa ediyor: Karbon negatif bir yapı bloğu olarak “Kenevir Betonu”

İngiltere'deki Flat House, kenevir tarlasından doğan duvarlarıyla mimaride devrim yaratıyor. Karbon negatif, prefabrik ve nefes alan kenevir betonu (hempcrete) teknolojisini inceledik.

Bir sandalyeyi yetiştirmek: Nucleo’nun Terra projesi üzerinden ekolojik tasarımın yeni dili

Endüstriyel üretimin hakim olduğu bir çağda, tasarımın doğayla ilişkisi çoğu zaman "malzeme seçimi" düzeyinde kalır. Oysa bazı projeler, bu ilişkinin yalnızca yüzeysel bir tercih değil,...
Gamzegül Kızılcık
Gamzegül Kızılcık
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Kadın hakları mücadelesi, çocuk hakları ve LGBTİ hakları konularına ilgili. Doğal hayatın korunması konusuna meyledişi ve Gaia Dergi ile yollarının kesişimi sonucunda da; direnişçi bir kadın, gazeteci.

ÇOK OKUNANLAR

95,278BeğenenlerBeğen
17,593TakipçilerTakip Et
22,156TakipçilerTakip Et
243AboneAbone Ol