Dicle Nehri’nde yaşayan 46 balık türü HES, baraj ve kum ocakları nedeniyle yok olmak üzere.

Balık türleri üzerine yıllarca araştırma yapan ve türlerin ne şekillerde yok olduğuna tanıklık eden Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidro-Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Erhan Ünlü, 30 yıldır araştırdığı Dicle Nehri’nde daha önce gördüğü bazı balık türlerine artık rastlanmadığını belirtti.

Dicle Nehri üzerinde kurulan Kralkızı, Batman, Dicle barajlarının yanında, HES ve kum ocakları nedeniyle 46 balık türü yok olmayla yüz yüze bırakılırken, 2006 yılında temelleri atılan Ilısu Barajı’nın tamamlanma aşamasına gelmesiyle birlikte balık türleri yok olma sürecine girdi. Bilim insanları, Dicle Nehri’ne yapılan bu müdahale ile balık türlerinde çeşitli değişimler yaşandığını belirtiyor. Dicle Nehri’nde yaşayan balık türleri üzerine araştırmalar yapan Erhan Ünlü, yaklaşık 30 yıldır Dicle Nehri’ndeki değişimleri gözlemlediğini ve birçok olaya tanık olduğunu belirtti. Asistanlığının ilk yıllarında Dicle Nehri kıyısında araştırma yaptığı sıralarda birçok balık çeşidiyle karşılaştıklarını ifade eden Ünlü, şimdilerde ise balık türlerinin oldukça azaldığını söyledi. Nehir kıyısının çamur ve mil deryasına dönüştüğünü ve kumluk alanların yok olduğunu vurgulayan Ünlü, alandaki canlı türlerinde yok oluş sürecinin başladığına dikkat çekti.

“Nehir sistemini değiştirilmesi bir katliamdır”

Dicle Nehri’nin dünyanın sayılı nehirleri arasında yer aldığını belirten Ünlü, nehirde bulunan 46 balık türünün yaklaşık 20 tanesinin endemik tür olduğuna dikkat çekti. Ünlü, nehir sisteminde meydana gelecek bozulmalar veya nehir sistemin değişikliğe uğramasının, balık türlerin habitatlarının, yaşam alanlarının değişmesinin balık türlerini büyük ölçüde etkileyeceğini ve yok olmaya doğru götüreceği uyarısında bulundu.

Balık türleri içerisinde Bıyıklı balık, Leopar Sazanı denilen balıkların daha önce Dicle Nehri’nin hemen hemen her yerinde bulunduğunu ifade eden Ünlü, “Yaklaşık 20 yıldır Diyarbakır yöresinde veya Bismil yöresine doğru Dicle Nehri’nde Bıyıklı Balık türlerine hiçbir şekilde rastlamıyoruz. Şimdi sadece değişikliğe uğramamış, temiz kalmış nehrin daha alt havzalarında yer yer bulunmaktadır” dedi. Leopar Sazan balıklarının Suriye ve Irak tarafında kalmadığını sadece Türkiye sınırları içerisinde Dicle Nehri’nin dik ulaşılması güç yerlerinde bulunduğuna dikkat çeken Ünlü, “Bu alanlara da baraj yapılması söz konusudur. Baraj yapılması da bu tür balıkların tamamen yok olması anlamına gelmektedir” şeklinde konuştu.

Balık biyo-çeşitliliğini en çok etkileyen şeyin, baraj yapımı olduğunun altını çizen Ünlü, “Barajlar, nehir üzerinde balıkların hareketleri önünde set oluşturuyor. Balıklar çok hareketli canlılardır. Beslenmek ve üremek için bir bölgeden başka bir bölgeye nehir boyunca hareket ederler. Nehir üzerinde kurulan setler, barajlar bu balıkların üst havzalara üst havzalardan da alt havzalara geçişini engeller. Bu nedenle de Dicle Nehri üzerinde kurulan Kıralkızı Barajı, Dicle Barajı, Batman Barajı, Devegeçidi Barajı’nın hiçbirinde balık geçişleri bulunmamaktadır. Dolayısıyla nehir setleri önlerine kadar gelen balıklar orada da yoğun bir balıkçıkla tahrip edilmektedir” dedi.

Suda medyana gelen her türlü kirliliğin direk olarak balık türlerini etkilediğini belirten Ünlü, özellikle kum ocaklarıyla suyun bulanması ve balıkların yuvalama alanlarının tahrip edilmesinin, türlerin yok olma nedenlerinden olduğuna dikkat çekti.

Başlık Görseli: Dreamstime