DISA (Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü), tarihi bir kimliğe ve merkezi bir öneme sahip olan Diyarbakır’da, başta Kürt Meselesi olmak üzere, Türkiye’nin ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel sorunlarına yönelik derinlikli ve ayrıntılı araştırmalar ve çalışmalar yapan bir enstitü. Yürüttüğü araştırma ve çalışmaların sonuçlarını kamuoyuyla paylaşmayı ve çözüme yönelik politikaların oluşturulmasına bilgi temelli katkıda bulunmayı hedefleyen bu enstitünün şahane çalışmaları var.

Demokrasi, insan hakları, çoğulculuk ve özgürlük savunuculuğu ile ayrımcılık karşıtlığı DISA’nın temel değerlerini oluşturuyor. DISA, bu şemsiye değerler altında farklı fikirlere mensup kişi ve kuruluşlarla bir araya gelmeyi ve diyaloga dayalı çalışmalar yapmayı hedefliyor.

Bütün çalışmalarında; etnisite, din, dil, cinsiyet, cinsel yönelim ve diğer tüm farklılıkların barış içinde bir arada bulunmasını mümkün kılan eşitlikçi toplumsal bir yapının inşasına, demokrasinin güçlendirilmesine, özgürlüklerin geliştirilmesine, adaletin ve hukukun tesisine öncelikli olarak yer veren DISA aynı zamanda, toplumun siyasal, sosyal ve ekonomik gelişiminin önünü açacak çalışmalar yapmayı hedefleyen bağımsız bir kuruluş.

DISA’nın yayınlarını pdf olarak veya linkteki adresten kendilerine ulaşarak basılı olarak edinebilirsiniz. Üstelik ücretsiz!

DISA kapsamındaki bazı çalışmalar

dil yarasıEkim 2010’da yayımladığı Dil Yarası: Türkiye’de Eğitimde Anadilinin Kullanılmaması Sorunu ve Kürt Öğrencilerin Deneyimleri başlıklı kitabıyla Türkiye’de yürütülmekte olan eğitimde anadili tartışmalarına önemli bir katkı sağladı.

DISA olarak Dil Yarası’nın açtığı bu yolda kamuoyunda ve akademik çevrelerdeki tartışmaları beslemek ve farkındalık yaratmak amacıyla Kasım 2010’da Önce Anadili başlıklı Kürtçe -Türkçe çiftdilli ve altı broşürden oluşan bir broşür serisi yayımlamaya başladı.

Öğrencilerin dil açısından farklı özellik ve ihtiyaçlarının belirlenmesi ve bu ihtiyaçlara karşılık verebilecek nitelikli eğitim uygulamalarının araştırılması için 2011 yılı içinde iki farklı çalıştay düzenledi. Batman, Mardin, Hakkâri, Bingöl, Diyarbakır ve Urfa gibi şehirlerden gelen öğretmen ve öğrenciler ile anadili üzerine çalışma yürüten STK temsilcileri ve eğitim sendikalarında çalışanların katıldığı ilk çalıştayın ardından göç alan şehirler olan İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, İzmir ve Bursa gibi şehirlerden eğitimcilerin katılımı ile ikinci çalıştayını yaptı.

Üçüncü çalıştayda çeşitli ülkelerde anadili temelli çokdilli eğitim modellerinin geliştirilmesi ve uygulanması süreçlerinde ilgili devlet organları ve yerel halklarla birlikte çalıştı ve UNICEF’in konu ile ilgili yayımladığı birçok raporda imzası olan Prof. Dr. Susan Malone, Prof. Dr. Carol Benson ve Dr. Najmalddin Araz Abdulla ile birlikte derinlemesine tartışmalar yürüttüldü.

DISA düzenlediği Ortadoğu Seminerleri dizisinde Suriye, İran, Irak ve Türkiye’deki gelişmeleri değerlendirmişti. 4 Ocak 2012 tarihinde Seda Altuğ, Suriye’de Ayaklanma: Devlet, Toplum ve Siyaset başlıklı seminerde, 9 Mart 2012 tarihinde Şenay Özden ise Filistin Mülteci Kampları: Ortadoğu’da Ayaklanma, Direniş ve Mültecilik başlıklı seminerde Suriye’deki çatışmanın kökenleri ve sonuçlarını değerlendirdiler. Ardından 11 Mayıs 2012 tarihinde Abbas Vali, İran Teokratik Rejimine Karşı Demokratik Muhalefet ve Kürt Meselesi başlıklı seminerde Kürtlerin İran’daki özgün siyasal konumları ile Haziran 2009 seçimlerinden bu yana İran’da gelişen rejim karşıtı muhalif hareketlerin etkilerinden bahsetti. 15 Haziran 2012 tarihinde Irak’ı Yani Türkiye ve Kürdistan’ı Konuşmak başlıklı son seminerde konuşmacı olan Cengiz Çandar ise Irak’ta 2003’ten bu yana devam eden gelişmelerin Türkiye ve Kürtlere yansımalarını anlattı. Ancak bu süreçte Ortadoğu’da değişim ve dönüşüm devam etmekte olduğundan son durumla ilgili güncel gelişmeleri ve bu gelişmelerin Kürtlere ve yaşadıkları devletlere olan etkilerini yeniden değerlendirmek üzere 24 Kasım 2012 tarihinde, Diyarbakır Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Konferans Salonunda Fazıl Hüsnü Erdem moderatörlüğünde Cengiz Çandar ve Abbas Vali’nin konuşmacı olduğu Ortadoğu’da Taşlar Yerinden Oynarken: Suriye, İran, Irak ve Türkiye başlıklı bir panel düzenledi.

köy koruculuğu sistemiEnstitünün iki yılı aşkın bir süredir sürdürdüğü Köy Koruculuğu Araştırması sonuçlandı ve rapor yaklaşık 200 sayfalık bir kitap olarak üç ayrı dilde basıldı. Bu rapor 9 Kasım 2013’te Cegerxwin Kültür Merkezi’nde, Profesör Şemsa Özar ve Dr. Nesrin Uçarlar’ın katıldıkları bir panelde kamuoyuna tanıtıldı.

Türkiye’de Paramiliter Bir Yapılanma: Köy Koruculuğu Sistemi başlıklı araştırmada, Türkiye’de devletin, sivil vatandaşları silahlandırarak “devlet yanlısı” ve “devlet düşmanı” olarak kamplaştırma araçlarından biri olan köy koruculuğu sistemi, tarihsel ve sosyal bir bağlam içerisine yerleştirilerek inceleniyor. Bu çalışma, Geç Osmanlı paramiliter yapılanması olan Hamidiye Alayları ile 1985’ten bugüne sürdürülen “çağdaş” köy koruculuğu arasındaki sürekliliğin arka planını aydınlatıyor. Köy koruculuğunu yaklaşık 30 yıl boyunca hem izale edilmesi gereken iltihaplı bir yara hem de hükümetin başına geçildiğinde varlığı sürdürülecek bir silahlı güç olarak kabullenmek, farklı siyasal iktidar odaklarının ortak paydası oldu.

Nisan, Mayıs ve Haziran 2013 tarihlerinde düzenlenen Silah Bırakma ve Silahsızlanma Panel Serisinin 8 Nisan 2013 tarihinde Cegerxwin Kültür Merkezi Tiyatro salonunda gerçekleştirilen ilk panelinde Birleşik Krallık ve Kuzey İrlanda’da taraflar arasında yürütülen barış sürecinde İngiltere Başbakanı Tony Blair adına baş müzakereci olan Jonathan Powell konuk konuşmacı oldu. Kendisine gazeteci yazar Cengiz Çandar moderatörlük etti.