Bazen doğanın ve hayvanların doğal yaşam alanlarını işgal ettiğimizi düşünüyorum. Ki bu aslında kesinlikle böyle. İşgalci insan türü bu dünyanın en büyük tahribatcıları hiç şüphesiz. Doğayı mahvettik. Hayvanları evcilleştirmeye çalışarak ve evcilleştirerek onlara en büyük kötülüğü yaptık. Sonra da hayvan hakları meselesi en önemli konumuz haline geldi. Çöp poşetlerimizi kapımızın önüne ağzını bağlayarak bile koymazken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kurduk. İnsanlık olarak düzeltilmesi ve evcilleştirilmesi gerekenlerin en başında duruyoruz ve bu vahşi, düzeltilemeyecek olan ruhumuzla dünyaya en büyük zararı biz veriyoruz.

Yukarıdaki cümleleri bana bir dost yazdırdı. Onun elçisiyim aslında. Neyin ne olduğunu çok iyi bilen, insanları çok iyi tanımış bir dost bu. Onunla tanıştırmak isterim sizleri.

Dost: O Bir Danua

Kafka Yayınları tarafından yayımlanan bir Sigrid Nunez kitabı olan Dost, bir kadın ile Danua cinsi bir köpeğin zorunlu birlikteliğinden ortaya çıkan ilişkilerini anlatıyor. Kitabın hikayesi bu kadar basit olmasına rağmen Sigrid Nunez’in meseleye bakış açısı, hayatı, ilişkileri, insanla bir hayvan arasındaki ilişkiyi algılayış biçimi bir okuyucu olarak bizleri derinden etkiliyor. Sigrid Nunez, New Yorklu bir yazar. Yedi romanıyla birlikte kurgudışı metinleri de mevcut. Columbia University’de eğitimini tamamlayan Nunez için büyük şehir insanı tabirini kullanmak çok da yanlış olmaz. Çünkü Dost, sadece insan ve hayvan arasındaki ilişkiyi değil büyük şehir insanı olmanın zorluklarını, özellikle yalnızlığını anlatan bir roman.

Genelde Hayvan ve İnsan

Bir ismi olmayan kadın kahramanımız üniversiteden hocası olan ve bir birliktelik de yaşadığı erkek arkadaşını ani bir şekilde kaybeder. Adam intihar etmiştir. İlk şoku atlattıktan sonra ne yapacağını bilemez bir halde hayatına devam etmeye çalışan anlatıcımızın hayatına yine hiç beklemediği bir anda Apollo girer. Apollo hocası ve sevgilisi olan adamın Danua cinsi köpeğidir. Apollo, adamın karısı tarafından kadına gönderilir ve daha da karmaşık olanı kadın anlatıcımız kiracı olarak oturduğu evde evcil hayvan beslemeyeceğine dair sözleşmeye imza atmıştır.

Başımıza genelde yüksek oranda planlamadığımız işler gelir ve genelde bu plansız şeyler hayatımızı yönlendirir. Nunez bu denklemden yola çıkarak Apollo’yu kadının hayatına sokar. Ve bu birliktelik genelde hayvan ve insan arasında olabilecek en sağlam birlikteliklerinden birine dönüşür.

“Çoğunlukla beni görmezden geliyor. Burada yalnız yaşıyor sanki. Zaman zaman göz teması kuruyor, ama anında bakışlarını çeviriyor. İri ela gözleri çarpıcı şekilde insani; seninkileri andırıyor. Hatırlıyorum da bir keresinde, şehir dışına çıkmam gerektiğinde, kedimi erkek arkadaşıma bırakmıştım. Kedisever değildi, ama daha sonra bana onun yanında olmasından ne kadar hoşlandığını söyledi, çünkü, dedi, seni özledim. Onun burada olması da senin bir parçanın burada olması gibiydi. Köpeğinin burada olması senin bir parçanın burada olması gibi.”

Bir birliktelik meselesi ile beraber yalnızlık duygusu o kadar hakim ki, hüzünleniyorsunuz. Fakat Nunez, bu birlikteliğin daha çok mutluluk veren tarafında. O yüzden anlatıcı romanın başından beri anlattığı, dünya yazarları ile ilgili anekdotları sıklaştırıyor. Şehirli bir insan olmanın yalnızlığını, sevdiği adamı intihar sonucu kaybetmiş yalnız bir kadının sancılarını bu anekdotlar ve tabii ki ilk başta gerçekten ne yapacağını bilemediği Apollo ile daha mizahi bir yöne çekiyor.

Bir Dost Edinmek

İnsanın insanı dost edindiği zamanlardan gittikçe uzaklaşıyoruz. Artık şehrin yarısı hatta belki de yarıdan fazlası evcil hayvan besliyor. Bu sakıncalı bir durum mu; hayır. Kirlettiğimiz doğa ve soylarına zarar verdiğimiz hayvan popülasyonu riskli durumlar teşkil ediyor. Bu durumda da belki de günümüzde hayvanları evcilleştiriyor olmak önemli hale geliyor. Artık günümüzdeki hızlı iletişimin en önemli parçası olarak toplumsal iletişimimiz açısından da hayvan besliyor olmak, onları dost edinmek başlı başına önemli bir hal alıyor.

Artık iyiden iyiye tüm zamanını Apollo ile geçirmeye başlayan anlatıcımız şu iki cümleyi büyük bir gönül rahatlığı ile kuruyor.

“Apollo ile ben, birbirini koruyan, sınırlayan ve karşılayan iki yalnızlık değilsek neyiz? İşlerin yoluna girmesi iyi oldu. Mucize olsun ya da olmasın, ne olursa olsun, hiçbir şey bizi ayıramayacak.”

Her şeyden önce hayata bakışınızı ve algınızı değiştirmek için bir hayvana ev sahipliği yapın ya da bunu yapamıyorsunuz onları hiç değilse sokakta besleyin, ilgilenin. Bu hem onlar hem sizin için hayatınızın en önemli sırasında yerini alacak. Dostu okuyun, bir hayvan dostunuz olsun ve hayata mizahi tarafından bakmayı ihmal etmeyin sakın.

Dost

Yazar: Sigrid Nunez

Yayınevi: Kafka Yayınları

Çeviri: Ayça Sabuncuoğlu

Türü: Roman

Yayın Tarihi: Kasım 2019

Sayfa Sayısı: 190