Bazı efsaneler, insanların hayvan haklarını anlayabilmesinde bir engel oluşturuyor. Sizler için bu mitleri ve doğrularını derleyip listeledik. İşte okuyunca ağzınızı bir kere daha açık bırakacak efsaneler;

1- “Hayvan hakları aktivistleri, hayvanlara insanlardan daha çok değer veriyor.”

Gerçek: Hayvan hakları aktivistleri merhamet çemberlerini o kadar genişletti ki insandan başka canlıları da bu çembere dahil edebiliyor. Fakat hayvanlarla daha fazla ilgileniyor olmaları insanlarla hiç ilgilenmiyorlar ya da çok az ilgileniyorlar anlamına gelmiyor. Hayvan hakları aktivistlerini bu gibi efsanelerle karalamak yerine onlarla konuşursanız göreceksiniz ki hepsi; açlık, yoksullluk, kötü çalışma şartları, feminizm, evlilikteki eşitsizlik ya da sivil haklar gibi insanlıkla alakalı birçok konuda da mücadele ediyor…

2- “Hayvan hakları aktivistleri, kürkü prostesto ederken deri ayakkabı giyiyor.”

Gerçek: Bazı kürk protestocuları deri ayakkabı giyebilir ama hayvan hakları aktivisti deri kullanımına ve deri şeyler giymeye karşıdır. Bir de şöyle bir durum var; günümüzdeki sentetik materyaller sayesinde bir kişinin giydiği ayakkabıya dikkatlice bakılmadığı sürece hepsi deri gözükebilir. Yani, kontrol edip gerçekten neyden yapıldığını anlamadan önce efsanelerle suçlamalarda bulunmak son derece yanlış…

3- “Hayvan hakları aktivistleri, sadece sevimli hayvanlarla ilgileniyor.”

Gerçek: Pandalar ve yavru foklar gibi “sevimli” hayvanların neslini korumaya yönelik farkındalığı arttırmak için çalışan hayvan koruma grupları bulunuyor evet ama hayvan hakları felsefesi tüm hayvanları kapsıyor. Aslında aktivistler genellikle balık, sinek, tavuk veya diğer “sevimsiz” hayvanları halk arasında yüceltmeye çalıştıkları için alay konusu olmakta. (“Sevimli” ve “sevimsiz” kelimeleri tırnak işaretleri içerisindedir çünkü şirinlik son derece öznel ve hayvanları sevimli-sevimsiz diye gruplandırmak doğru bir şey değil)

4- “Hayvan hakları aktivistleri, avcılığa karşılar fakat marketten et alıyorlar.”

Gerçek: Et yiyen bazı insanlar avcılığı protesto edebilir fakat hayvan hakları aktivistleri avlanmaya da marketten et almaya da karşıdır. Hayvan hakları aktivistleri veganlığı savunur yani hiçbir şekilde et, yumurta, mandıra ve diğer hayvansal ürünleri tüketmezler.

5- “PETA, tüm hayvan hakları hareketini temsil eder.”

Gerçek: Hayvanlara Etik Mücadele İçin Mücadele Edenler (orijial adıyla PETA), ABD’deki ana medya araçlarında hayvan hakları konularında hükmeder; tüm hayvan hakları hareketini temsil etmez. Hayvan hakları hareketi tek bir parçaya bağlı değildir; bir veya iki organizasyonun tüm hayvan hakları aktivistlerinin, stratejilerinin, felsefelerinin ve organizasyonlarının hepsini temsil ettiğine inanmak oldukça yanlıştır.

6- “Hayvan hakları aktivistleri, teröristtir.”

Gerçek: Hayvan hakları aktivistlerinin çok çok azı şiddet içeren yöntemlere başvurur. Asla ama asla, aktivistlerin çoğunluğu böyle bir yönteme başvurmaz. Tıpkı kürtaj karşıtı bir aktivistin doktoru öldürmesiyle kürtaj karşıtı grubun tamamını bununla yargılamanın yanlış olması gibi…

7- “Hayvan hakları aktivistleri, balina avcılığını protesto ederken ineklerin öldürülmesine sessiz kalıyorlar”

Gerçek: Bazı insanlar, balina türleri tehdit altında olduğu için veya balinaların özel olduklarına inandıkları için balina öldürmeye karşıyken; hayvan hakları aktivistleri balina avcılığına “bu duygusal canlıları besin için öldürmenin yanlış olduğuna” inandıkları için karşı çıkıyorlar. Hayvan hakları aktivistleri genelde veganizmi savunurlar ancak inek, domuz veya tavukların öldürülmesine karşı düzenledikleri protestolar, balina avına karşı düzenlenen protesto gösterileri kadar medyada yer almaz. Bu da bu efsanelerin nasıl oluştuğunu açıklıyor…

8- “Hayvan hakları aktivistleri; ayrıcalıklı, eğitimli, beyaz ve şehirli kadınlar”

Gerçek: Hayvan hakları aktivistleri; konu sınıfa, etnik kökene, ırka, eğitime, cinsiyete ve coğrafyaya gelince oldukça çeşitleniyorlar. Hayvan hakları aktivistleri, konferanslara veya protesto gösterilerine katıldıklarında bu durumdan çok farklı görünmese de tüm grubu az sayıda olaya dayanarak değerlendirmek yanlış olur. Ev hayatı, kiliseler, tapınaklar ve ana Amerikan medyasında az temsil edilen topluluklarda ve ülkelerde hayvan hakları aktiviteleri oldukça fazla şekilde devam ediyor…

9- “Hitler de vejetaryendi.”

Gerçek: Bazı kaynaklar Hitler’in vejetaryen olduğunu belirtse de diğer kaynaklar hamburger, sosis, karaciğer ve havyar yediğini belirtiyor. Bir zamanlar Hitler’in geldiği otelde çalışan bir Alman şef ve yemek kitabı yazarı, Hitler’in en sevdiği şeyin doldurulmuş tavuk olduğunu söylüyor. Ne olursa olsun, herhangi bir kişinin vegan veya vejeteryan olup olmaması, hayvan hakları konusunda ne kadar mücadele verdiğinin göstergesi değildir…

10- “Hayvan hakları aktivistleri, evcil hayvanımı benden almak istiyor”

Gerçek: Bazı aktivistler evcil hayvan beslemeye karşı olsalar da kimse evcil hayvanınızı sizden alacak değil. Onun için en iyi yer evde sizin yanınızdır…

11- “Hayvan hakları aktivistleri, fikirlerini herkese empoze etmeye çalışıyor”

Gerçek: Hayvan hakları aktivistleri, fikirlerini hiç kimseye empoze etmeye çalışmaz. Hayvan hakları hareketi; toplumsal yardımı, eğitimi ve iknayı araç olarak kullanılır. Gücü değil… Hatta hayvanları korumaya yönelik çıkarılan yasaların hiçbirinin yeterli olmamasına rağmen bile…

12- “Veganizm, sağlıklı bir beslenme şekli değil”

Gerçek: Amerikan Diyetisyenler Derneği vegan beslenmeyi destekliyor: “Amerikan Diyetisyenler Derneği olarak; tüm vejetaryen veya vegan beslenme şekilleri de dahil olmak üzere vejetaryen beslenmelerini sağlıklı, beslenme açısından yeterli olan ve bazı hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde yarar sağlayabilecek şekilde düzenliyoruz.”

Umuyoruz ki bir gün, hayvan hakları aktivistleri olarak daha fazla karalamaya maruz kalmadan tüm bildiklerimizi öğretebilir, sesimizi duyurabiliriz. Çünkü biliyoruz ki; “Batıl inanç ve bilgisizlikten oluşan fanatizm, bütün asırlar boyunca bir hastalık olmuştur” –Voltaire

Kaynak: ThoughtCo